Bu perşembe günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu-PPK faiz kararını açıklayacak. Muhtemelen ön toplantılarda karar konusu ele alınmıştır.
Piyasalar şu anda iki önemli gelişmeyi takip ediyor: İlki Merkez Bankası'nın faiz kararı olsa da asıl takip edilen konu CHP davası. Yani CHP'ye kayyum atanacak mı atanmayacak mı
Yani ortada belirsizlik içeren büyük bir risk var. Bu risk devam ettiği sürece gerilim de devam edecektir. Davanın derhal kapatılması gerekiyor ki risk, yani belirsizlik ortadan kalksın.
Bu demektir ki, Merkez Bankası dava öncesi kararı ile bu riski içerecek bir karar alacaktır.
İnsanın aklına şu geliyor tabii: Acaba Merkez Bankası bu kararı vermeden riski ölçmek için yargıdan ön görüş almış mıdır
"Elbette yargımız tarafsız ve bağımsızdır."
Risk ve belirsizlik ortamının piyasalarda ne tür etkiler oluşturduğunu bizler çok iyi biliyoruz. Nereden mi Tahvil piyasasından.
Altta grafikte görüyorsunuz bu durumu.
2 yıllık tahvil faizleri iki şeyi içerir: 1- Gerçekleşen enflasyon (%33,29) ve 12 ay sonrası beklenen enflasyon (%23,26)
Beklenen enflasyon önceki ay %22,25 seviyesindeydi. Yani bir bozulma var. Lakin gerçekleşecek enflasyonda da bozulma var.
Neyse... Grafikte şunu görüyoruz: Merkez'in faizi yüzde 50'lerdeyken tahvilin faizi 40-43 aralığında seyrediyordu.
Şimdi öyle değil:
İlk bozulma İmamoğlu operasyonu ile oldu ve bir daha eski denge kurulamadı. İmamoğlu'nun tutuklanmasından sonra tahvil faizleri 38'lerden 51'lere yükseldi. Tabii ki Merkez Bankası da faizlerini 43'lerden 50'lere çıkartmak zorunda kaldı.

7