Her sene yaz mevsiminde sıcaklıkların artmasıyla birlikte, orman yangınları ve boğulma vakaları gündemin üst sıralarını işgal eder. Orman yangınlarına karşı ne kadar hazırlıklı olabilirsek o derece kıymetlidir...
Meteoroloji haberleri ha bire alarm veriyor... Zira termometreler bazı bölgelerde 40 derecenin üstüne çıktı!.. Bazı yerlerde 40 derecenin altında kalsa bile hissedilen sıcaklık kırk küsur derece olarak ölçülüyor. Ülkemizin özellikle Doğu ve Güneydoğu, Akdeniz ve Ege Bölgelerinde sıcaklıklar tek kelime ile bunaltıyor. Şüphesiz bu hava şartlarında bilhassa ziraat faaliyetinde bulunan vatandaşlarımız, çok ciddi iklim zorluklarıyla boğuşuyor... Sadece tarım faaliyetinde bulunanlar değil elbet, başka sahalarda da (Fırıncılardan tutunuz da haddehane çalışanlarına kadar...) iştigal eden pek çok kişi asfaltları eriten hararetle başa çıkmaya çalışıyor. Sıcaklara karşı tedbir almak herkes için pek kolay değil tabii. Güneşin alnında bir gölgeye dahi sahip olmama hâlini tahayyül ediniz. Özellikle klima cihazlarının serinliği altında oturma imkânına sahip olanlar şükretmeli... Hayat şartları her kişi için farklı mahiyette işliyor. Neyse ki, hayat tecrübemiz bizlere zorluklarla mücadele konusunda yardımcı oluyor. Ancak uzun hayat tecrübesine rağmen, bazı konularda gereken dikkat ve hassasiyeti göstermemek çeşitli ağır neticelere yol açabiliyor... Güneşin altında uzun müddet korumasız olarak oturmak en basit örneklerden biri. Hâlbuki her sene doktorlar-uzmanlar, insanları bu gibi konularda uyarmaya çalışıyor. Tehlikeli hastalıklara davetiye çıkarabilecek bu gibi durumlar için ne kadar ikazda bulunulsa da pek çok kişi yeterince dikkat etmiyor. Bu hâl şahsi bir durum ve öncelikle kişinin kendisini ilgilendirir. Fakat bir de başkalarını yani bütün vatandaşları ve ülkenin coğrafyasını ilgilendiren büyük bir meselemiz var... Orman yangınları!
Yangın mevsimi hüküm sürmeye başladı bile... Çeşitli yerlerde muhtelif sebeplerden kaynaklanan yangınlar esasen hepimizi peşin peşin uyarıyor. Buna dikkat kesilmek gerekir. İstanbul Valiliği çok yerinde bir kararla, mevcut tedbirlere ilave olarak havai fişek, meşale ve yanıcı maddelerin satışına ve kullanımına yasak getirdi. Bazı vilayetlerde yangın mevsiminde ormanlara giriş yasağı uygulanıyor. Bu ve buna benzer bütün tedbirler çok önemli ve hayati... Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadele için geniş hazırlık yaptığını bu meseleye ilgi duyanlar yakından bilecektir. Bilindiği üzere, orman yangınlarıyla mücadele için güçlü bir hava filosu kurulmuş bulunuyor... 28 tane yangın söndürme uçağı, 119 tane yangın söndürme helikopteri ve 14 tane İHA (insansız hava aracı)... Türkiye orman yangınlarını gözleme ve tespit için İHA kullanan üç beş ülkeden biri. Ayrıca tek seferde 462 ton suyu taşıyacak kapasiteye sahip durumda. Bu imkân ve kabiliyet şüphesiz vatandaşlar olarak bizi memnun ediyor. Orman yangınlarına müdahale süresinin on dakikaya inmesi başlı başına bir başarı hikâyesi... Ancak bunları yeterli göremeyiz. Bunların üzerine ne konulursa o kadar iyi. Tarım ve Orman Bakanlığının verilerine göre 2024 yılında 3 bin 797 orman yangını ve 4 bin 796 kırsal alan yangını çıkmış. Toplam 8 bin 593 yangında total olarak 27 bin 485 hektar alan yanmış. 2025 yılında çıkan yangın sayısında azalma var. 3 bin 227 orman yangını ve 2007 arazi ve kırsal alan yangını vukua gelmiş. Toplam 5 bin 231 yangında total olarak 81 bin 473 hektarlık alan yanmış. Görüldüğü üzere, 2025 yılında yangın sayısının bariz şekilde azalmasına karşılık, bazı büyük yangınlarda geniş alanların yanması daha ağır hasara sebep olmuştur...
Bu rakamları özet olarak vermemizin sebebi, tehlikeye dikkat çekmek ve herkesi bu konuda duyarlı olmaya davet etmek... Temenni ederiz ki, 2026 yılında, bilhassa yüksek sıcaklıkların hüküm sürdüğü bu mevsimde, orman yangınları en az seviyeye insin ve inşallah can kayıpları yaşanmasın. Lakin bunun için hepimizin çok dikkatli olması gerekiyor. Çünkü basit dikkatsizliklerden kaynaklanan pek çok yangın olayı yaşanıyor her sene. Bunların artık tekrar etmemesi lazım. Resmî makamların ikazları yanında medya organlarının da vatandaşın dikkatini ayakta tutma noktasında görev üstlenmesi gerekir...

26