Ağustos 2024 önemli bir tarih.
Merkez Bankası fonlama faizi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Nass.. Ekonomi Modeli" sonrası ilk kez enflasyonun üzerine çıkıyor. (MB fonlama faizi 52,79 iken enflasyon 51,97)
Yani dezenflasyon sürecinin başlangıç tarihi.
Ağustos 2024-Haziran 2026 dönemi 22 ayda TÜFE artışı %68,7. Bunu unutmayın; önemli.
Yine bu 22 aylık dönemde dolar/TL artışı %37,5 iken ortalama döviz sepeti (dolar ve Euro ortalaması) %41,0 artıyor. Kur artışı enflasyonun çok gerisinde kalıyor. Veya bugün (haziran ayı ortalaması) kurlar dezenflasyon döneminde enflasyon kadar artsaydı dolar/TL 46,1 yerine 55,2 olmalıydı.
Ağustos 2024-Mayıs 2026 kredi genişlemesine bakalım:
TL kredileri %80,1 artarken yabancı para kredileri %74,5 artıyor. Böylece toplam kredi hacmi artışı %78,0 oluyor.
Bu dönemde önemli kredi artışları da şu şekilde:
- İhracat kredileri %82,3
- İşletme kredileri %78,6
- Taksitli ticari krediler %118,0
- Tüketici kredileri ve kredi kartları %90,6
Kredi kartı ve tüketici kredileri olmasa toplam kredi artışı %73,4 olacaktı.
"Tüketici kredileri dışındaki kredi artışı enflasyonun biraz üzerinde olmasına karşılık fark minimal düzeyde kalmıştır" diyebiliriz.
Hatta size şu grafiğe bakmanızı öneririm: Kredilerin GSYH payı 2021-1Ç döneminde %60,9 seviyesinden bugün %31,5 seviyesine gerilemiştir. 7 çeyrek dönemdir (21 ay) krediler/GSYH oranı adeta sabit seyrediyor.
SONUÇ: Mehmet Şimşek şu sorunun cevabını bulmak zorundadır. Bir taraftan KUR freni, diğer taraftan KREDİ freni neden enflasyonda istenen düşüşü gerçekleştirmiyor
24 Haziran'da "Ekonomide büyük fatura yeni başlıyor" başlıklı yazımda bir grafik vermiştim. O yazıda değindiğim konu şuydu: Faizin yüksekliği tek başına yetmez. Bir de süresi hesaba katılmalıdır. Mesela iki ay yükselip düşen faiz çok hasar bırakmaz ama 12 ay yüksek faiz çok daha yüksek hasar verir.
Nitekim 2018-19 kemer sıkma programında yüzde 9-10 arası reel faiz, 2 milyon kişinin işini kaybetmesine yol açmıştı. Bugün Şimşek programında yine reel faiz yüzde 9-10 aralığına gelmiştir. Ve süre şimdilik 5 aya ulaştı. Ekonomi programının sert etkisini daha yeni yeni görmeye başlıyoruz. Ve de göreceğiz.
Evet, ekonomide frenler tutmuyor ve 11 aydır enflasyon, yüksek faize rağmen yüzde 30-33 bandında seyrediyor.
Kur baskılanıyor, krediler kışlıyor ama enflasyon düşmüyor. Neden
Şimdi işi biraz da siyasal açıdan değerlendirelim. Eğer enflasyonda seçim kazandıracak bir seviye elde etmek istiyorsak süreyi kaçırdık. Böyle bir seviyeye gelebilmek için kaybedilecek istihdam ve ekonomik daralmanın maliyeti zirveye ulaşmış olacaktır.

25