Ağabey diyor ki; Bunlardan dost olmaz/ Hatırlatmak istedik

Dünyamız cihan savaşına doğru sürüklenmektedir. Birinci Cihan Harbi'nde olduğu gibi, ülkemiz de bu savaşa sokulmaya çalışılmaktadır. ABD ve İsrail bu işi tahrik etmektedir. Bir bahane ile ülkemiz savaşa dâhil edilecek ve İsevilere, Musevilere karşı değil, Müslüman ülkelere karşı bir mücadelenin içine itilecektir.

Nitekim Sayın Tayyip Erdoğan'ın kankası olan Trump, "Türkiye şahane bir ülke, onlardan istediğimiz şeylerin dışında kaldılar. Bize muazzam destek veriyorlar. Erdoğan harika bir lider, ne istediysek her şeyi yaptı" demiştir. Yani Sayın Erdoğan'ın, bu hengâmda, ABD ve İsrail'den yana bir tavra girdiği anlaşılmaktadır.

Oysa Allah; "Sen onların, kendi dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar senden razı olmazlar. De ki: asıl doğru yol ancak Allah'ın yoludur." (Bakara/120) ve devamla, "Allah, inananların dostudur" (Bakara/257) buyurmaktadır. Ayrıca Allah, "Ey inananlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost tutmayın..." (Nisâ/144) talimatını vermektedir.

Keza Allah buyuruyor ki; "Yanlışlık dışında bir mümin, bir mümini öldüremez." (Nisa/92) Bu ayetlere rağmen, Hıristiyan ve Musevi ittifakına öyle veya böyle yardımcı olunursa, akıbet elbette hüsran olur.

Nitekim Allah'ın; "Ey inananlar, Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar birbirinin dostudurlar. Sizden kim onları dost tutarsa, o onlardandır..." (Mâide/51) emri açıktır. Demek oluyor ki, Müslümanlık iddiasında bulunanlar, bunlara yardım edemez. Onlarla birlikte müminlere karşı savaşamaz, cephe de alamaz. Yani Müslüman, sadece Müslüman'la birlikte, yan yana savaşmak mecburiyetindedir.

TBMM'de: "Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından günlük 700.000 varil geçtiğini (İsrail'e gönderilen) ve varil başına 1,27 dolar gelir elde edildiğini" dillendiren AK Parti Grup Başkan Vekili Sayın Özlem Zengin'in, Galata Köprüsü'nde Gazze için tertiplenen mitingde boy gösterdiği bilinmektedir. Bu tenakuzun tarifi nedir

Hucûrât Sûresi'nin 10. ayetinde mealen beyan edildiğine göre: "İnsanlar kardeştir diyemezsin! Çünkü Rabbimiz insanları 3'e ayırmaktadır:

· Müminler (ancak kardeştir)

· Kâfirler

· Münafıklar (kardeş değildir)"

Onun için bizler, müminler arasındaki ihtilafları düzeltmekle mükellefiz. Onlara yardımcı olmalı, kâfirlerden uzak durmalıyız.

Yani bizim tarafımız, Müslümanlarla birlikte olmak, mazlum olanları desteklemektir. Aksi halde ağır bir sorumlulukla karşı karşıya kalırız. Onun için "İslam, ilerlemeye manidir. Bu dinle yürünmez, mahvoluruz ve bize de kimse ehemmiyet vermez. Anayasadan İslam'ı silip, Hıristiyanlığı yazmalıyız" (T.C.'nin ilk Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt tarafından 18 Temmuz 1923 tarihindeki bir anayasa tartışmasında söylendiği rivayet edilir) diyen zihniyetten de uzak durmalı, müminler olarak kucaklaşmalıyız.

Kâfirleri dost edinmek değil, haksızlıklara karşı dik durmak gerekir. Maalesef bunu ülkemizde göremiyoruz. Ama İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, "