Yıl 2020...
Prof. Dr. Esergül Balcı ile söyleşi yapıyorum.
Esergül Balcı, "Eğitimde Tarikat ve Medrese Gerçeği" raporunu kaleme alan akademisyen. Bu yüzden de işinden olmuş kıymetli bir eğitimci.
Rusya'da, eğitim sistemini incelerken, FETÖ'nün eski Sovyet coğrafyasına nasıl yayıldığını görüyor ve Ruslar'ın bunu aslında tehdit olarak gördüklerine kanaat getiriyor.
Daha sonra eğitim politikaları konusunda araştırma yapmak için ABD'ye gittiğinde korunup kollandıklarına, bu tür bir yapının Türkiye için ne kadar büyük bir tehdit olduğuna şahit oluyor.
Röportajı yaptığımda Esergül Hoca, "FETÖ'nün yerine hangi tarikat gelecek" türünden tartışmaların kısır tartışmalar olduğunu söylemiş, gerçeğe bakmamız gerektiğine işaret etmişti:
"İstanbul'daki tarikat ve kollarının Kuran kursu adı altında binlerce çocuğa eğitim verdiğini tespit ettik. Bu çocukların bir kısmı okul çağında bile değildi. Taşrada durum aslında daha vahim. Devlet eğitimden kademe kademe çekilmiş. Bazı bölgelerde okullar artık kapatılmış. Yoksulluk ve sahipsizlik nedeniyle aileler çocuklarını tarikatlara teslim etmiş durumda. Yarın bu çocukların hangi amaç için nasıl kullanılacağı meçhul. Eğitimleri dolayısıyla her türlü istismara açıklar. Bu durum terör kadar ciddi bir ulusal güvenlik sorunudur. IŞİD'e katılanların çoğunun Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden olduğunu mahkeme kayıtlarından biliyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki medreseler Irak, İran ve Suriye gibi sorunlu ülkelerdeki benzer yapılarla bağlantı halinde. Biz bunun için AB'nin programından esinlenerek "Tarikat Erasmus"u ifadesini kullandık."
Balcı, o zaman Türkiye'de belli başlı 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu bulunduğunu söylemişti. İşte can alıcı cümle: "Yaptığımız araştırmaya göre, Türkiye'de bir milyon civarında çocuğun tarikatların elinde olduğu sonucuna ulaştık."
Durumun vehametini 6 yıl önce yazdık.

3