Yenilikçilerin zor sınavı: Köprüler yıkılırken

İsrail-ABD-İran savaşı başladığında birkaç ay boyunca medyada başka bir gündem olmadı. CHP'nin bu ülkede konuşulma kabiliyeti o kadar yüksek ki, butlan kararından sonra neredeyse hiçbir gündem CHP'nin konuşulmasının önüne geçemedi.

Bugün ikiye bölünmüş bir Cumhuriyet Halk Partisi var ve her iki taraf da birbirlerine karşı oldukça kararlı ve keskin bir şekilde duruyor.

Cumhuriyet Halk Partisi'nde parti içi rekabet bugün ortaya çıkmış bir durum değildir. Partinin neden iktidar olamadığı çoğu zaman gündem olmuştur. Bunun cevabı çok nettir: Yakın zamana kadar CHP'nin iktidar olmaya ihtiyacı yoktu; çünkü devlet aygıtı ellerindeydi.

Bu sebepten dolayı partiyi elde tutmak her zaman iktidar olmaktan daha kıymetli bir durumdu. Bu nedenle iktidar-muhalefet rekabetinden çok, parti içi çekişmeler CHP siyasetinin mihverini oluşturmuştur.

Türkiye'de vesayetin ortadan kalkması, dış güçler dediğimiz heyulanın siyaset üzerindeki etkisinin azalması, siyasetin geleceğine doğrudan seçmenin yön vermesi, güçlü bir iktidar ve güçlü bir liderin varlığı CHP'yi yeni arayışlara itti.

CHP, iktidar karşıtlığını bir iktidar alternatifi olma arayışıyla değil, var olanı yok sayarak muhalefet etme yoluna gitti. Bu yaklaşım, partinin kodlarından kaynaklı bir problemdir.

Demokrat Parti iktidar olduğunda CHP'liler bu partiyi, kendi hakkınmüktesep olarak gördükleri iktidarı gasp eden arızi bir durum olarak gördüler. Çevreden gelen ve cumhuriyete karşı olduğunu düşündükleri bu hareketi, bir gün yok edilmesi gereken geçici bir dönem saydılar.

Partinin Anavatan Partisi, Refah Partisi ve çeyrek asırdır iktidarda olmasına rağmen başlangıçta AK Parti'ye karşı tutumu da benzerliğini korudu. "Cumhuriyet tehlike altında" diyerek partileri ve liderleri rejim için sorun olarak gördüler.

Son yerel seçimden sonra partinin oyları yüzde 30'lara çıktı. Yenilikçi ekibin bir konforu vardı. Bu kitle, güçlü iktidar ve güçlü lidere muhalif bir kitleydi ve kitlenin topyekûn muhalifliği parti yönetimini tembelliğe sürükledi. Hiçbir konuda siyaset seti geliştirmediler. Kendi iç sorunlarına eğilmediler.

Bugün parti iki başlı bir partiye dönüştü. Kılıçdaroğlu partiyi doğrudan yönetmeye geldi. Başka bir ihtimale fırsat vermiyor.

Yenilikçi ekibin partiden ayrılıp yeni bir parti kurmaktan başka çıkar yolu kalmadı. Sorun da tam burada başlıyor.

1- Parti yeni bir parti mi olacak, bir başka partinin içine girip onu mu dönüştürecekler

2- Kurulacak parti CHP'ye ne kadar benzeyecek

3- CHP sosyolojisi bu yeni durumu nasıl karşılayacak

4- Yeni partideki kanaat önderleri arasında yapılacak rol dağılımı nasıl bir kırılma oluşturacak