Türkiye bugünlere nasıl geldi

Dün Kandil'den gelen mesajda, PKK Abdullah Öcalan'ın çağrısı doğrultusunda kendisini feshedeceğini ilan ettiği belirtildi. Bu, Yeni Türkiye'nin ufuklarını yüzyıl ötesine taşıyacak bir zeminin oluşması anlamına gelir.

Sezai Karakoç'un bütün yazılarında sıklıkla dillendirdiği bir "Gündönümü" ifadesi vardır. Farklı yazılarda farklı anlamlar ve içerikler kazanıyordu. Türkiye ve bölge ülkeleri için bu, bir gündönümüdür. İki yüzyıldır yenilgi, kayıp ve kara haber almaya alışmış mazlum Anadolu insanı, gündönümünden sonra hep hayırlı haberler alacaktır ve gün dönmüştür.

Emperyalistlerin kurmuş oldukları kültürel ve siyasi hegemonyadan dolayı kendi faziletlerimizi dahi korkarak dillendirdiğimiz için Türkiye'de Sayın Erdoğan'ın devrimlerinin neye karşılık geldiğini hâlâ anlayamadık.

Dün Suriye'de halk devrimi oldu ve kısa sürede yeni bir devlet kuruldu. Hemen ardından yapılan tartışmalarda devekuşu gibi kafasını kuma gömenler, "Efendim, bu işin arkasında İsrail var, ABD var" demeye başladılar. Yaşanan aşağılık kompleksinden dolayı Türkiye'nin sürece olan katkısı, bir grup sömürgeci bekçi güruhunun aklına bile gelmedi.

Genar, Türkiye Raporu adı altında her ay bilimsel araştırmalar yaparak rapor hazırlıyor. İnanın, bir yıl içinde konular eskiyor ve biz aylık yayında dahi gündeme yetişmekte zorlanıyoruz.


Bugünlere nasıl geldik

Suriye iç savaşı ile birlikte ABD ve Türkiye'nin çıkarlarının ortak olmadığı ortaya çıktı. Diğer taraftan, bu deneyim uluslararası güçlerin NATO vb. ülkeleri koruma amacının Türkiye bir anlam ifade etmediğini iyice anlaşılır hâle getirdi.

ABD ile Türkiye'nin çıkarları çatışınca, PKK, FETÖ ve DEAŞ anlaşmış gibi Türkiye'ye saldırıya geçti. Türkiye için bağımsızlık yönünde adım atmak zor bir karardı.

Öncelikle Türkiye sert gücünü devreye soktu. Daha sonra Libya, Katar ve Azerbaycan'daki başarılar geldi. NATO ile kurulan bütün dış politika ilişkileri çöktü. Türkiye'nin yıkılmadan ayakta kalması, güçlü ordusuyla var olması ve tüm diplomatik ilişkileri kendi gücüyle yeniden oluşturması sağlandı. BAE, Mısır, Suudi Arabistan ve bölgesel ilişkiler yeniden şekillendi.

1. Pençe-Kilit Harekâtı ve Kalkınma Yolu Projesi ile Irak'ın istikrarı merkeze alındı. Irak'ın bir devlet olarak Türkiye ile birlikte güçleneceği kanaati oluştu.

2. PKK'nın Suriye ile bağlantısı kesildi ve kilit kapandı.

3. Terörle mücadele devam ederken demokratik kazanımlardan vazgeçilmedi. Türkiye genelinde demokratikleşme süreçleri daha da güçlendirildi.

4. Güneydoğu Anadolu'nun kalkınması sağlandı. Kamu hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma imkânı artırıldı ve geri kalmışlık hissi azaldı.

5. Devlet, Diyarbakır ve İzmir'i kamu yatırımları anlamında eşitledi. Hatta Diyarbakır daha avantajlı hâle geldi.

6. Bölgesel konjonktür değişti ve Türkiye bölgesel bir güç hâline geldi.

7. Suriye'de halk devrimi gerçekleşti ve yeni devlet Kürtleri asli vatandaşları olarak tanımlıyor.

8. Türkiye, NATO içinde bağımsız politika geliştirmeye başladı. Bağımlı değişken olan Avrupa ülkelerinin ne hâle düştüğünü adeta karikatür gibi izliyoruz.

9. Cumhur İttifakı, MHP birlikteliğinden dolayı eleştirildi. Ancak Cumhur İttifakı, bugüne kadar bölge meseleleri ve Kürtlerle ilgili hiçbir kazanılmış haktan geri adım atmadı. Son çağrıyı yapan Sayın Devlet Bahçeli olduğuna göre, bu eleştirinin de yersizliği ortaya çıkmıştır.