Otomotiv Distribütörleri Derneği- ODMD verilerine göre 2025 yılında 1 milyon 084 bin 496 adet otomobil satılmış.
Böylece otomobilde satış rakamı ilk kez 1 milyonun üzerine çıkmış oldu.
Satışların 761 bin 273'ü ise ithal otomobillerden oluşuyor (%70,2.)
Şimdi dış ticaret verileri ile uyumlu olması açısından ilk 11 aylık verilerle devam edelim: 2025 yılının 11 ayında 661 bin 271 adet ithal otomobil satılmış. (İthal edilen ve satılan otomobillerin eşit olduğunu varsayıyoruz)
11 ayda otomobil ithalatına 19 milyar 820 milyon dolar para ödedik. Böylece ithal ettiğimiz her 1 otomobile 29 bin 972 $ para ödemiş olduk.
Şimdi önemli noktaya geliyoruz: 2024 yılında 690 bin otomobil ithal ederken 17 milyar 720 milyon dolar ithalat faturası olmuş. Bu demektir ki, ithal otomobil başına fiyat 25.692 $ ediyordu. Şimdi (2025) bu fiyat 29.972 $.
Biraz daha eskiye gidelim: Mesela 2022'de ithal ettiğimiz otomobil başına fiyat 22.056 $'dı. Hatta 2019 yılında ithal edilen her 1 otomobil fiyatının 15.365 $ ettiğini de hatırlatalım.
Aslında grafikte ithal edilen her 1 otomobilin ortalama fiyatını görüyorsunuz. Bu grafik bize bir gerçeği veriyor:
1-Daha çok otomobil satın alıyoruz
2-Daha çok ithal otomobil kullanıyoruz
3-Daha lüks otomobil ithal ediyoruz
Evet, hem sayı artıyor hem de lüks değeri artıyor.
KONUT REKORUÜlkemizde faizler yüksek ve kredili konut alımı yapılamıyor. Buna rağmen Kasım 2025 itibari ile son 12 ayda 1 milyon 646 bin 770 konut satışı gerçekleşmiş.
Önceki rekor Haziran 2022'de 1 milyon 665 bin konut satışı ile gerçekleşmişti. Arada çok küçük fark var. Konut satışında da rekor seviyelerdeyiz diyebiliriz.
İlanlardaki bazı konut değerlerine bakıyoruz. Satılık öyle konutlar var ki fiyatları 100-200 milyon lira düzeylerinde. Keşke konut satışları yanında bir de satılan konut değerlerini de öğrenebilseydik.
SORUN ENFLASYON DEĞİLTürkiye 80'ler ve 90'ları yüksek enflasyon ile yaşamış bir ülkeydi. Hatta bizim nesil ilk kez düşük enflasyonu AK Parti döneminde görmüştür.
Lakin bu sefer yaşadığımız yüksek enflasyon diğerlerinden çok farklı.
Bu sefer sadece TL enflasyonu yaşamıyoruz; asıl enflasyonumuz dolar enflasyonudur. ABD'de bile fiyatlar dolar bazında bizdeki kadar artmadı.
Bir örnek verelim: Türk-İŞ'in ölçtüğü "Açlık Sınırı" 3 yıl önce 300 dolardı. Oysa şimdi 705 dolara ulaştı.
Türkiye son 3 yılda dolar bazında %135 enflasyon yaşamıştır. Meselemiz TL enflasyonu değil; asıl dolar enflasyonudur.
Bakınız, şu konuyu ülkemizde iktisatçılar bile işlemiyor ve tartışmıyor. Oysa asıl sorunumuz tam da buradadır.
Kişi başına gelirimiz 10 bin dolardan 18 bin dolara geldi ama zerre refah artışı oluşturmadı. Hatta daha da fakirleştik… Çünkü ülkemiz pahalılık içerisinde. Fiyat şişmesini gelir artışı sanıyoruz.
Pahalılık ile enflasyon iç içe geçmiş olsa da farklı şeylerdir.
Pahalılık reel fiyat artışı ile alım gücünün düşmesi sonucu oluşur.

17