Tayfun Kahraman'ın eşiMeriç Kahraman, dün Tayfun Kahraman'ın tahliye talebinin reddedildiğini açıkladı. Ret kararında "İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin vermiş olduğu ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu" değerlendirmesi yer aldı. Aklıma Vera geldi. Tayfun ve Meriç Kahraman'ın, haberlerde büyüyen çocukları Vera. Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı'yken "Vera'ya borcumuz var" diyordu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Vera'nın kreş mezuniyet törenine katılıyordu. Vera yaş gününde dilek diliyor, babasına 'Hemen eve gel' diye sesleniyordu. Vera'nın Silivri Cezaevi'ndeki fotoğrafı, anne-kızın mapustaki babaya ziyaretleri... Vera'nın acısı hepimizin acısı oldu. Vera, Vera değil, bir semboldü artık. Dün bu karardan sonra sevgili Meriç Kahraman'ı aradım. Vera'nın isminin nereden geldiğini anlıyordum ama hikâyesini dinlemek istedim. Meriç Hanım, "Tayfun da ben de Nazım Hikmet'in şiirlerini çok sevdiğimiz için Vera ismini düşündük. Vera Arapça 'inanç', Latince 'gerçek' demek. Bu ikili anlam da bizim gerçeğe olan inancımızı yansıtıyor" dedi.
Meriç Kahraman bu süreçte dimdik durdu, kolay değildi. Bakın ne diyor: "Bir anne olarak elbette bir çocuğu tek başına büyütmek, bir taraftan çalışırken bir yandan annelik yapmak, her hafta Silivri yollarına düşmek, okul ve ödev planlarını ona göre yaptığım bir düzen kurmak başlı başına zorluk. Ancak, bu bir şekilde hallediliyor. Asıl zor olan, Vera 'Babam ne zaman gelecek' sorusuna cevap vermekte. Çünkü her seferinde 'yakında gelecek' cevabını verdiğim ve 'hani gelecekti' sorusuyla karşılaştığım bir döngü yaşıyoruz. Aramızdaki güven ilişkisinin zedelenmesinden endişeleniyorum." Peki Vera'ya hep doğruyu mu söyledi
Meriç Kahraman devam ediyor: "Vera olan bitenin farkında. Tayfun tutuklandığında 2,5 yaşındaydı, şimdi okul çağında ve okuma yazmayı biliyor. Kural olarak biz cezaevi ya da ceza lafını hiç kullanmadık, uygun bir dille Tayfun'un bir süre evde olmayacağını söyledik. Ancak geçtiğimiz günlerde

99