AK Parti adım adım adaylarını açıklıyor. Perşembe günü başta deprem bölgesi adayları olmak üzere büyükşehirlerin ve illerin adaylarını ilan etti. İstanbul gündemde olunca tek başına konuşulan şehir olur. İstanbul'un gündem olmadığı yerde Ankara, İzmir ve deprem bölgesi gündem oldu.AK Parti, deprem bölgesinde üç ilin adayını yeni isimlerden seçti. Kahramanmaraş, Malatya ve Adıyaman. Buna mukabil CHP, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ı yeniden aday gösterdi. AK Parti'nin her üç ilde de oy oranları çok yüksek ve belediye başkanları deprem öncesi başarılı idi. Deprem zamanında, AK Parti, hükümet, belediyeler, halk, sivil toplum örgütleri ve iş adamları hep birlikte seferber oldular. AK Parti bırakın depremden dolayı oy kaybetmeyi deprem bölgesinden beklenenin üzerinde oy aldı.Depremde şehirlerin büyük yıkıma uğraması ve belediye başkanlarının hâlihazırda muhatap olarak kalmaları onların kamuoyu desteğini azaltmıştır. Başkanların değiştirilmesi deprem öncesi başarı durumları ile ilgili değil depremin oluşturduğu olumsuzluklardır. Muhalefet partilerinin ortak beklentisi, hükümetin depremin yıkıcı etkilerinden dolayı büyük oranda oy kaybına uğraması. Depremden bir ay sonra yaptığımız araştırmada ülke genelinde AK Parti'nin oyları yüzde 42,7'ye yükselmişti. Bu sonuçlar, başta muhalefet partileri olmak üzere herkesi şaşırtmıştı. Çünkü seçmen hükümetin nasıl bir seferberlikle işe el attığını görmüş oldu.Depremde CHP'li büyükşehir belediyeleri bir varlık gösteremedi. İstanbul itfaiyesi Kadir Topbaş zamanından afetlerle mücadele için çok büyük oranda makine parkı oluşturmuş. Yetkililerin ifadesine göre İBB'nin elinde olan makine parkı ve yetişmiş insan gücü bütün büyükşehirlerin toplamı kadarmış. Peki, bu birikim nasıl kullanıldı CHP tek başına Hatay'da bile varlık gösteremedi. AK Partili iki belediye Hatay'da efsaneleşti: Kocaeli ve Konya. Ankara: Bilindiği gibi Ankara milliyetçi bir şehir. AK Parti, Melih Gökçek'i görevden aldığında Mustafa Tuna kısa süre görev yaptı. İlginç bir şekilde Ankara Mustafa Tuna'yı benimsemişti. Seçmende ilginç bir sezgi ve ön kabul var ve bir yöneticiyi neden sevdiğini bir başkasını neden benimsemediğini fark edemiyorsunuz. Fakat halkın bilgeliği diye bir şey vardır. O dönemde AK Parti, kendi siyasi temsilini halktan uzak olmak ve kibirli olmakla eleştiriyordu. Belki de Tuna bu durumun zıddı bir yerde duruyordu.Sürecin geride kalmasına rağmen bu görevden alma olayının hâlâ parti içinde bir sahibi yoktur. Kimin aklına geldi, kim projelendirdi, kim sahiplendi bugün herkes bu sorulardan kaçmaktadır. Ve uygulama sahipsiz kalmıştır. Dillendirme işini o dönem kötüye kullanılan bir
Modern çağın sonu ve Orman Kanunu'na dönüş
04-01-2026
11
İsrail kendi geleceğini yok ediyor
30-12-2025
29
1 Ocak'ta İstanbul, Filistin diye haykıracak
28-12-2025
29
Serinkanlı bir seçim analizi
07-04-2024
367
Yeniden Refah Partisi MHP'nin yaptığını yapabilir mi
18-02-2024
351
CHP'nin bilime yalan söyletme geleneğini İmamoğlu sürdürüyor
02-01-2024
287
Planlı iki saldırı üzerinden birey, STK ve siyaset analizi
14-04-2024
233
