Demokratik ülkelerde meşruiyetin kaynağını anayasal haklar ve kamuoyu desteği belirler. Bu sebeple, AK Parti hükümetleri döneminde ülke ne zaman bir krizle karşı karşıya kalsa, Sayın Erdoğan konuyu halka taşımış ve meşruiyetin kaynağı olan halktan destek aldıktan sonra yoluna devam etmiştir.
"Terörsüz Türkiye" ya da Türklerin ve Kürtlerin gelecek yüzyılı birlikte inşa etmeleri tezi gündeme geldikten sonra, kamuoyunun bu konuda ne düşündüğüne dair büyük bir merak oluştu. Çözüm süreci döneminde birçok alanda kamuoyu araştırmaları yaptık ve sürece katkı sağlamak adına entelektüel bir altyapı oluşturma yönünde önemli çalışmalar gerçekleştirdik.
Çözüm süreci sona erdikten sonra, belli aralıklarla bölgeye giderek birçok kanaat önderi, STK temsilcisi, aşiret mensubu ve vatandaşla görüşmeler yaptım. Elde ettiğim ciddi verileri Ankara'ya dönüp detaylı bir şekilde hükümet ve siyasi temsilcilere aktardım.
2015 yılında, çözüm süreci sona ermiş ve PKK, şehirlerde etkinliğini artırmıştı. Bir esnaf ziyareti yapmak isteseniz cadde ve sokakların her köşesinde sizi gözetleyen kişilerin olduğunu alenen görebiliyordunuz. Diyarbakır, Mardin ve Batman illerinde derinlemesine görüşmeler yaptık. Mardinli bir iş insanı, o döneme dair ilginç bir anekdot paylaştı:
Kalabalık bir ortamda oturuyorduk ve PKK tezleri havada uçuşuyordu. Aklımıza hayalimize gelmeyecek kadar garip komplolar dinliyorduk. Yaşlı bir esnaf, "Evladım bakın," dedi. "Bir-iki arkadaş başka bir ildeyiz, kalabalık bir kahvede konuşuyorduk. Ben 'Bir Kürt olarak...' cümlesini kurunca yanımdaki adam kısık bir sesle, 'Abi böyle konuşabiliyor muyuz' dedi. 'Ülkede AK Parti iktidarı var, biz her yerde ve her zaman Kürt olduğumuzu rahatça söyleyebiliyoruz,' dedim."
Bu sohbet derinleştikçe, her Güneydoğulu kanaat önderi gibi, eski dönemlerle AK Parti iktidarını mukayese etti. Buna benzer birçok hatıra dinledik. Ancak o günlerde ortam barut kokuyordu ve şartlar barıştan çok uzaktı.
Ankara'da sunum yaparken, "Bu kısa zamanda ne yapılabilirse yapılmalı; uzun vadede ise bölgenin siyaset yoluyla dönüştürülmesi gerekmektedir," diyerek bu konuyu sıklıkla vurgulamıştım.
Bugün dünyadaki jeopolitik ve bölgesel şartlar değişti. Türkiye güçlendi ve Türk ordusu dünyanın en güçlü ordularından biri haline geldi. Türkiye, kendi topraklarını güvenli bir liman haline getirirken bölge ülkelerinin istikrara kavuşması için anahtar rol oynayan bir ülke misyonu üstlendi.
Türkiye genelinde yaptığımız büyük ölçekli bir araştırmada, vatandaşlara "Türkiye'nin en önemli sorunu nedir" diye sorduğumuzda, ekonomiyle başlayan sorunlar listesinde Kürt meselesi yalnızca 1,7 oranında çıktı. Ancak başka bir soruda "Türkiye'de Kürt meselesi var mı" diye sorulduğunda bu oran yüksek seviyelerdeydi. İlk sorudan hareketle, bu ülkede Kürt meselesinin fiilen bitmiş olduğu kanaatine varabiliriz.

79