Gazzeli bir baba: İsmail Heniyye

Bir baba düşünün, Bayramın ilk gününde, yaralı Gazzelileri ziyaret ederken, üç oğlunun ve üç torununun aynı anda şehit olması haberini alıyor. Ve sergilediği o metanet "La havle ve lâ kuvvete illa billah-il aliyyi-l azim"

1962 yılında Gazze'deki Elşati mülteci kampında dünyaya gözlerini açtı İsmail Heniyye. Ailesi 1948 Arap İsrail savaşında, mülteci durumuna düşerek, Aşkelon'dan Gazze'ye geldi Heniyye'nin hayatı ilk günden beri büyük sıkıntı ve elemlerle dolu. İsrail tarafından tutuklandı, sürgün edildi. Evine füze saldırıları düzenlendi. O da yetmedi Filistin Başbakanı iken, El Fetih ile Hamas çatışması sırasında suikasta uğradı Heniyye pes etmedi ve mücadeleye devam etti. Âdeta akrebin kıskacından geçti. Bu satırlar yazılırken, televizyonda İsrail'in Gazze'de, Nuseyrat mülteci kampını bombaladığı ve bir evi hedef alarak altı kişiyi katlettiği haberleri veriliyordu. Haberin devamında, Gazze sakinlerinin; bugüne kadar defalarca İsrail'in barbar saldırılarına hedef olup tamamen yıkılmış olan, Şifa Hastanesinin enkazı altında, hayatını kaybeden yakınlarının cesedini çıkarmaya çalıştığı anlatılıyordu. Evet, Gazze'de terörist İsrail tarafından, bugüne kadar sayısız aile toptan imha edildi. Hamas'ın siyasi büro şefi İsmail Heniyye'nin ailesinden de en az altmış kişi katledildi. Bayramın ilk günü, Heniyye; Katar'ın başkenti Doha'da hastanede Gazzeli yaralıları ziyaret ederken, üç oğlunun ve üç torununun şehit olduğu haberini aldı. O anda kameralara akseden görüntü hafızalardan silinecek gibi değil. Baba Heniyye her faninin gösteremeyeceği bir metanetle, gayet sükûnet içinde kelime-i temcidi söyledi: La havle ve la kuvvete illa billahi-l aliyyi-l azim

Evet, İsmail Heniyye, son yetmiş beş yılda ve özellikle son altı ayda, aile fertlerinden onlarcasını kaybeden binlerce, on binlerce babadan biri. Yukarıda da belirttik, bugüne kadar kendi ailesinden en az altmış şehit verdi. Heniyye, 2005'te yapılan ve 2006'da tekrarlanan Filistin Yasama Konseyi seçimlerinde, 132 sandalyenin 74'ünü kazandı. Ancak İsrail ve Batı tarafından iktidara gelmesi istenmedi. Buna rağmen Mahmut Abbas tarafından başbakanlığa tayin edildi. Bunun üzerine Batı tarafından Filistin'e büyük bir ambargo ve abluka uygulandı. Bu da yetmedi, Filistin halkı arasında büyük çatışma çıkarıldı. El Fetih ve Hamas arasındaki çarpışmalarda çok kan döküldü. Netice olarak Batı'ya daha yakın duran Abbas, Heniyye'yi görevden aldı. Böylece Filistin'de gerçekleşmiş olan şeffaf ve dürüst seçimlerde ortaya çıkan Filistin halkının iradesi hiçe sayıldı, tanınmadı!.. O gün bugündür Filistin'de kan ve ateş durmuyor. Filistin halkının hürriyeti için canını ortaya koyan gerçek vatanseverler yanında, Batı ile iş tutarak bir yerlere gelmek veya bir yerlerde kalmak derdinde olanlar da var maalesef! İsrail ajanları tarafından zehirlenen, ancak o ajanları yakalayan Ürdün tarafından baskı yapılınca panzehri vermek zorunda kalan İsrail, Heniyye'nin selefi olan Halid Meşal'i öldürememişti. Meşal'i dün taziye sırasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Heniyye'yi telefonla araması esnasında gördüğümde, derhâl o hadiseyi hatırladım. Ecel gelmeyince İsrail ne yaparsa yapsın, hedefine varamaz. Heniyye ve Meşal gibi Filistin'in sembol isimleri her an kendileri ve aile fertleriyle birlikte siyonistlerin hedefi olurken, bir de İsrail ile her türlü kirli iş birliği içinde olan M. Dahlan gibi kanı bozuklar var!