Otokrasinin finansmanı

Otoriteyi finanse edemez, dış destek bulmazsa ekonomi çöker mi, yoksa bu senaryo yazarın işleri karmaşık görmesinin bir sonucu mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, iki seçim senaryosu üzerinden Türkiye'nin ekonomik geleceğini analiz ediyor: otoriter sistem ya büyük dış destek ile devam edecek ya da çöküş yaşayacak. Argümanı ihracatçıların yüzde 50 kârdan yüzde 50 zarara düşmesine dayandırıyor. Peki, ekonomik sıkıntı gerçekten rejim değişimine yol açacak kadar radikal bir sonuç yaratabilir mi?

İki senaryo çizelim.

1. Senaryo: Devlet organları ile muhalefete operasyonlar son hızla sürer. Kazanması nerede ise mutlak olan Ekrem İmamoğlu'nun içeride tutulması ve seçimlere girmesine olanak verilmez. Benzer bir süreç Ankara BB Başkanı Mansur Yavaş için de yürütülür. CHP'ye ise 'mutlak butlan' adı altında kayyum veya 'Çağrı Heyeti' atanarak Azerbaycan türü bir seçime gideriz.

Yani sandığa gitmeden kazanacak aday bellidir.

Bu senaryoya göre, ekonomide işlerin düzelme ihtiyacı çok elzem olmaz. Sadece biraz kemerler gevşetilir o kadar.

2. Senaryo: Bu senaryo birinci senaryonun geçersiz kalması halinde devreye girebilir. Avrupa'da otokratik son lider olan ORBAN sandıkta silinir. Yani TRUMP&PUTİN ve NETANYAHU ittifakı artık etkin olamaz. ABD'de de Trump, kasım ara seçimlerinde hezimete uğrar ve etkinliği biter.

İçeride otoriter politikaların finansman ve meşruiyet desteği için dışarıdan beklenen güç gelmez. Yeniden RUSYA ve ÇİN ittifakı için kapılar çalınır ama artık 2023 seçimlerindeki gibi bu dış destek de çalışmaz.

Peki, bu durumda ne olur

DEVALÜASYON İHTİYACI

Yeni bir konu başlığı açmıyoruz. Aynı konunun devamı niteliğinde bir mesele.

Aralık 2025'te yıllık ihracatımız 273,4 milyar dolardı. Mart ayı itibarıyla ihracatımız 271,4 milyar dolara geriledi. İhracatta 2 milyar dolarlık gerilemeye karşılık ithalatımız 4,2 milyar dolar arttı. Yıllık dış ticaret açığımız 92 milyar dolardan 98 milyar doların üstüne çıktı (Rekor Mayıs 2023'te 122,2 milyar dolar)

Altın ve enerji hariç dış açığımızın da 30 milyar dolardan 35 milyar dolara çıktığını ayrıca belirtelim. Yani dış ticarette rakamlar pek iyi gelmiyor. (İhracatta özellikle Avrupa pazarımızı kaybediyoruz; İran saldırısı daha sınırlı etkiliyor)

Elimde dış ticaret odaklı bir bilanço var: 2022-23 yıllarında yüzde 50-55 kâr marjı ile çalışan firma, şimdilerde yüzde 20 kâr marjı ile tutunmaya çalışıyor.

Neden mi

Son 4 yılda yurt içinde fiyatlar ve ücretler (girdi maliyetleri) dolar bazında yüzde 130 civarında artış gösterdi. Oysa ihracatçı firmanın yurt dışı mamul fiyatına yapabildiği zam oranı yüzde 15-20 civarında.

Bunu şöyle ifade edelim: 10 milyon dolara mal edip 15 milyon dolara satıyordunuz. Lakin yurt içi girdi fiyatları 10 milyon dolardan 23 milyon dolara çıkıyor. İhracatta mamul fiyatınız ise, 15 milyon dolardan 18 milyon dolara çıkabiliyor. Yani firmanız 5 milyon dolar kârdan (%50 kâr marjı) 5 milyon dolar zarara dönüyor.

Tek suçunuz yurt içinden girdi ve işçi alıp yurt dışına satarak ülkeye döviz kazandırmak. Kısaca Mehmet Şimşek'in "çalışıyor" dediği ekonomi programı.

Size sadece ücret örneğini vereyim: Ocak 2022'de Türkiye'de ortalama ücretler 458 dolardı. Oysa şimdi (Ocak 2026) ortalama ücretler 1.153 dolara çıkmış durumda. Dolar bazında ortalama ücret artışı %152 (Yıllık ortalamada bile ortalama ücret artışı dolar bazında %100'dür.)

Ana sorun ücret artışında değildir. Sorun ülkedeki tüm fiyatların dolar bazında ortalama yüzde 100-150 arası artmasıdır.

Bu konuyu biraz detaylı yazdım. Çünkü ülkemizin deli gibi yabancı sermayeye ihtiyacı var ve bu ihtiyaç daha da artacaktır.

İhracatta sıkıntı yaşıyoruz ama turizmde yaşamayacak mıyız Hatta müteahhitlik hizmetlerinde bile döviz gelişinde sorunlarımız oluşacak.

Kısaca, cari açık artarken sorun, finansman tarafında birikecektir.

İyi ama Avrupa ne yapıyor

Avrupa bizim için önemli. Çünkü yabancı sermayenin büyük kısmını (%78'ini) Avrupa'dan alıyoruz. Oysa Avrupa yeniden demokrasi sınırları çizmeye başladı. Türkiye ile mutad toplantılarını dahi iptal ediyor. Zorunluluk harici ilişkiler sınırda geziyor.