Son yıllarda sürdürülebilir sanat alanında yaptığı çalışmalarla adından bahsettiren ve atık maddelerden ürettiği tablolarla ünü dünya geneline yayılan geri dönüşüm sanatçısı Serkan Şerefhanoğlu, 'Birleşmiş Milletler Türkiye Sanat ve Sürdürülebilir Kalkınma Savunucusu' ilan edildi. Aynı zamanda Sıfır Atık Vakfı'nın öncü sanatçılarından olan Şerefhanoğlu, önceki gün Birleşmiş Milletler'in 81. kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde Ankara'da düzenlenen toplantıda ödülünü BM Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi'nin elinden aldı.
Daha evvel Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, kullanılmayan kramponlar ve eşofman gibi malzemelerle yaptığı eseri hediye eden sanatçı, COP29 Bakü ve COP16 Riyad gibi uluslararası iklim zirvelerinde de ülkemizi başarıyla temsil etti. Van doğumlu sanatçının, Sefaköy'de kurduğu tekstil atölyesinde kullanılmayan malzemelerden yaptığı eserlerle ülkemizi yurtdışında temsil etmesi, BM nezdinde değer görmesi azımsanmayacak bir başarı. Şerefhanoğlu; Göbeklitepe'den Efes'e, Nemrut Dağı'ndan Zeugma'daki Çingene Kızı mozaiğine uzanan çalışmalarıyla ülkemizin zengin kültürünü yurtdışına taşırken diğer yandan dünyaca ünlü markaların kapısında sıra beklediği bir sanatçı haline geldi. Tebrik ediyor, başarılar diliyorum.
Gazzeli çocukların çığlığını eserine yansıttı
Bir sanat eseri bazen yalnızca göze değil, vicdana da seslenir. Erkan Özdilek'in Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) sanatseverlerle buluşan "Zamanın Katmanları" sergisi de tam olarak bunu yapıyor. Sanatçının 50 yılı aşan sanat yolculuğundan izler taşıyan yedi büyük boyutlu eser, maddi dünyanın bitmeyen hırslarıyla insanın gerçek değeri arasındaki çelişkiyi görünür kılıyor. Altın, gümüş ve petrol gibi malzemeleri çalışmalarının merkezine alan Özdilek, bu değerli kaynakların çağrıştırdığı güç ve zenginlik kavramlarını insanlığın yaşadığı acılarla karşı karşıya getiriyor.
Savaş ve barış arasındaki ince çizgiyi, çatışmaların ortasında yok olan hayatları ve insanlığın ortak vicdanını sorgulayan Özdilek'in Gazze için yaptığı eser dikkatimi çekti. "Bizim işimiz hayatı yansıtmaktır. Gazzeli çocukların çığlığına kayıtsız kalamazdım. Gazze'deki çocuklar da dünyanın herhangi bir yerindeki açlık da sanatçının ilgi alanına girmelidir. Üretim sürecimde hep bu gözle bakarak yaratmaya çalışıyorum." diyen sanatçının Gazze için yaptığı bir başka eseri daha var. Altın varaktan yaptığı o yelkenli eseri de COP31 bünyesinde Antalya'da sergilenecek. Berna Demirhan'ın küratörlüğünü üstlendiği, sergiyi de 30 Ekim'e kadar AKM'de görebilirsiniz.
Berksoy'un eseri artık İstanbul Modern'in
İstanbul Modern ocak ayından bu yana "Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası" isimli sergiye ev sahipliği yapıyor. Türkiye'deki en kapsamlı Semiha Berksoy sergisi olma özelliğini taşıyan sergi sanatseverlerin yoğun ilgisi sebebiyle 22 Kasım'a kadar uzatılmıştı. Müzenin şef küratörü Öykü Özsoy Sağnak ve küratör Deniz Pehlivaner tarafından hazırlanan sergi 650 bin ziyaretçiye doğru giderken, sanatseverleri heyecanlandıracak yeni bir gelişme yaşandı.
Berksoy'un özgün çarşaf resimleri serisinden 1998 tarihli "Ariadne auf Naxos (Otoportre)" adlı yapıt tiyatro sanatçısı kızı Zeliha Berksoy tarafından müzeye bağışlandı. Önceki gün bu anlamlı bağışın duyurusunu yapan İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı'nın heyecanı ve mutluluğu görülmeye değerdi. İstanbul'un marka değerini yükselten ödüllü müzenin koleksiyonuna Berksoy'dan bir parça daha dahil edilmesi, sanatçı ailelerinin müzeye duyduğu güvenin açık bir göstergesi. Bu bağış, sanat belleğimizin korunması açısından da ayrıca önem arz ediyor.

12