Güç ve hiyerarşinin içinde masum bir aşkı anlatıyoruz

Yakışıklı oyuncu Burak Özçivit, canlandırdığı Kenan Kozan'ın aşk uğruna verdiği mücadeleden aile hayatına, Adana günlerinden uluslararası dizi pazarına uzanan samimi açıklamalar yaptı. Özçivit, "Güç ve hiyerarşinin içinde masum bir aşkı anlatıyoruz" derken eşi Fahriye Evcen için de "Aileyi bir arada tutmada Fahriye'nin çabası çok büyük. Kaç yıl çalışmadı, birçok şeyden feragat etti. Ona binlerce kez teşekkür ediyorum" sözleriyle sevgisini dile getirdi

Atv ekranlarında izleyiciyle buluşan 'Güneşin Doğduğu Yer' dizisinde canlandırdığı 'Kenan Kozan' karakterini canlandıran Burak Özçivit, giderek derinleşen çıkmazlarını, aşkını ve aile içindeki güç mücadelesini anlattı. Adana'da geçen hikâyenin henüz temellerinin atıldığını söyleyen Özçivit, karakterinin kendisinden ayrılan yönlerini de dile getirdi. Başarılı oyuncu, eşi Fahriye Evcen'e duyduğu hayranlığı, çocuklarıyla ilişkisini ve Türk dizilerinin yurt dışındaki etkisini de samimi açıklamalarla paylaştı.

'Güneşin Doğduğu Yer' ilgiyle izlenmeye devam ediyor. Seyirciden gördüğü karşılığı nasıl değerlendiriyorsunuz

Bir işe başlamayı bina inşa etmek gibi düşünebilirsiniz. En önemli konulardan biri temelleridir. Biz de aslında henüz temelleri oluşturuyoruz. Adana coğrafyasında geçen, büyük ve geniş bir hikâye; hemen her şeyi anlatamıyorsunuz. Bu süreçte en önemli unsurlardan biri senaristimiz Yıldız Tunç. Çok tecrübeli, bu konuda şanslıyız. Hikâyenin nasıl şekilleneceğini öncesinde biraz konuşmuştuk ama gelişimini, nereye gideceğini biz de merak ediyoruz. Bundan sonra taşları üst üste koya koya devam edeceğiz. Hikâyeler açıldıkça düğümler de artacak.

Karakteriniz Kenan Kozan için işler pek iyi gitmiyor son bölümlerde...

Kenan Kozan, Adana'daki güçlü ailelerden birini temsil ediyor. Biz burada o gücün ve hiyerarşinin içindeki masum aşkı anlatmaya çalışıyoruz. Hayatının aşkı tarafından ihanete uğradığını düşünüyor ve hikâyemiz başlıyor. Bu aileyi bir hanedan gibi düşünebilirsiniz. Annesi Celadet hanedanlığı yönetiyor, Kenan da onun şehzadesi. Yetkileri tamamen oğluna vermekten hoşlanmıyor. Yer yer "Buranın kraliçesi hâlâ benim" diyor. O yüzden ona Demir Lady diyorlar. Kenan'ın işi hiç kolay değil. Aşkı ve karşısına çıkacak engeller için savaşması gerekiyor. Ceyhun var, Hanzade ve ailesi var; en büyük engel ise Celadet. Kenan bazen çözüm bulacak, bazen işin içinden çıkamayacak ama dönüp dolaşıp akıl alacağı kişi yine annesi olacak. Bence asıl çıkmazlar orada başlayacak.

Kenan'ı canlandırırken sizi en çok zorlayan taraf ne oldu Karakterle benzerlik kurduğunuz ya da "Ben olsam böyle davranmazdım" dediğiniz bir nokta var mı

"Ben olsam böyle davranmazdım" dediğim yerler var. Kenan kadar fevri davranmazdım, öyle biri olmam; daha tartan, daha değerlendiren biri olurum. Ama o daha keskin hareketler yapmayı seçebiliyor.

KENAN GİTGİDE ÇIKMAZA SÜRÜKLENİYOR

Kenan, Leyla için ailesini karşısına almıştı ancak işler düşündüğü gibi gitmedi. Çocukluk arkadaşı Ceyhun ile arası bozuldu. Suzi'nin gelişi ve söyledikleri de aklını karıştırdı. Kenan kendisini kandırılmış, ihanete uğramış mı hissediyor

Bence şu an herkesin ona ihanet ettiğini düşünüyor. Güvenle ilgili sorunları var. Birini sevdi, güvendi, inandı ve ihanete uğradığını düşünüyor. "Ben bu kadar masum ve saf bir yerden düşündüm de bana bu yapılıyorsa herkes bana her şeyi yapabilir" diyor. En çok güvendiği kişilerden biri annesi ama bütün oyunu çeviren de annesi. Annesinin yapmadığını düşünüyor. Hatta yeni bölümde işledik, annesine 'Bunu sen mi yaptın' diye soruyor. Aslında dizinin en büyük kırılmalarından biriydi, güzel bir sahne oldu. Yani en çok güvendiği kişiden de şüphe edişi onu hayata karşı iyice sorgulayacaktır, Kenan'ı iyice çıkmaza götürecektir.

Kenan'ın içinde bulunduğu durumdan kurtulması nasıl mümkün olacak sizce

Bence kurtulması pek mümkün olmayacak. Çıkmazlar gitgide büyüyecek. Bunların üstesinden gelmeye çalışacak ama sanki bir bataklığa saplanmış ve daha da saplanmaya devam edecek. Adana'ya karşı sorumlulukları, buradaki mevkileri ve bunları koruma çabası var. Bir yandan duygusal sorunlarıyla uğraşıyor, diğer yandan bulunduğu pozisyonu korumaya çalışıyor. Dolayısıyla önünde çok fazla engel var. İçinden çıkması kolay olmayacak. Vakti geldiğinde daha fevri hareketler yapacağını düşünüyorum.

Onun Leyla'ya duyduğu aşk, bildiği pek çok şeyi sorgulamasına neden olmuştu. Aşkı nefrete dönüştü. Sizce aşk insanı değiştirir mi, yoksa insanın içinde zaten var olan tarafları mı ortaya çıkarır

Aşk insanı tabii ki değiştirir ama bunun için zamana ve bir yolculuğa ihtiyaç var. Kenan ile Leyla daha ilişkinin başında. Önemli olan o yolu birlikte yürüyebilmek. Kenan şu anda o yolu istediği, hayal ettiği gibi yürüyemedi. Hayalinin dışında pek çok şey gelişti, karşısına engeller çıktı. Şimdi bunları aşmaya çalışıyor. Yeniden o masumiyete dönebilecek mi, bunu sorguluyor. Kenan'ın yolu oldukça zorlu.

FAHRİYE'YE BİNLERCE KEZ TEŞEKKÜR EDİYORUM

Kenan için aile yalnızca bir bağ değil, aynı zamanda bir sorumluluk. Peki aile sizin için ne ifade ediyor

Aile bizim çok kıymet verdiğimiz bir kavram. Özellikle bizim işimizde aile olmak ve bunu sürdürebilmek kolay değil. Sektörün dinamikleri, setlerdeki çalışma süreleri, eve ve çocuğunuza ayırdığınız zaman gibi pek çok etken var. Bu nedenle birlik, beraberlik ve ortak paydada buluşmak çok kıymetli. Biz de Fahriye'yle ilk günden beri bunun için çok çabaladık çünkü aile olmanın ne kadar kıymetli olduğunu iyi biliyoruz. Aile olmak, çocukların sağlıklı bir yuvada büyüyüp gelişmesi hayattaki en değerli şeylerden. Biz Fahriye'yle bunun için çok uğraştık ve buradan Fahriye'ye binlerce kez teşekkür ediyorum. Onu ilk tanıdığımda da çok inanmıştım ama aile olduktan sonra her şey başka bir yere geliyor. Bunu düzgün oturtabildiğinizde çok daha güzelleşiyor.

"Yuvayı dişi kuş yapar" derler...

Kesinlikle bu sözün çok doğru olduğunu düşünüyorum. Fahriye'nin aileye bakışı, kurduğu düzen ve çocuklarla ilişkisi beni çok mutlu etti. Nasıl annelik yaptığını, onlara nasıl kol kanat gerdiğini, gelişimleriyle nasıl ilgilendiğini gördükçe ona daha çok saygı duydum ve onu daha çok sevdim. Kaç yıl çalışmadı, birçok şeyden feragat etti; hayatında nelere evet, nelere hayır diyeceğine karar verdi. Ama aile olmak böyle bir şey. İnsan yetiştirmek kolay değil. Ailedeki sorumluluklar çok kıymetli çünkü insan yetiştirmek kolay bir şey değil. O yüzden biz de elimizden geldiği kadar buna çok çabaladık ama Fahriye'nin çabası çok daha büyük. Ona bin kez daha saygı duydum. Ona binlerce kez teşekkür ediyorum. Onu çok seviyorum; anne oldukça, eviyle ve çocuklarıyla ilgilendikçe daha da sevdim. Ben de sorumluluklarımı biliyorum ve yerine getiriyorum.

Yoğun çalışma temposu haricinde iyi bir aile babası profili çiziyorsunuz. Evde nasıl bir Burak Özçivit var

Normalde çocuklarımla çok fazla vakit geçiriyorum ama set başladığından beri iki buçuk aydır Adana'dayım. Şu an onları haftada iki gün görebiliyorum. Tabii ki özlem var. Durmadan "Baba, hadi gel artık" diyorlar. "Çalışıyorum oğlum" diyorum. Duygusal olarak böyle gitgellerimiz oluyor ama işin de gereklilikleri var. Bunlar geçiş süreçleri, herkesin hayatında yaşanıyor.

EN EĞLENCELİ AKTİVİTEMİZ BOĞUŞMAK

Çocuklarınızla vakit geçirirken daha çok oyun arkadaşı mı, kural koyan baba mı, yoksa ikisinin ortasında bir yerde misiniz

Çocuklarım daha küçük. Onlarla oyun arkadaşı gibi vakit geçirmeye çalışıyoruz ama kurallar da olmazsa olmaz. Neyi yapıp neyi yapmayacaklarını bilmeleri gerekiyor. Her şeyi yüzde yüz bilemiyorsunuz, her şey kitapta yazdığı gibi olmuyor; bazen yaşayarak öğreniyorsunuz. Emin olun, istediğiniz kadar kural koyun, çocuklar sizi çevirip dolaştırıp "O kuralları bırak, gel bana" diyor. Bu yüzden temel kuralların etrafına çok fazla kural koymak yerine biraz da doğallığına, akışına bırakmak gerekiyor.

Karan ve Kerem'in karakterleri arasında nasıl farklar görüyorsunuz Birlikte yapmaktan keyif aldığınız şey ne

Kendi kardeşimden, arkadaşlarımdan ve onların kardeşlerinden biliyorum; herkes farklı karakterlerde olabiliyor. Ama kendi çocuklarımın bu kadar farklı olabileceğini tahmin etmiyordum. Doğdukları günden bugüne gelişimlerini, aralarındaki farkları, bir araya geldiklerinde bir bütün olmalarını ve sonra tekrar ayrılmalarını gözlemlemek çok değişik bir deneyim. Bunları yaşamak, sınırlar koyup o çerçevenin içinde kalmalarını sağlamak bir ebeveyn olarak bizi çok etkiliyor. En çok boğuşmayı seviyorum. Daha küçük oldukları için boğuşmanın onlara iyi geldiğini düşünüyorum. Bizimkiler erkek olduğu için en eğlenceli aktivitemiz boğuşmak diyebiliriz.

Çocuklarınızın sizi televizyonda görmesi nasıl bir duygu

Tanındığımızı, ünlü olduğumuzu biliyorlar ama bunu ayırt etmeleri kolay değil. Şu an herkesi ünlü sanıyorlar. Önceki dizimde hep at bindiğim için arkadaşlarının da babalarının at binmeyi bildiğini sanıyorlardı. Herkesin babasının ekrana çıktığını, oyuncu ve ünlü olduğunu düşünüyorlar. Karan zamanla bunu anlayabildi ama Kerem henüz çok küçük. Arkadaşına "Senin baban da at biniyor, değil mi" diye sorabiliyor. "Hayır oğlum, onun babası at binmiyor" dediğinizde de "Nasıl yani" diye karşılık veriyor. Çünkü o bu dünyanın içine doğdu.

KARAVANIMDA BİLE EŞİMİ DİNLİYORUM
Eşiniz Fahriye Evcen de yeni dizisi için ayrı bir heyecan yaşıyor...

Evet, Fahriye de yeni diziye başlıyor. Onun için çok mutluyum. Çok güzel bir karakter çıkaracağını biliyorum. Birkaç sahnesini izletti bana, çok iyiydi. Bir de Fahriye çok güzel şarkı söylüyor. Bu dizide de söyleyecek diye biliyorum. İki üç demosunu attı bana, bayıldım. Karavanımda bile Fahriye'yi dinliyorum. Sesi çok güzel, yorumunu seviyorum. Evde de karımı, onun şarkılarını dinliyorum. Bana kalsa her şeyi baştan aşağı seslendirsin, ben de hep onu dinleyeyim.

YURTDIŞINDAKİ ETKİMİN FAZLA OLDUĞUNU BİLİYORUM
Türkiye'de tanınan bir oyuncu olmanın ötesinde, yurtdışında da büyük bir hayran kitlesine sahipsiniz. Farklı ülkelerde gördüğünüz ilgi size ne hissettiriyor Türkiye'yi ve Türk kültürünü temsil ettiğinize dair bir sorumluluk hissediyor musunuz

Türk dizileri sayesinde Türkiye'de ve dünyanın birçok yerinde tanınıyoruz. Yaptığınız işin karşılığını görüyor, farklı ülkelerdeki evlere giriyorsunuz. Gerçekten de Türk dizilerinin izlenme oranları bir buçuk, iki milyar insanı bulabiliyor. Osman'da da diğer işlerimde de bu rakamlar çok yüksekti. Bu kadar geniş bir kitleye ulaştığınızda bize büyük sorumluluk düşüyor. Yurt dışındaki etkimizi artırmak için insanlarla daha fazla iletişim kurmamız gerekiyor. Ben bu sorumluluğun farkındayım ve elimden geldiğince yerine getiriyorum. Son dört dizim yurtdışında çok fazla yayınlandı. O yüzden yurtdışındaki etkimin fazla olduğunu biliyorum. 'Güneşin Doğduğu Yer'de beşincisi olacak. Bununla ilgili sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz.