Serinkanlı bir gençlik yazısı

Maraş'taki elim vakayı dış etki, silah erişimi ve eğitim sistemi sorunu olarak çerçevelendiren yönetim, gençleri korumak için okul-aile dayanışmasını ve 'Maarif Modeli'ni çözüm olarak sunuyor; ancak bu yaklaşım kökü dediği dış tehditleri gerçekten tanımlayabiliyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Maraş olayının milletin kendi değerlerinden kaynaklanmadığını, dış siber tehditlerin ve silah erişiminin sorumlu olduğunu savunarak, Millî Eğitim Bakanlığı'nın okul-aile koordinasyonu ve Maarif Modeli gibi yeni uygulamalarını çözüm olarak takdim etmektedir. Bununla birlikte, gençlerin yüz yüze olduğu sorunları salt dış etkilere ve sistem reformlarına bağlamak, bireysel sorumluluk ve sosyo-ekonomik faktörleri gözardı ediyor mu?

Bir ülkenin tek bir genci, bu ülkenin çocuğudur; ailenin, öğretmenin, okulun, milletin ve devletin çocuğudur. Hepimizin gençlere bakarken anne-baba şefkatiyle yaklaşma zorunluluğu vardır.

Maraş'ta meydana gelen elim vakanın kökü dışarıdadır. Bu hadise, milletin kendi örfünden, kültüründen ve geleneklerinden kaynaklanan bir olay değildir. Siber birimler derinlemesine bir araştırma yaptığında, sanal âlemde bu ve benzeri birçok tehditle karşı karşıya olduğumuzu görecektir. Belki de yeni tedbirlere ihtiyaç duyulacaktır.

Bu hadisede ikinci sorunlu alan ise çocuğun silaha kolay erişiminin olmasıdır. Silaha erişim, ister yasal ister gayri yasal olsun, köklü bir araştırma gerektiren ciddi bir konudur.

Türkiye Cumhuriyeti devleti köklü bir devlettir. Başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere kurumlarımız köklü yapılardır. Kurumların kendi içinde işleyen mekanizmaları vardır; ancak bu tür şok vakalar, olağan süreçlerin dışında ek tedbirlerin alınmasını da gerekli kılar. Bu nedenle ek tedbirlerin hayata geçirilmesi önemlidir.

Okulların açılış döneminde Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin, okul ile ailenin gençlerin eğitimi konusunda ortak hareket etmesi gerektiğini sıkça vurgulamış, bir gencin yetişmesinde tek başına okulun yeterli olmayacağını ifade etmiştir.

Okul-aile dayanışmasını merkeze alan bu yaklaşım, eğitim camiamız için önemli bir yeniliktir. Bu bağlamda Millî Eğitim Bakanlığı'nın, aile randevu sistemi kurarak velilerle sistematik görüşmeler yaptığı ve öğretmen-veli dayanışmasını güçlendirmeye yönelik bir uygulama başlattığını öğrenmiş bulunuyorum.

Millî Eğitim Bakanlığı'nın devreye soktuğu bir diğer uygulama ise "Maarif Modeli"dir. Bu model, öğrenmenin yanı sıra beceriyi de merkeze alan bir yaklaşımdır.

Kelimenin Batı'daki karşılığıyla "holistik", yani bütüncül insan; daha eski bir ifadeyle "insan-ı kâmil' Bizde insan-ı kâmil denince âlimler ve ermişler akla gelir. Oysa kâmil insan; iyi yetişmiş, bilgili, ahlaklı, ailesiyle ve toplumla uyumlu, faydalı bir birey olarak da tanımlanabilir. Nitekim milyonlarca ailenin bu niteliklere sahip evlatları vardır.

Sistemin amacı; bilgili, becerisi yüksek, saygılı, toplum değerleriyle barışık, çalışkan ve yüzü geleceğe dönük bir nesil yetiştirmektir.

Maarif Modeli'ni basitçe anlatan tanıtım yazıları ve videolardan istifade ettim. Bir bölümde Enderun sistemine atıf yapılarak, bir gencin bilgi ve beceri kazanmasından spora, sanattan toplumsal değerlere uyumuna; vizyon, gelecek ve heyecan sahibi olmasına kadar "mükemmel insanın nasıl yetişeceği" çerçevesinde kapsamlı bilgiler sunulmaktadır.

Genç bir nüfusa sahibiz, dinamik bir ülkeyiz. Ancak bir gencin geleceğe hazırlanması, özellikle Amerikan kültürünün yoğun etkisi altında bulunduğumuz bu çağda, kendi içinde birçok zorluk barındırmaktadır.