Yazı, Türkiye gazetesinin 56 yıllık yayın hizmetini ve kurumsal istikrarını övmekte, İslam coğrafyasında haber ve kültür hizmetlerinde benzersiz bir rol oynadığını ileri sürmektedir. Bunu, siyasi ve ekonomik dalgalanmalara rağmen editöryal çizgiden sapmamakla ve nitelikli içerik üretmekle açıklamaktadır. Ancak, kurumsal başarının medya özgürlüğü ve çoğulcu söylemin gerçek göstergesi olup olmadığı soru işareti taşımaktadır.
22 Nisan 1970'te başlayan muhteşem bir yayın hizmeti, bütün güçlüklere göğüs gererek; tam elli altı yıldan beri, ilk günkü hedef ve istikametinden hiç sapmadan, aynı ruh ve heyecanla devam ediyor...
Şükürler olsun, elli altıncı yaş günümüzün sürur ve heyecanını yaşıyoruz. 22 Nisan 1970'te başlayan muhteşem bir yayın hizmetini, ilk günkü hedef ve istikametinden hiç saptırmadan aynen devam ettirmenin mutluluğu hiç şüphesiz çok büyük... Malum olduğu üzere, siyasi, sosyal ve ekonomik dalgalanmaların getirdiği ciddi zorluklara göğüs gerebilmek, hizmetleri aksatmadan ve kalitesini düşürmeden sürdürmek öyle kolay bir iş değil. Hele Türkiye gibi son elli altmış yılı çok fırtınalı geçen bir ülkede, bu hiç kolay değil... Her vesileyle hatırlatma ihtiyacı duyuyoruz: Türkiye gazetesi, sahibi değişmeyen tek gazetedir... Başta kurucumuz merhum Enver Ören Ağabey olmak üzere, bu müstesna başarıda emeği geçen herkese müteşekkiriz. Bu vesileyle, Türkiye gazetesi çatısı altında herhangi bir ünitede hizmet vermiş olup ahirete irtihal eden bütün eski çalışanlarımızı da rahmetle ve minnetle yâd ediyoruz. Gazetemiz Türkiye'nin nevi şahsına münhasır yayın çizgisinde, muhteva kalitesinden taviz vermeden, Türk halkına ve İslâm âlemine hizmetine devam etmesi konusunda hepimiz ilk günün heyecanı ile doluyuz... Yeri gelmişken, şu hususu da hemen belirtelim ki, İslâm dünyasıyla alakalı olarak en fazla haber ve araştırma yapan gazete biziz. Mesela Sovyetler Birliği'nin işgal ettiği Afganistan'ı Türkiye'de hep gündemde tutan bizim gazete oldu. Yalnızca merhum Mustafa Necati Özfatura'nın bu konuda yazdığı makaleler başlı başına kitaplar teşkil ediyor. Aynı şekilde Eritre meselesi başta olmak üzere Afrika coğrafyasındaki Müslüman ülkelerin dert ve problemlerini en geniş manada gündeme taşıyan biz olduk. Orta Asya, Kafkasya ve Balkanlar için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Orta Doğu'ya gelince hiç tereddütsüz Filistin ve genel olarak Arap-İsrail mücadelesi konusuna dikkatleri çeken, her zaman gazetemiz Türkiye olmuştur...
İslâm ülkeleri başta olmak üzere, dış dünya meselelerinde yakın takibi elden bırakmayan Türkiye gazetesi, içeride de hiçbir vakit sadece gazete haberleriyle iktifa etmedi. Gönül rahatlığıyla şunu ifade edebiliriz: Kültür hizmetleri alanında, Türkiye gazetesi rakipsizdir... Gazetemizin okuyucularına verdiği kitap ve ansiklopediler, başlı başına kütüphane teşkil edecek kapasitede. Sadece kitap ve ansiklopediler değil, ihtisas dergileri ve sektör yayınlarıyla da açık ara önde bir hizmet ifa etti. Türkiye Çocuk dergisi başlı başına bir başarı hikâyesi. Bugün üniversitelerde doçent-profesör olarak hocalık yapan akademisyenlerimizin "Ben Türkiye Çocuk okuyarak büyüdüm..." diye, çocukluk ve gençlik yıllarıyla iftihar etmesi bizim için de büyük sürur kaynağı. Sadece kitap ve dergi yayınlarıyla değil elbet, sesli ve görüntülü neşriyat ile de ülkemize eşsiz bir hizmet sundu. Türkiye gazetesinin ses kasetleri ve tarihî şahsiyetlerin hayatını anlatan filmleri, bu memlekette kültürel hizmetler sahasında benzersiz bir başarı hikâyesi... Okuyucularımızın bilgi ve kültür dünyasını besleyip zenginleştiren bu hizmetlerin kıymetini bilen biliyor. Gönül rahatlığıyla evine götürebildiği ve çoluk çocuğunun yetişmesinde bariz faydasını gördüğü; gazete, kitap ve ansiklopedilerle günümüzdeki kültürel erozyona karşı kendi aile efradını muhafaza altına alıyor. Bugün bilhassa dijital mecralardaki fevkalade zararlı ve tehlikeli yayınlar, genç nesilleri fena hâlde tehdit ederken, çocuklarımızın tertemiz zihinlerini zehirli düşüncelerle ifsat etmenin önüne geçebilmek, ancak böyle kıymetli eserlerle mümkündür. İşte bu eşsiz hizmeti, Türkiye gazetesi en başından beri canla başla yapmakta...

24