Altın vuruşu iki anlamda yorumlayacağım;
1- İşçilik adı altında kâr vurgunu
2- Fiyat düşüşü anlamında soygun vurgunu
Hemen açıklayayım...
1. Malum ocak ayında yaşanan agresif yükselişler bir manipülasyon fiyatlamasıydı.
Ons altın 5 bin 600 dolar, ons gümüş 122 dolar, gram altın 8 bin 57 lira, gram gümüş 180 liraya yükselmişti.
O balonu patlattılar ve iki günde ons altın bin 200 dolar değer kaybederek 4 bin 400 dolara, ons gümüş 51 dolara gerileyerek 71 dolara gerilediğini gördük.
Bugünlerde tepki alımıyla ons altın 5 bin doların, ons gümüş 80 dolar seviyesinin üzerine çıktı.
Ocak ayında 1 kg külçe altına 14 bin dolarlık işçilik koydular.
Bugünlerde 8-10 bin dolar aralığında.
Yani, yurtdışına kıyasla Türkiye'de 1 kg altını 14 bin dolar işçilikli aldık.
Merkez Bankası'nın içerde altın almama kararına rağmen, kamu bankalarının piyasaya altın vermesine rağmen.
Soru çok net:
Haberin DevamıBu 14 bin dolarlık işçiliği kim, neye göre belirliyor, kimin cebine giriyor
Fiziki altını 14 bin dolar işçilikli kim satıyorsa onun cebine giriyor.
Kaçak yollarla gelen altınları satanların.
Bunun tespiti çok kolay.
Eğer "piyasa istihbarat başkanlılığı" kurarlarsa iş çözülür.
Son iki haftadır altın ve gümüş yatırımcısına bir çağrım vardı; "Ben olsam altın ve gümüşü bugünlerde fiziki almam, banka ve Darphane sertifikası daha ucuz" demiştim.
Bu çağrım devam ediyor.
Piyasada 1 haftadır 1-5-10 gram altın yok!
Ama gram başına 30-40 lira işçilik verirsen var.
Peki bu fırsatçılığı kim yapıyor
O, 30-40 liralık farkı kim cebine indiriyor
Tabii ki işçilikli satanlar.
Rafineriler yetiştiremiyor mu, yoksa işin içinde başka bir iş mi var
Darphane sarrafiye ürün üretiminde ek mesailer yaparak durumu toparlıyor da, rafineriler neden toparlayamıyor
Acaba Darphane bu vurgunlar için 24 ayar gram altın basımına mı başlamalı
Tekrar ediyorum;

1