İhmal edilmiş her bir genç memleket için beka sorunudur

Maraş katliamı sonrası yazar, Batı liberalizmini kültür emperyalizmi olarak suçlarken, aile ve devlet değerlerinin gençleri kurtarması gerektiğini söylüyor; peki bu reçete dijital çağın gerçek tehditlerini çözmek için yeterli mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Maraş okulunda yaşanan katliamın kökünde Batı liberalizmi, kültür emperyalizmi ve internet bağımlılığının yattığını iddia ediyor ve bunu Filistin soykırımı, Epstein skandalı gibi örneklerle bağlantılandırıyor. Çözüm olarak aile, devlet, eğitim ve sivil toplum aracılığıyla değer üretimi ve sınır koymayı öne sürüyor. Fakat yazarın Batı medeniyetini çerçeveleyen siyasi analizi, bireyin çağdaş dijital ortamdaki psikolojik kırılganlığını yeterince açıklar mı?

Bandırmalı Ali Efendi, "Bir genci kurtarmak vatanı kurtarmak gibidir" der.

Dünya devletleri arasında ABD tesirine fırtınaya tutulmuş gibi açık olan iki devlet var. Bunlardan birisi Güney Kore, ikincisi Türkiye'dir. İngiltere, Almanya, Fransa sanılanın aksine Amerikan liberal ahlaksızlığına Türkiye'den daha kapalı ülkelerdir.

Maraş'taki okul katliamı her birimizi derinden sarstı. Her fikir sahibi kendi bakış açısına göre bir şeyler söylemeye çalışıyor. Bu hassas konuyu ele alırken temel dayanakları yerli yerine koymak lazım.

Öncelikli olarak, ülkemizde vahim bir mesele gündeme geldiğinde, liberal söylemin sözcülüğünü yapanlar hemen ileri atılıp bu işlerin çözümünün yasaklarla, norm üretmekle, değer aşılamakla olmayacağını; kişinin de bedeninin de özgür bırakılması gerektiğini savunarak her türlü kötülüğün içimize akmasına zemin hazırlayan bir ön kabulle konulara yaklaşırlar. Oysa GENAR Türkiye raporunun ulaştırma bakanlığı için sormuş olduğu sorularda halkın %70'e yakını, 15 yaş altı çocuklar için internet sınırlaması getirilmesini istemektedir.

1- Maraş'ta meydana gelen vahim hadiseden sonra biz alelacele Türk toplumunu, aile yapısını, temel eğitimi, üniversiteyi, sivil toplum örgütlerini ve devlet mekanizmasını suçlamayacağız. Fakat her birinin ayrı ayrı sorumluluklarının olduğunu da unutmayacağız.

2- Bu vaka özelinde konuyu ele alacak olursak, dünyada insanlığı kirleten ve bu tehlikeli oyunları yazan bir akıl vardır. Milyarlarca gencin olduğu dünyamızda bu oyunları oynayan, kendi içinde kapalı yapılar oluşturan, planlanmış sapkınlıkların içine düşen çocuk sayısı az değildir. Devletin siber birimleri konuyu incelediğinde, kişi özelinde karanlık bir dünya ile karşılaşacağımızdan eminim.

3- Bu ülkenin müstemleke aydınları bize her türlü Batı esintisine açık olmanın dışında bir norm, değer, ahlak ve din etkisi önermediler. Bu bağlamda eskiden var olan kültür emperyalizmi etkisi, internetin keşfi ve sosyal medyanın etkisiyle içimizden rüzgâr gibi her şeyi delip geçmeye başladı.

4- Bu memlekette din üzerinden, ahlak üzerinden, devlet ve toplumun ortak yaşamını belirleyen normlar ve değerler üzerinden cümle kurmak neredeyse küfre eş değer sayıldı.

5- İsrail soykırımı ve Epstein skandalı şunu göstermiştir ki Batı medeniyetinin kökü, sömürgecilikten insanlığı yok edecek siyonist sapkın bir zümrenin eline geçmiştir. Eşcinsellik, insanlığın nüfusunu azaltan ve insan hayatını yok edecek birçok organizasyon; psikologlardan pedagoglara, hukuk sisteminden medya düzenine kadar yok edici bir mekanizma olarak işletilmektedir. Gazze'de yüz bin sivilin soykırıma uğraması ve ateşkesten sonra her gün yaklaşık 40 kadın ve çocuğun öldürülmesini neyle açıkla-yacağız

Ülkemizin kalkınma problemleri vardı, kentleşme problemleri vardı. Anadolu'dan insanlar geldi, kentlerde tutunmaya çalıştı; ev aldı, işe girdi, çocuklarını canhıraş bir şekilde okutmaya çalıştı. Bu bir dönemdi ve bu milletin çocukları bütün bu badirelerin üstesinden geldi.

Dünyada küresel sisteme bu kadar açık olup da aile ve toplum değerlerini koruyan başka bir millet yoktur. Türk aile yapısı ve toplum yapısı sağlamdır. 15 Temmuz dahil birçok zor sınavda bu millet yüksek ahlakını göstermiştir.

İhmal edilmiş her bir fert memleket için sorundur.

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki dijital hız çağı, önceki çağ değişimlerine benzemeyen, baş döndürücü bir hızla fırtına gibi içimizi kasıp kavuruyor. Bu yeni tehdit karşısında ne yapacağız