İstanbul Havalimanı'ndan gökyüzüne yükselen sanat
Türkiye'nin sanat ve müzik alanındaki uluslararası başarıları artarken, bu başarılar gerçekten kültürel derinliğimizi mi yansıtıyor yoksa sadece bireysel istisnaları mı gösteriyor?
Yazı, İstanbul Havalimanı'ndaki sanat projesi, uluslararası piyano yarışmalarında ödüller ve biennallerde Türk sanatçıların yer almasından hareketle, Türkiye'nin küresel sanat sahnesinde giderek daha görünür hale geldiğini iddia ediyor. Bu başarıları, sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünün milyonlarca insanla buluşturulması olarak görmek istediği açık. Fakat bu bireysel ve kurumsal başarılar, toplumsal düzeyde bir sanat algısı ve katılımının artışını gerçekten beraberinde getiriyor mu?
Sadece Türkiye'nin değil dünyanın sayılı havalimanları arasında gösterilen İstanbul Havalimanı, bu kez uçak veya yolcu rakamlarıyla değil sanat projesiyle gündemde. 2023 yılında 172 proje arasından seçilerek "İGA ART Sanat Projeleri Yarışması"nın kazananı olan sanatçı Hayri Karay'ın 37.7 metrelik isimsiz eseri, her gün binlerce kişinin gelip geçtiği havalimanının tam merkezinde yer alarak yolcuları selamlayacak.
Çeliğin sarsılmaz gücünü ışığın zarafetiyle buluşturan eser, yalnızca fiziksel büyüklüğüyle değil, taşıdığı anlam katmanlarıyla da dikkat çekiyor. İki parçadan oluşan hareketli heykel için Karay, Anadolu'nun kültürel çeşitliliğini, etnografik zenginliğini ve tarihsel katmanlarını hareket ve dönüşüm kavramları üzerinden yeniden yorumlamaya çalıştığını ifade ediyor. Işık ve gölgeyle kurulan dinamik ilişki sayesinde eser, günün her saatinde farklı bir deneyime dönüşüyor. Sanatçı "Bu heykel, izleyiciyle kurduğu ilişki doğrultusunda farklılaşan bir yapıdır.
Sabit bir anlamdan ziyade çoğul okumalara açık, sürekli değişen ve izleyiciyle birlikte yeniden kurulan bir süreci tanımlar" diyerek eserin felsefesini özetliyor. Neticede küresel bağlantıdaki gücünün yanı sıra Türkiye'nin kültürel derinliğini de uluslararası bir vitrine taşıyan İGA İstanbul Havalimanı, bu projeyle sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünü milyonlarca yolcuyla buluşturmayı sürdürüyor.
HOLLANDA'DA BİRİNCİ OLDU
Genç piyanist Arya Su Gülenç, ülkemizi dünya müzik sahnesinde yüzümüzü güldürmeye devam ediyor. 7 yaşından beri nerdeyse katıldığı her festivalden ödülle dönen 2009 Bursa doğumlu Arya Su Gülenç bu kez Hollanda'da düzenlenen Globe International Piano Competition 2026'da birincilik ödülü kazandı.
ÇEV Sanat'ın "Genç Yetenekler Projesi" kapsamında 2018 yılından bu yana eğitimine destek verdiği sanatçı, 2024 yılından beri Almanya'da Hanover Müzik, Drama ve Medya Üniversitesi bünyesindeki Üstün Yetenekli Çocuklar İçin Erken Müzik Eğitim programında, Prof. Elena Levit ile çalışmalarına devam ediyor. Müzikal olgunluğu, sahne hâkimiyeti ve yorum gücüyle uluslararası platformlarda dikkat çeken Gülenç, bu başarısıyla ödülleri toplamaya devam edeceğe benziyor.
SIRBİSTAN'DAN ANLAMLI ÖDÜL
Henrik Ibsen'in 19. yüzyılın sonlarında kaleme aldığı, tiyatro tarihinde klasikleşmiş, kadın mücadelesini konu alan en önemli örneklerden olan "Bir Bebek Evi (Nora)" Tiyatro Boyalı Kuş, tarafından "Bir Nora Evi" olarak seyirciden ilgi görmeye devam ediyor.

7