A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın Milletler Ligi finalinde Brezilya ile oynadığı final maçını izlediniz mi Isparta'nın Yalvaç ilçesinin sembolü çınar ağacının altındaki çay bahçesinde izledim tarihi maçı.
Hani Yavuz Donat'ın 'Türkiye gündeminin nabzının attığı yer' dediği mekânda.
İnanılmaz bir coşku vardı. Son sayı ile birlikte alkış sesleri yükseldi.
Bu tarihi maçın ardından bir tartışma yeniden ısıtılıp önümüze kondu: Şampiyon kızlarımıza Filenin Sultanları mı diyelim yoksa Atatürk'ün kızları mı
Bu kadarla kalsaydı sorun değildi.
Brezilya zaferinden sonra sosyal medya paylaşımlarına baktım. Halkı kutuplaştırmaya çalışan, toplumu laik-muhafazakâr şeklinde ikiye bölmeyi hedefleyen mesajlar vardı.
Böyle bir siyasi tartışma gündeme geldiğine göre Türk kadın voleybolunun başarılarının 1950 öncesi tek parti döneminde başladığını düşünebilirsiniz.
Hatta sağ iktidarların kadın voleyboluna düşman olduğunu da.
Peki gerçekten böyle mi
KADIN VOLEYBOL LİGİ MENDERES DÖNEMİNDE KURULUYOR
Yıl 1927... Türkiye'de ilk kadın voleybol takımı Fenerbahçe tarafından kuruluyor. Ama karşılarında oynayacak bir takım yok. Kendi kendilerine maç yapıyorlar. Bu durum çok sürdürülemiyor ve takım dağılıyor.
Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı'nın yıldız oyuncusu Sabiha Rıfat Gürayman, erkek voleybol takımı ile maçlara çıkıyor ve İstanbul liginde şampiyonluk kupasını kaldırıyor.
Tek parti iktidarı döneminde kimse kadın voleybolu ile ilgilenmiyor. Dahası, ilgilenecek bir bakanlık da yok. Tüm sportif faaliyetler 'Türk Spor Kurumu' tarafından yönetiliyor.
1955 yılında Demokrat Parti iktidarı döneminde Türkiye'de Kadın Voleybol Ligi kuruluyor. İlk şampiyon, İstanbul Üniversitesi'ni 2-0 yenen Fenerbahçe oluyor.
Aynı yıl Türk Kadın Voleybol Milli Takımı kuruluyor. Kadın voleybolcularımız 4 yıl sonra Almanya'ya karşı ilk galibiyetini alıyor.
Kızlarımız 1963 Avrupa Şampiyonası'nda sonuncu oluyor. 1967'de on ikinci, 1981'de sonuncu, 1995'te yine on ikinci oluyor.
KIZLARIMIZDAN İLK MADALYA 2003'TE GELDİ
2002 öncesinde kadın voleybolunun tüm yükü kulüplerin üzerindeydi. Kadın milli takımının altyapısına önem verilmiyordu. Avrupa'da mücadele edecek istikrarlı bir yapı oluşturulamıyordu. Yetenekli kızlarımız olmasına rağmen bu potansiyel, milli takım başarılarına yansıtılamıyordu.
2002'de spordan sorumlu Devlet Bakanı AK Partili Mehmet Ali Şahin'in 5 yıllık bakanlık döneminde kadın milli takımında büyük sıçrama gerçekleştirildi.
2003 yılında Avrupa ikincisi olarak tarihinde ilk kez kürsüye çıktılar.
O tarihten bu yana Dünya, Avrupa, Milletler Ligi ve Akdeniz oyunlarında kadın voleybolcularımız 10 altın, 15 gümüş, 11 bronz olmak üzere tam 36 madalya kazandı.
Bugün bazıları kabullerde arkasını dönse de, gündeme getirilmese de voleyboldaki sıçrama AK Parti döneminde yapılan yatırımlar sayesinde olmuştur.
Bir de aldığı sayılarla madalyalar getiren Melisa Vargas'ın Başkan Erdoğan'ın imzasıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunun altını çizmeden geçmek haksızlık olur.

10