Kebabınız hangi kitabın ateşiyle pişsin istersiniz

AVRUPA büyük bir kitap hırsızlığıyla çalkalanıyor.

İddiaya göre bu II. Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük kitap hırsızlığı. BBC'de yer alan habere göre sahte pasaportlarla kütüphanelere giren hırsızların, nadir basım kitapların yerine maketlerini koyarak kayıplara karıştıkları belirlendi. Nisan 2022'de Estonya'daki Tartu Üniversitesi Kütüphanesi'ne gelen iki kişi, 19. yüzyılın edebiyatçılarından Rus şair ve oyun yazarı Aleksandr Puşkin ile Ukrayna kökenli Rus yazar Nikolay Gogol'a ait kitapları, gerçeğinden ayırt edilmesi zor kopyalar ile değiştirdi.

Baltık ülkeleri ve Fransa'ya kadar birçok Avrupa kütüphanesinden Rus klasikleri ve diğer nadir Rusça eserlerin çalındığı ortaya çıkarken, eserlerin toplam değeri 700 bin dolar olarak hesaplandı.

Bazı yerlerde orijinaller kopyalarla değiştirilirken, bazılarında ise kitaplar sadece kütüphaneden alındı ve bir daha geri getirilmedi. Avrupa Birliği Polis Teşkilatı'nın (Europol) 'Puşkin Operasyonu' adını verdiği soruşturma kapsamında, kitapları çaldıkları iddiasıyla Gürcü bir aile hapse atılırken, kitaplar hâlâ kayıp.

Haberin Devamı

Tartu ve Tallinn kütüphanelerinden yapılan hırsızlıklarla ilgili olarak ilk tutuklanan kişi 48 yaşındaki Beqa Tsirekidze oldu. Hırsızlıkları devam ettirenler ise oğlu ve gelini.

Estonya'daki hapishanede bulunan Tsirekidze, "Yarım kilo altın, yani 60 bin dolar değerinde, 22 silahlı adam tarafından korunuyor. Aynı değerde iki kitap ise Avrupa'daki bir kütüphanede, yaşlı bir teyzenin gözetimine bırakılmış durumda. Çoğu zaman güvenlik kamerası bile yok" diyor.

İmzalı kitapların ve ilk baskıların müzayedelerde astronomik fiyatlara alıcı bulduğu bir gerçek. Kolay ulaşılabilir olmaları onları hedef haline getiriyor.

Bir iddiaya göre milli değer olarak görülen, özellikle 19. yüzyıl Rus klasiklerinin ilk baskıları bu şekilde sipariş hırsızlıklarla vatanına dönüyor.

DİSTOPYA GERÇEK Mİ OLUYOR

Bütün bu hırsızlık olayları son dönem çağdaş Rus edebiyatının önde gelen isimlerinden Vladimir Sorokin'in bir tür distopya olarak kaleme aldığı Manaraga romanını hatırlattı bana. Sorokin'in klasik eserleri kütüphanelerden çalararak odun olarak kullanan bir çetenin hikayesini anlattığı 2007 tarihli romanı bu yıl mayıs ayında Can Yayınları tarafından Türkçeye çevrilerek yayımlandı.

Haberin Devamı

Bu alegorik romanda olaylar kitap basımının artık yapılmadığı, para dışında kâğıt materyalin kullanılmadığı 2037 yılında geçiyor. Müzelerde korunan az sayıda kitap dışında hiç kitabın basılmadığı bu dönemde yeni bir moda ortaya çıkıyor: Book'n' grill. Zenginlerin, çok para kazanan mafyanın ve elitistlerin merak sardığı bu modada, kitapların nadir, eski ve ilk baskıları kömür olarak kullanılarak üzerinde gurme yemekler pişiriliyor. Kitabın Rus asıllı baş karakteri Geza da bu tehlikeli ve prestijli mesleğin önde gelen ustalarından. Hangi klasiklerin ve baskıların hangi yemekle uyumlu olduğunu, hangilerinin en iyi lezzeti verdiğini bilen seçkin bir book'n' grill ustası. Dünyanın yazılı kültürünü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakan bu modanın da kendine göre riskleri ve katı kuralları var. Yasalarla korunan kitapları yakmanın cezası büyük, ancak o oranda kazancı da yüksek. İşin en önemli yanı da o ilk baskıların nerede bulunduğunu tespit edip çalmak.

Haberin Devamı

İLK BOOK'N' GRILL 'FİNNEGAN UYANMASI' İLE YAPILDI

Yazar romanında book'n' grill modasının ortaya çıkışını şöyle anlatıyor: "İnsanlığın kitap basmayı bırakıp mevcut olanları en değerli müze parçaları halinde ebediyete bıraktığı gün aynı zamanda book'n' grill kavramının da doğduğu gündür. Efendim malum, İnsanoğlu her zaman yasak olan meyveye meyletmiştir. İnsanlık tarafından basılmış kitapların yüzde doksanı geri dönüşüm için hammadde olarak kullanıldı ya da evlerde kalabalık etmesin diye kaldırılıp doğrudan çöpe atıldı. Ancak geriye kalan ve müze ya da kütüphanelerde kendine yer bulan yüzde 10'luk miktarsa insanlığın en elit kısmına şaşırtıcı bir tutkunun ilham kaynağı oldu. Ve ilk biftek 12 yıl önce Londra'da, British Museum'dan çalınan ilk baskı Finnegan Uyanması'nın alevleri üzerinde kızartıldı. Dört büyük adam tarafından pişirildi ve yendi. Book'n' grill kavramı böylece doğdu. Ve son yıllarda büyük bir gelenek haline gelen o müthiş tutkunun temeli de atılmış oldu