Aziz Yıldırım, Oğuz Çetin için "Fenerbahçe tarihinde yer almış ve taraftar tarafından 'İmparator' lakabı takılmış bir insandır. Oğuz Çetin öne çıkmaz. Bizim eski sporcularda böyle bir adet vardır. Federasyonda diploma alan, bütün antrenörlerin diplomasını veren, onları çalıştıran, onlara öğreten kişidir kendisi ama arka planda gözükmez. Oğuz kaptan, imparator, bu sistem içerisinde sporun sorumlusu olacak." demiş..
Peki o zaman 2003'te Oğuz Çetin'i bu kulüpten gönderen siz değil miydiniz diye sorarlar..
Aynı Aziz Yıldırım, "Bir daha bu kapıdan içeri giremez" diye gönderdiği Aykut Kocaman'a da güzellemeler yapıyor..
Futbol hafızası olan hiçbir Fenerbahçeli yaşananları bu kadar çabuk unutmaz.. Çünkü bugün söylenenlerle geçmişte yapılanlar arasında ciddi bir çelişki var.. Dün ağır eleştirilerle kulüpten gönderilen isimlerin bugün yeniden "kurtarıcı" gibi sunulması ister istemez taraftarın aklında soru işaretleri oluşturuyor..
Oğuz Çetin, Fenerbahçe'deki kısa teknik direktörlük döneminde oldukça başarısız sonuçlar alıp takımı 2. sıradan neredeyse küme düşme potasına sokuyordu..
O dönem tribünlerin nasıl tepki verdiği, takımın nasıl dağılmış bir görüntü çizdiği hâlâ hafızalarda.. Büyük umutlarla göreve getirilen Oğuz Çetin'in teknik adamlık kariyerinin devamında da çok büyük başarı hikâyeleri yazamadığı ortada..
2008'de Fatih Terim'in yardımcılığından sonra Anadolu takımlarından bile teklif alamadı..
Bu durum da aslında futbol kamuoyunun Oğuz Çetin'in teknik direktörlük kariyerine nasıl baktığını gösteriyor.. Kimse Oğuz Çetin'in futbolculuğuna, karakterine ya da Fenerbahçeliliğine laf etmiyor.. Ancak mesele Fenerbahçe gibi yıllardır şampiyonluk hasreti çeken bir kulübün geleceğiyse, kararların duygusallıkla değil gerçeklerle verilmesi gerekiyor..
Aykut Kocaman'a gelirsek, onun da son dönemde üç Akhisar mağlubiyetiyle hem ligi hem kupayı nasıl kaybettiği Fenerbahçe taraftarı tarafından unutulmadı..
Üstelik o süreç sadece sportif başarısızlık değildi.. Takımın oynadığı futbol da uzun süre ciddi şekilde eleştirildi.. Taraftarla teknik heyet arasında kopukluk oluştu.. Tribünlerin enerjisi düştü.. Fenerbahçe'nin mücadele eden, baskılı oynayan kimliği büyük ölçüde kayboldu..
Üstüne Konyaspor ve Başakşehir başarısızlıkları da gelince 6 yıldır takım çalıştırmıyor..
Bu da futbolun doğasında olan bir gerçekliği ortaya koyuyor.. Futbol sürekli gelişen, değişen ve yenilenmeyi zorunlu kılan bir oyun.. Uzun süredir sahadan uzak kalan isimlerin yeniden büyük projelerin başına geçirilmesi ciddi risk taşıyor..
Kısacası benim gönlüm denenmişi bir daha denememekten yanadır..
Fenerbahçe artık sürekli geçmişe dönerek çözüm aramamalı.. Her seçim döneminde aynı isimlerin konuşulması, aynı teknik adamların gündeme gelmesi kulübü ileri götürmüyor.. Sürekli sil baştan yapılan projeler, günü kurtarmaya yönelik hamleler ve nostalji üzerinden kurulan planlar artık taraftarı da yormuş durumda..
İlla bir denenmiş gelecekse de o da kulüp tarihinin en yüksek puanını getiren ama türlü engellerle şampiyonluğu elinden çalınan İsmail Kartal olmalıdır..
Çünkü en azından yakın geçmişte takımın nasıl ayağa kaldırıldığını, oyuncularla nasıl bağ kurulduğunu ve saha içinde nasıl güçlü bir yapı oluşturulduğunu herkes gördü.. Üstelik mevcut kadronun yapısını bilen, camiayı tanıyan ve taraftarla bağı güçlü bir isim olması da önemli bir avantaj..
Fenerbahçe kongre üyelerinin Hakan Safi'ye bir şans vermesi gerektiğini düşünüyorum..

28