Aytunç Altındal bir mülakatında şöyle diyor: "Bu CHP'liler iş yapmayı bilmez. Memleket için faydalı hiçbir iş yapmazlar. Fakat 10 CHP'li bir araya gelse, memleketi karıştırırlar."
Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönettiği belediyelerin durumu ortada. Son seçimde birçok belediyeyi daha kazandılar. Şimdi bu belediyelerden birkaçını ele alalım ve bir "sosyal demokrat" belediyenin neyi başardığını soralım.
Bugüne kadar daha çok kentleşmesini tamamlamış belediyeleri kazandıkları için, çivi çakmadan başkanlıklarını sürdürebildiler. İş ve icraat kabiliyetleri olmadığı için, bu ülkenin kurucusunun halk tarafından sevilmesini istismar ederek, "Aman bu belediyeler AK Parti'ye geçmesin" diyen vatandaşların duygularını sömürerek aynı belediyeleri tekrar tekrar kazandılar.
İzmir: Gidin bir İzmirli vatandaşa mikrofon uzatın; İzmir'in hizmet almadığını, sokakların pisliğini anlatır. "Elim kırılsaydı da oy vermeseydim" der, ama bir sonraki seçimde yine CHP'ye oy verir. İzmir Belediye Başkanı, seçimin ertesi günü Hawai tatiline çıksa, seçim günü geri gelse yine kazanır. Siz olsanız bu kadar irrasyonel bir seçmen kitlesinin olduğu yerde iş yapar mısınız İş yapana salak derler!Bakırköy: İstanbul'un en gelişmiş bölgelerinden biri iken, nasıl çöküntü alanına dönüştüğünü İBB Başkanı ile Bakırköy Belediye Başkanı'nın tartışmasından hatırlarsınız. Biri diyor ki: "Bakırköy'ün sokakları yürünmez hale geldi." Diğeri cevap veriyor: "Ana arterler senin; senin kabahatin benden büyük."Şişli: Kentleşmesini 30 yıl önce tamamlamış bir yer. Bugün ise kontrolsüz rant kavgasıyla gündemden düşmüyor. Ya biri kurşunlanır ya biri bacağından vurulur ya belediye başkanı yolsuzluktan tutuklanır.Beşiktaş: Şişli'ye bakın, Beşiktaş'ı anlarsınız. Nedense her göreve gelen başkan yolsuzluktan başka bir şey yapmaz. Seçmen koyun olduktan sonra kim olsa aynı şeyi yapar. Nasılsa koyun gütmek kolaydır!Beykoz: Göreve geldiği ilk haftada yolsuzlukla suçlanan belediye başkanının serüveni evlere şenliktir.İBB: Ekrem İmamoğlu iyi bir reklam kampanyasıyla seçimi kazandı. İki reklamcı, Başkanı yoldan çıkardı, ertesi gün Cumhurbaşkanı adayı ilan edildi. Bir daha da İstanbul'a dönmedi. İstanbul, AK Parti'nin yıllardır yaptığı uçsuz bucaksız yatırımlar sayesinde ayakta kalmaya devam ediyor. Beş yılda ne iş yaptı diye sorarsanız, bugün neyle suçlanıyorsa işte onu yaptı. İBB'deki yolsuzluk ve çıkar odaklı çete suçlamaları, siyasi meydan okumayla örtülemeyecek kadar ciddi. Buzdağının görünen kısmı bu; altı çok daha derin.Sürekli Batılı olmaktan, bilimden, rasyonellikten bahseden; AK Partilileri "biatçı" olmakla suçlayan bu insanlar nasıl oluyor da gerçeklikten kopmuş bir sosyal psikolojiyle güdülenebiliyor
CHP, daha çok zengin illerde ve büyükşehirlerin zengin semtlerinde yaşayan, tuzu kuru, ideolojik olarak solcu ve Batı'ya hayran bir kitlenin oyunu alırdı. AK Parti'deki iktidar yorgunluğu ve ekonomik zorluklar, özellikle emekliler ve dar gelirliler arasında bir tepkiye yol açtı. Bu da CHP'ye rasyonel seçmenden 10 oranında bir destek daha kazandırdı.
Ancak CHP'nin ülkenin geleceği için bir fikri, yerel yönetimlerde bir icraatı, herhangi bir konuda geliştirdiği bir politikası yok. Bu durumda oy tabanını nasıl koruyabiliyor Bu kadar siyasetsiz, hizmetsiz ve vizyonsuz bir parti, AK Parti'nin 2010'lu yıllarındaki hali olsaydı, oyları 20'yi bile geçemezdi.
FETÖ'cüler kendi pisliklerini örtmek için topyekûn bir Erdoğan düşmanlığı başlattı ve geniş bir kitleyi Erdoğan düşmanı yapmayı başardı. Siyasi söylemi olmayan CHP, bu psikolojiyi satın aldı ve aynı yol ve yöntemle ilerledi. Atatürk'ün ismini kötüye kullanarak elinde tuttuğu kitleyi Erdoğan nefretiyle bir arada tutmaya başladı.

96