Ayasofya'ya saygı kitabı

İNSANLIK tarihinin en önemli inanç merkezlerinden ve kültürel değerlerinden biri olan Ayasofya'ya saygı duruşu niteliğinde bir eser 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi' kitabı.

Demirören Yayınları'nın koleksiyon serisinden çıkan kitap caminin ibadete açılışının altıncı yıl dönümü olan 24 Temmuz Cuma günü okurla buluştu.

2020 yılında Ayasofya'yı yeniden ibadete açan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'takdim'i ile açılan esere Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören de bir sunuş yazdı.

Ayasofya, Megala Ekklesia (Büyük Kilise) olarak 27 Aralık 537'deki açılışından İstanbul'un fethine madar 916 sene kilise, 29 Mayıs 1453'ten 24 Kasım 1934'teki kararname ile müzeye çevrilmesine kadar 481 sene cami, bu tarihten itibaren 86 yıl müze olarak kullanıldı. 24 Temmuz 2020'de Cuma namazı ile birlikte Ayasofya-i Kebir Câmi-i Şerîfi adıyla tekrar aktif bir cami olarak kullanılmaya başlandı.

Haberin Devamı

OSMANLI'NIN MEDENİYET ANLAYIŞININ SİMGESİ

İstanbul'un Fatih Sultan Mehmed tarafından fethinin en önemli nişanesi olarak kabul edilen Ayasofya, Osmanlı'nın medeniyet anlayışının en önemli simgelerinden biri oldu.

Kitabı hazırlayan Yüksel Yücel'in de belirttiği gibi Osmanlı Devleti için Ayasofya Camii bir fetih hatırasından çok büyük bir emanet olarak kabul edildi. Fatih Sultan Mehmed tarafından sağlanan vakıf gelirleriyle sürdürülen bakım faaliyetleri, zamanın ve tabiatın yıpratıcı şartlarına karşı alınan tedbirler bu anlayışın somut göstergeleri oldu. Ayasofya yüzyıllar boyunca padişahların, mimarların, sanatkarların elinde hem korundu hem de Türk-İslâm mimarisinin estetik teknik birikimiyle zenginleştirildi.

Bizans döneminde yapılan Hazret-i Meryem ve Hazret-i İsa'yı tasvir eden çeşitli mozaiklere Sultan ll. Mahmud'un, Sultan lll. Ahmed'in, Sultan ll. Mustafa'nın hat levhaları eklendi.

Haberin Devamı

Ayasofya'nın günümüze kadar sağlam bir şekilde gelmesinde Mimar Sinan'ın ll. Selim döneminde yürüttüğü onarım faaliyetinin ve mimarlık dehasının çok büyük katkısı oldu. Tarih boyunca yapılan çalışmalar sonucunda Ayasofya, Bizans ve Osmanlı medeniyetlerinin, mimarlık ve sanat anlayışlarının yan yana geldiği anıtsal yapılardan biri olarak günümüze ulaştı. Kitap belgeler ve fotoğraflarla bütün bu zengin tarihi bize tekrar hatırlatıyor.

BERGAMALI ÇİFTÇİ MEHMED'İN ALTIN DOLU KÜPLERİ

Kitapta Ayasofya'daki her sütununun, sütun başının, kubbesinin, minarelerinin, mozaiklerinin, hat levhaların, ek yapıların, hatta avizelerin hikayeleri tek tek anlatılıyor. Ayasofya'nın ana mekânında bulunan iki mermer küpün hikayesi de anlatılanlar arasında. Beyaz mermerden oyularak yapılan bu küpler