Arınmacılardan Kesitler

Bu hafta meslek büyüklerimizden Mustafa Ekmekçi'nin biçemiyle bir yazı kaleme alıp ustamızın ruhunu şad edelim istedik:

Yıllardan 2013, aylardan aralık. Londra'da 2 İngiliz, 3 ABD'li, 4 Türkün katıldığı bir toplantı yapılmış.

"Türklerin arasında kimler varmış" derseniz...

eşitli dönemlerde bakanlık yapmış üç ayrı isim ile merkezi Londra'da bulunan bir uluslararası vakfın üyesi olan milletvekili varmış. Toplantının ana konusu, Ağustos 2014'te Türkiye'de yapılacak cumhurbaşkanı seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısına çıkarılacak muhalefetin olası adaylarıymış. Üç aday önerilmiş, onların arasından Ekmeleddin İhsanoğlu'nun en uygun isim olduğu üzerinde anlaşmışlar.

Eh, bu gökkubbenin altında pek gizli bir şey kalmaz. Gel zaman git zaman, toplantıdan sızan bilgileri dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ulaştırmışlar, "İngiltere'de Türkiye'nin geleceğini belirlemek üzere böyle toplantılar yapılmış, yabancılar ile birlikte kararlar alınmış. Aman beyefendi, sakın bu adamı aday yapmayın, partimize de bize de size de uymaz" diye uyarmışlar.

Ne yanıt vermiş, bilir misiniz

- Olur mu canım. Yok öyle bir şey olmaz, olamaz!

Olmaz olmaz demeyin, Gandi Kemal oldurmuş. "Tıpış tıpış" demiş, ekmek için Ekmeleddin uğruna Erdoğan'ı oturtmuş yine koltuğa.

Gelelim Gandi Kemal'in arınmacı kadrosunda yer alan bir ismin ar damarı ile ilgili aktarılanlara.

Ta 12 Eylül cuntası döneminde geçiyor ilk anlatılanlar.

Bugünün arındırıcısı, o günlerde sıkıyönetim kararıyla kayyım atanan, uzun süre kapalı kalan sendika ve meslek odalarına dadanmış. Kapılarına kamyonu dayayıp boşaltıyormuş. Bir iki derken yakayı ele vermiş, tutuklanmış mı ne

Serbest kalınca da bundan yararlanıp müşavir olmuş, hatta ilgili meslek örgütüne de yönetici seçilmiş.

Dahası da var. Eşinin adına kurduğu şirkette karşılıksız çekler verince yine soruşturmaya uğramış. Soruşturmadan kurtulmak için, ne bileyim ben, abidik gubidik, estek köstek işler çevirmiş. Soruşturmayı yürütenleri pavyona götürüp eğlendirmiş, paçayı kurtarmış.

Bir ara saadet zincirine de dolanmış bizimki. Ondan da sıyrılıp soluğu siyasette bulmuş. Önce güvercin olmaya karar vermiş. Baş kumrudan veto yiyince kuş kafesini bölenlere katılmış. Aynı yönetimde yer aldıklarıyla tıpkı saadet zincirinde olduğu gibi yine dolanma işinden mahkemelik olmuş. Bir daha parti değiştirmiş, bu kez şans yüzüne gülmüş. İstedikleri gerçekleşmiş, merkez yöneticiliğine kadar yükselmiş, ardından her ihtiras sahibi siyasetçinin gönlünde yatan aslanı yelesinden yakalamış. Ver elini Ankara!