Kemal Kılıçdaroğlu, eline verilen kuşu bile uçurumadı ama, Saray tarafından kendisine sunulan makam koltuğuna yerleşti.
Geçmişte yaptıkları, şimdi yapacaklarının güvencesi olacağa benzer.
Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına dolandığından beri çizgisi, siyasi tarihimizde CHP'den ayrılan Turhan Feyzioğlu'nun Güven Partisi'nin (sonradan CGP) üstlendiği işleve benziyor. (Ne rastlantı ki, Güven Partisi'nin kurucuları arasında yer alan Orhan Öztrak, bugün Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında yer alan Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak'ın babasıdır.) Feyzioğlu'nun partisi, 12 Mart faşist darbesine bakan vermiş, CHP'nin karşısında kurulan gerici Milliyetçi Cephe hükümetlerine koalisyon ortağı olarak girmişti.
Uğur Mumcu'nun CİA ajanı olarak nitelendirdiği, 15 Temmuz girişimi sonrası açılan FETÖ davasında hüküm giyen Enver Altaylı'nın yakın dostu, Devlet Bahçeli'nin eski danışmanı Rasim Bölücek'i, bir önceki genel başkanlığı döneminde "siyasal iletişim başdanışmanı" yapan Kılıçdaroğlu'nun, şimdi neler yapabileceğine ilişkin kimi öngörüleri sıralayalım:
Bir: Parti merkezi önünde yaptığı açıklamadan anlaşılıyor ki, CHP'li belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalardaki savların gerçek olduğunu varsayıp partiyi kirletme pahasına, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere partilileri tasfiye etmeye çalışacak.
İki: Etrafında şimdilik gözüken 10-15 milletvekilinin sayısını artıracak. Zaten kendisinin seçtirdiği bugünkü grup içinde geleceğini Özgür Özel'li bir yönetimde görmeyen, bir daha seçilemeyeceğini öngören milletvekilleri var. Bunlarla birlikte Meclis'te oluşturacağı yeterli sayı ile Saray'ın, Atatürk Cumhuriyeti'ne son verip meşruti monarşiyi kayda geçirmeyi amaçladığı anayasa değişikliğine destek verecek. Aynı zamanda, MHP'nin olası bir oyunbozanlığına karşı hazır kuvvet olarak Saray'a koltuk değneği olacak. Aynı zamanda, yine Saray'ın anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde DEM'e mecburcu olmasını da büyük ölçüde giderecek. Ve de en önemlisi, Özgür Özel'in yürüttüğü halk hareketi ile oluşan gizilgücü, seçeneği zayıflatacak.
Üç: Mutlak butlan ile geri dönen Parti Meclisi'nde (PM) yeterli gücü yok. O yüzden PM'yi toplamayacak. Tüzüğe dayanarak, kendi çevresindekilerden bir Merkez Yürütme Kurulu (MYK) oluşturacak ve partiyi o kurul ile yönetmeye çalışacak.

13