İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın (İKSV), tiyatro sanatçısı Gülriz Sururi'nin bağışlarıyla hayata geçirdiği 2026 Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü bu yıl iki topluluk arasında paylaştırıldı. Toplam 700 bin lira tutarındaki ödülün sahipleri, Çıplak Ayaklar Kumpanyası ile ACT Project oldu.
Dans tiyatrosu alanında uzun yıllardır sürdürdüğü üretimlerin yanı sıra genç dansçılara açtığı alanla öne çıkan Çıplak Ayaklar Kumpanyası ile çocuk ve gençlik tiyatrosunda nitelikli ve sürdürülebilir bir üretim modeli geliştirmeyi hedefleyen ACT Project, bu yılın teşvik ödülünü paylaşacak. 2018'den bu yana verilen ödül sayesinde bugüne kadar 16 sanatçı ve topluluk yeni projelerini hayata geçirme desteği aldı.
Pandemi döneminde ise ödül, faaliyetlerini sürdürmekte zorlanan 14 tiyatro sahnesine karşılıksız destek olarak aktarıldı. Böylece ödül, yalnızca yeni üretimleri değil, tiyatro ekosisteminin sürdürülebilirliğini de destekleyen önemli bir kaynak haline geldi.
2018'de 100 bin lira olarak başlayan Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü, sekiz yılda 2 milyon 830 bin liralık desteğe ulaşarak bağımsız tiyatro toplulukları ve sanatçıları için önemli bir üretim fonuna dönüştü. İki topluluğa da tebrikler.
İstanbul'dan Kosova'ya...
Devlet Tiyatroları, yurt dışındaki sanat yolculuğunu yeni bir durakla sürdürdü. İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun sahneye taşıdığı 'Lysistrata', Kosova'nın önemli kültür etkinliklerinden 5. PRIZRENFEST Uluslararası Açıkhava Tiyatro Festivali kapsamında Prizren'de tiyatroseverlerle buluştu.
Antik Yunan komedyasının en önemli yazarlarından Aristophanes'in kaleme aldığı, Azra Erhat ile Sabahattin Eyüboğlu'nun Türkçe'ye kazandırdığı eser, yönetmen Barış Erdenk imzasını taşıyor.
Savaş, barış ve toplumsal dayanışma gibi evrensel temaları güncel bir sahne diliyle ele alan 'Lysistrata', festival izleyicisinden ilgi gördü.
Geçmişle bugünü buluşturdu
Asıl adı Soğomon Kevork Soğomonyan olan Kütahya asıllı Gomidas, Ermeni müziğinin en önemli simgelerinden biri. Çok yönlü bir müzikolog olan Gomidas, ezan dahil, Anadolu'nun farklı dillerinden derlediği ezgileri ve yaptığı besteleri ile binlerce şarkılık bir külliyat oluşturmuş. Onun sesi, ilk kez kaydedilmesinin üzerinden bir asırdan fazla zaman geçtikten sonra yeniden dinleyiciyle buluştu.
İstanbul doğumlu sanatçı Sibil'in altı yıllık bir hayalinin ürünü olan bu özel proje ile 'Arorn Ou Tatrakn' (Çulluk ile Kumru) adlı eserin dünya prömiyeri yapılmış oldu. Bugüne kadar dünyada çok sayıda ödüle layık görülen Sibil, tarihi ses kayıtlarını çağdaş bir müzikal yorumla buluşturan projeyle geçmiş ile bugün arasında anlamlı bir bağ kuruyor.

3