Londra'daki Türkiye

Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) tarafından birincisi geçen yıl New York'ta yapılan Uluslararası Medya ve Dostluk Ödülleri töreninin ikincisi için gazeteciler olarak Londra'da buluştuk. "Dostluğa Açılan Sayfalar" teması ve "Belgelerden Hayata Türk-İngiliz İlişkileri" konusuyla açılan dokümanter sergiyse, Londra'da 175 yıl aradan sonra bir ilk oldu. Yolunuz Londra'ya düşerse mutlaka görün derim.

Londra'nın en prestijli event merkezlerinden biri Arundel House'da gerçekleşen sergi ve ödül törenine Türk ve İngiliz gazeteciler, siyasetçiler ve diplomatlar da katıldı.

Cumhuriyet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Kubilay Gül'ün arşivinden derlenen ve küratörlüğünü KGK Yaygın Medya Meclis Başkanı Dr. Özgenur Reyhan Güler'in yaptığı dokümanter sergi, son 100 yıla damga vuran İngiltere konulu gazete manşetleri ve gizliliği kaldırılmış diplomatik belgelerden oluşuyor.

Gazeteciler için belge önemlidir.

Belge tarih demektir.

İşte 'Dostluğa açılan sayfalar' daki 40 doküman bu açıdan da mühimdir.

İki ülke arasındaki köklü ilişkileri basının ve ortak hafızanın tanıklığıyla yeniden görünür kılmayı, geçmişten bugüne uzanan dostluk bağlarını kültürel diplomasi aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan sergi, Arundel House'dan sonra bir hafta boyunca Londra'daki Yunus Emre Kültür Merkezi'nde ziyarete açık olacak, daha sonra da Manchester ve Liverpool başta olmak üzere diğer şehirlerde de izleyicilerini bekleyecek.

Serginin açılışını yapan büyükelçi Osman Koray Ertaş, Londra'da Türkiye adına böyle bir medya etkinliğinin ilk kez yapıldığını söyledi ve "Londra gibi Avrupa'nın en önemli başkentinde bu çok önemli etkinliğin gerçekleşmesi için gayret gösteren başta derneğin İngiltere Temsilcisi Vatan Öz olmak üzere konseyin genel başkanı Mehmet Ali Dim'e ve yönetim kuruluna şükranlarımı sunarım. Umarım bu tür etkinlikleri sayıca arttırır ve ülkemizin tanıtımına da katkı sağlamış oluruz" dedi.

Büyükelçinin zikrettiği isimlerden biri olan İngiltere Temsilcisi Vatan Öz'e ayrı parantez açmak isterim. 2002 yılından beri haftalık tabloid formatında Avrupa Gazetesi'ni çıkarıyor. Ve bu gazete 24 yıldır hem Türkçe hem de İngilizce yayımlanıyor. Adeta İngiltere'deki Türklerin sesi olmuş durumda. Ve onca konuğun her isteğine cevap verecek kadar da sabırlı olduğunu belirtmeliyim.

Bir gözlemim de Londra'da hatırı sayılır bir Türk topluluğu olduğuna bir kez daha şahit olmam. Gazeteci İsmail Karakaş'ın hazırladığı "Zirvedekiler: İngiltere'deki Başarılı Yüzler' kitabındaki isimler de bunun kanıtı. Zaten Londra'nın en işlek caddelerinde çıktığınızda hizmet verebilmek için prosedürlerin 3.5-4 yıl sürdüğünü öğrendiğim ünlü tatlı markalarını da görmeniz mümkün artık. Tabii buradaki gibi "Baba bize bir ruhsat ver" şeklinde işlemediği için işler koşulları yerine getirmek zorundasınız. Bir tabelayı değiştirmenin bile 3 ay aldığını söylüyorlar. "Ey İngiltere, ver yetkiyi, gör etkiyi, bu ne prosedür" diye bağırasım geldi. Kurallar şehirleri yönetmede çok önemli bir unsur.