Yüz doksan üç devletin üye olduğu Birleşmiş Milletler Teşkilatının 2003 yılından beri, âdeta mefluç durumda olduğu malum… Ama her şeye rağmen bu teşkilatın hukuken ve fiilen sahneden çekilmediği de ortada.
Birleşmiş Milletler Teşkilatı, Gazze'de resmen kıtlık hâli ilan etti… Bu kıtlık esasen gıda maddelerinin yokluğundan kaynaklanmıyor. Çünkü Gazze sınırının hemen yanı başında, Gazze halkının aylarca ihtiyacını karşılayacak yüz binlerce ton gıda ve ihtiyaç maddesi mevcut… Ancak Siyonist terörist İsrail devletinin uyguladığı insanlık dışı abluka sebebiyle insanlar açlıktan ölüyor. Şu ana kadar 121'i çocuk olmak üzere, açlıktan ölen kişi sayısı 322. Hemen belirtelim ki, bu sayı tespit edilebilen rakam. Gazze'nin içinde bulunduğu dehşet verici şartlarda, tam olarak nelerin olup bittiğine vâkıf olmak mümkün değil. Lakin genel olarak vaziyet tam bir fecaat! 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana, Gazze'de terörist İsrail tarafından hunharca öldürülen Filistinli sayısı an itibarıylaaltmış üç bin yirmi beş. Yaralı sayısı da yüz elli dokuz bin dört yüz doksan. Tekrar ifade edelim ki, bu rakamlar da kesin değil. Siyonist İsrail'in korkunç bombardımanla yıktığı binaların enkazı altında, kaç tane ceset yattığını kimse bilmiyor. Ama binlerce kişinin kayıp olduğu da net olarak ortada… Gazze'de hâlihazırda en ürkütücü durum insanların açlık ve susuzluktan ölmeye mahkûm edilmesi… Birleşmiş Milletler hem bu ablukanın savaş ve insanlık suçu olduğunu ilan ediyor hem de yapılması gereken müdahaleyi fiiliyata geçirmeye yanaşmıyor daha doğrusu yanaşamıyor!.. Bunun sebebi de bilinmiyor değil. Bakınız, Amerika'nın 2003 yılında, BM'nin aleyhteki kararını buruşturarak bir kenara atması, açıkça karşı çıkmasına rağmen Irak'ı işgal ettiği günden beri, Birleşmiş Milletler adlı teşkilat felç vaziyettedir. O gün bugün BM şeklen var, fiilen yok mesabesinde.Bunun en açık misali İsrail'in Gazze'de yaptığı vahşet ve soykırımın BM tarafından çaresizce seyredilmesidir… BM Gazze'de kıtlık ilan ettiğine göre, derhâl bu durumu ortadan kaldırmak için, askerîgüç teşkil ederek ablukayı kırmak ve gıda yardımının yerine ulaşmasını sağlamak mecburiyetinde. Gelin görün ki, BM bunu yapabilecek güçten mahrum. Çünkü karşısında ABD'nin veto duvarı bulunuyor. Gazze halkı üzerinde bir taraftan katliam, diğer taraftan aç ve susuz bırakmak suretiyle soykırım uygulanıyor. Üstelik bu soykırım suçunun sabit olduğunu, BM Uluslararası Adalet Divanı, resmen tespit edip hüküm altına almış bulunuyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi de bu soykırım suçunun faili olan İsrail'in Siyonist yöneticileri hakkında tutuklama kararı almış durumda. Fakat bütün bu kararlar kâğıt üstünde kalmaktan öteye gidemiyor. Sebep ABD'nin, İsrail'in yaptığı soykırım suçuna resmen ve alenen destek vermesi, bilfiil ortak olması… Bu durumda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres istediği kadar ümitsizce çağrıda bulunsun. İsrail o kadar küstah ki, genel sekreteri İstenmeyen adam (persona non grata) ilan edebiliyor… Kime güvenerek yapıyor bunu Tabii ki Amerika'ya! Şu hâlde ABD'nin Gazze'de soykırımı desteklemesi sürdükçe, diplomatik yollardan meseleye çarebulunması imkânsız. Gelinen noktada Siyonist İsrail'i zorlayacak, izole edecek kararlar alınıp uygulamaktan başka çare yok. Peki, kim yapacak bunu Şüphesiz İslâm dünyasının sorumluluğudur bu. Fakat heyhat!.. İslâm âleminin üzerine ölü toprağı serpilmiş. Yirmi iki aydan beri devam eden barbarlığa karşı, İslâm ülkelerinden derli toplu bir protesto eylemi dahi sadır olmadı. Türkiye'nin bütün gayretlerine rağmen...