15 Temmuz hain darbecileri IŞİD terör örgütü ile açıklanabilir mi

Charlie Hebdo saldırıları günlerinde, IŞİD'i (DEAŞ) de ele alan bir makale yayınlamıştım. Bu makale birçok çevrede ilgi gördü. DEAŞ terör örgütü sahneye ilk çıktığı gün, dünya bir şaşkınlık yaşamıştı ve herkes bu terör örgütünü anlamakta zorlanıyordu. Söylemleri çalışılmış, sloganları hazır, Yeşil Kuşak İslâmcılığı döneminden kalma havai tavırlar ve tam bir cinayet şebekesi gibi kılıçla adam kesen, çocuklara cinayet işlettiren, Batılıların ilgisini ve nefretini organize edip ABD'nin Ortadoğu'da tutunmasını sağlamak için Ezidilere tecavüz eden veya onları köle olarak satan bir örgüttü. İngilterenin Hindistan işgalinden başlayan dönemlerde yeni din, yeni tarikat, yeni mezhep icat edip Müslüman valiler eliyle Müslümanlara nasıl zulmedildiğini bilmeyen ve ABD eliyle El Kaidenin nasıl organize edildiğini bilmeyenler, dünyada ortaya çıkan her arıza durum karşısında İslâm'ı suçlayanların hiç de anlayacağı bir terör örgütü değildir DEAŞ. DEAŞ, ABD eliyle sahneye ilk sürüldüğü günlerde Polis Akademisi'nin bir sempozyumu vardı. Güvenlik ve terör başlığını yönetmiştim. Avrupa'dan program için gelen katılımcılar vardı. Ele aldıkları başlıklar DEAŞ'ın iletişim stratejisi ve söylem stratejisiydi. Onlara şu soruyu sordum: Bu Batılı akademisyenler çok iyi yetişmiş ve saygılı insanlar, fakat işin özünü saklamak için suyun köpüğü ile uğraşmayı çok seviyorlar. Bırakın DEAŞ'ın iletişim stratejisini, bu cinayet şebekesini kim kurduİslâm'ın hiçbir döneminde görülmemiş bu portatif örgütün ekonomik kaynakları nereden sağlanıyor İsrail'de fitne yok diye İsrail'e saldırmayan ve Müslümanları canice katleden bu adamların arkasında hangi akıl var Afganistan savaşından bugüne kadar bir terör örgütüne dünyanın dört bir yanından katılım oluyorsa ve Londra merkez camiinde IŞİD için ilânla terörist toplanabiliyorsa bilin ki bu organizasyon büyük biraderin işidir. Makalede Müslümanları üç ana gruba ayırmıştım: 1. Vasat Ümmet: Tevhid akidesi sağlam, nübüvvet konusunda şeksiz şüphesiz Hazreti Peygamberin izinde, Kur'ân, hadis ve İslâm'ın binlerce yıldır oluşturmuş olduğu müktesebatın bir parçası olan ümmet. 2. Şiddet Yanlısı Ümmet: Batılı istihbarat örgütleri eliyle Müslüman ana akımı parçalamak için zaman zaman ortaya çıkarılan terör örgütleridir. El Kaide ve DEAŞ bu grup için en uygun örneklerdir. 3. Pasifleştirilmiş Ümmet: Müslümanlar içerisinden, tabir yerindeyse, Hristiyanlara benzer bir sınıf oluşturmak. Şeriatı olmayan, hukuk düzeni olmayan, insanın günlük yaşamında hiçbir konuya dokunmayan bir Müslümanlık. Konu FETÖ olunca, bu terör örgütüne insanın ümmet demeye dili varmıyor. Pasifleştirilmiş, köleleştirilmiş, mankurtlaştırılmış, küresel emperyalizmin hizmetine sunulmuş bu yapı tam da üçüncü grubun özelliklerini yansıtıyor. Bazı yazılarımda FETÖ'yü açıklamak için DEAŞ'ı örnek verirdim. Şimdi Batılı siyaset bilimciler ve siyasiler DEAŞ'ı açıklamaya çalışırken tıpkı FETÖ gibi ifadelerini kullanıyorlar. Özellikle ABD üretimi örgütler olması bakımından. Her iki terör örgütü de dinsiz örgütlerdir. Burada dinsizlik iman-küfür anlamında kullanılmıyor. Her iki örgütün İslâm dini ile ilgili bir gayesi yoktur. Bizatihi dinî kurumları yok etmek için bir çaba içerisindedirler. İsrail meselesi her iki örgüt açısından turnusol kâğıdıdır. DEAŞ, İsrailde fitne yok derken, FETÖ'nün Kâbe'si İsrail'dir. Ünlü bir FETÖ'cü ile bir televizyon yayınında, yayın arası konuşuyorduk. Adam, "Ben Siyonizmi kabul ediyorum. Siyonizm, Yahudilerin toprak edinme hakkıdır" ifadesini kullandı. "Bu topraklar, gasp edilmiş, işgal edilmiş Filistin toprakları ve Mescid-i Aksa olduğu halde mi" diye bir soru sordum, yüzünü ekşitti ve geri çekildi. DEAŞ, Suriye'de önüne gelen Müslümanı katlederken FETÖ, daha sofistike işlerle meşgul oldu: ASELSAN mühendisleri, Çarşamba Cemaati'ndeki büyük âlimleri, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, Hrant Dink, Rahip Santoro ve bilmediğimiz binlerce siyasi cinayet. Elbette ki FETÖ terör örgütünü tanımlama çalışması, gözleri bağlı insanların fili tarif etmesine benzer. O kadar iyi çalışılmış, o kadar sofistike bir yapı ki zannımca CIA'nın dünyadaki en büyük işletme başarısı. İnsan kaynağı Anadolu insanından, para