30 yıllık bir sanat yolculuğu

İstanbul'un sanat dünyasında 30 yıl boyunca köklü aile mirasını taşıyan Galeri EVİN, gelenekle yeniliği harmanlayarak nasıl bir kültür kurumu haline geldi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Bebek'teki tarihi konakta faaliyet gösteren Galeri EVİN, 30 yılında 250'den fazla sergiye ev sahipliği yaparak İstanbul sanat sahnesinin önemli bir durağı olmuştur. Yazı, geleneksel aile mirasını çağdaş sanatsal ifade ve toplumsal duyarlılıkla birleştiren galerinin başarısını vurgularken, kuşaklar arası devamlılığın sanat kurumlarında ne kadar kritik rol oynadığını sorguluyor.

İSTANBUL'un popüler semtlerinden Bebek'te tarihi bir konak sanat dünyasının nadide bulunan mücevherlerinden biri gibidir.

Büyük Bebek Deresi Sokak, 13 numaradaki bu beyaz bina Türkiye'de sanat galerisi olarak kullanılmak üzere baştan tasarlanmış ilk yapı olma özelliğini taşımaktadır.

1996 yılında ünlü sanatçılar Nuri İyem ve Nasip İyem'in oğlu Ümit İyem ile eşi Evin İyem'in açtığı sanat galerisi 2003 yılında günümüzde hâlâ faaliyetlerini sürdürdüğü bu tarihi konağa taşındı.

Galeri Evin, köklü aile mirasını özgün sanatsal ifade, güvene dayalı ilişkiler ve toplumsal duyarlılık temelinde yaşatırken; aynı zamanda çağın değişen koşullarına uyum sağlayan yenilikçi bir yaklaşımla biçimlendi.

Çalıştığı sanatçılara kendilerini evlerinde hissettiren, ziyaretçilerine gerçek bir kültür ortamı sunarak galeriyi İstanbul sanat dünyasının önemli duraklarından biri haline getiren Evin İyem'i ne yazık ki erken bir yaşta, 2018 yılında kaybettik.

Haberin Devamı

Galeri bugün ailenin üçüncü kuşak temsilcileri olan Osman Nuri İyem ve Gizem Kâhya İyem yönetiminde faaliyetlerini sürdürüyor.

250'NİN ÜZERİNDE SERGİ

Bugüne kadar 250'nin üzerinde sergiye ev sahipliği yapan EVİ, 30'uncu yılını 'Uzun Soluklu Bir Yolculuk: EVİN'in 30 Yılı' başlıklı sergisiyle kutluyor. 4 Nisan'da açılan sergi bugüne dek galeriyle yolu kesişen sanatçılardan özel bir seçkiyi barındırıyor. Küratörlüğünü EVİN'in direktörü Gizem Kâhya İyem'in üstlendiği sergi, zaman içinde galerinin çatısı altında kurulmuş bağları görünür kılmayı amaçlıyor. EVİN'in geçen 30 yılını yalnızca kronolojik bir tarih olarak değil, iç içe geçen bağlardan oluşan bir hafıza alanı olarak ele alan sergide yapıtlarla birlikte EVİN'in geçen 30 yılına dair kişisel anekdotlar, arşiv belgeleri, söyleşiler ve efemeralar da gün ışığına çıkıyor. Sergi vesilesiyle EVİN'in uzun soluklu yolculuğu kolektif bir hatırlama ve paylaşma zeminine dönüşüyor.