Ağabey diyor ki; liderler erkek olmalı/ürkek olmamalı

Bir insanın lider olabilmesi için, önce gerçek ve kuvvetli bir imana sahip olması gerekir. Çünkü: "İman hem nurdur, hem kuvvettir. Hakiki imana sahip olan kâinata meydan okuyabilir." Bu imana sahip olanlar, ufukları aşmış bir kahraman olarak yaşamış ve bugün dahi kahraman olarak bilinmektedir. Ancak kendisinde din ve iman gayreti olmayan Müslümanlardan hayır beklemek nafiledir.

Allah: "Gevşemeyin, üzülmeyin, inanıyorsanız (iman sahibi iseniz) mutlaka siz en üstünsünüz." (Âl-i İmrân/139) buyurmaktadır. İsmail Bayram da der ki:

Yakışmaz hiç eğilmek gerçek iman ehline

Daha dik, daha vakur, daha cesur olmalı

Zira iman, yolunda her şeyimizi gerektiğinde çekinmeden feda edebilmeyi göze almakla mümkün olur. Onun için de esen rüzgâra göre hareket edenlerden lider olmaz. Nitekim merhum Said Nursi'nin ifadesiyle: "İnsan imanda kemale ererse, korkacağı bir felaket veya yapamayacağı bir fedakârlık yoktur." Eninde sonunda mutlaka menziline ulaşır.

Nitekim inanabilmek kuvvettir, inanmak yaşama gücüdür. İman sahibinin karşısında tabiatın sesi kısılır. Şer güçlerin tamamı iman ehlinin önünde eğilir. Malum bir atasözümüzde: "Rabbim dünyada mekânsız, ahirette imansız komasın" denir. Eskiden de iman tazelenir denirdi. Şimdi ise maalesef imaj tazeleniyor.

Ayrıca belirtelim ki, inandığı şeyi yerine getirmek için çalışan insanın enerjisi asla tükenmez, karlı dağları, zirvedeki dağları mazeret ileri sürmeden aşar.

İman sahibi olanlar tâgûdî güçlerin karşısında asla eğilmez. Firavunun, tiranların ve puşt olanların önünde de diz çökmez. Çünkü iman vakardır.

Allah: "Ey iman edenler! Allah'tan nasıl korkmak gerekiyorsa öyle korkun, ancak ve ancak Müslüman olarak ölün." (Âl-i İmrân/102) buyurmaktadır.

Ayrıca lider, bilgi, birikim sahibi olmalı, milletinin tarihini, coğrafyasını, sosyolojisini bilmeli, ayrıca milletinin kahır ekseriyetinin dini esaslarından haberdar olmalıdır. Geçmişini inkârdan uzak durmalı ve geleceğini de düzenleme becerisine sahip olmalıdır. Aklen sağlam olmalı, tahlil etme gücüne de sahip olmalı ki, milleti ile beraber yürümeyi becerebilmelidir. Dış ülkelerden yardım istememeli, liderin kendisi üretken olmalıdır.

Dünya siyasetini takip edebilecek kadar da lisan bilmeli, aldığı diplomalardan emin olarak konuşmalı, hiçbir şeyi milletinden gizlememeli, milletine karşı dürüst davranmalı, yalandan, entrikalardan uzak durmalıdır.

Çünkü bilgisiz insandan fayda beklenmez. Bu gibiler birliği sağlayamaz, ihtilafların ziyadeleşmesine sebebiyet verir, toparlayıcı olamaz. Şikârî der ki:

Kul kula sebeptir iyi bil ey can

İş başarmaz tek başına bir insan

Öyleyse güç olan, müşterek taşınmalıdır. Zira tek kişinin aldığı kararların isabeti az olur. Yetkilerin paylaşılmasına önem vermeyenlerden iyi lider olmaz. Nerede birlik, orada dirlik olur. Çünkü yalnız kuş yuva yapamaz.