Fonculara 3 trilyon, faizcilere 4 trilyon

Foncuların son vurgununun maliyeti her gün katlanarak artıyor.

Son rakamları vereyim (SPK verileri):

Halka açık şirketlerin değer kaybı 7 trilyon 815 milyar liraya ulaştı. (172 milyar dolar)

Halka açık hisse senetlerinden yatırımcı kaybı ise 3 trilyon 329 milyar liraya geldi. (71 milyar dolar)

Lakin bu yoğunlukta gözden kaçan bir veri daha var: Faiz.

Bütçe hedeflerine göre 2026 yılında Merkezi Bütçe faiz gideri 2 trilyon 825 milyar lira olacak. 2027 yılında ise faiz gideri 3 trilyon 975 milyar liraya çıkacak.

Önce faize odaklanalım...

Faize iki yönden bakacağız: 1. Yöntem borç stokuna oranla faiz giderimiz ne oluyor

Eylül ayı itibari ile toplam borç stokumuz 16,2 trilyon lira. Ve yıllık faiz giderimiz 2 trilyon 642 milyar lira.

Faiz giderinin borç stokuna oranı %16,3.

Bu oran daha 4 yıl önce %6,0 düzeyindeydi.

Bu arada şu notu ekleyelim: 2022 ortasında borç stokunun GSYH'ye oranı %36,5 seviyesindeyken 4 yıl sonra bu oran %22,3'e düşmüş durumda.

Borç stoku düşüyor ama faiz gideri tam tersine çok hızlı artıyor.

O zaman bir başka veriye bakalım: Hazine Nakit Gerçekleşmeleri verisinden giderek faiz giderinin Hazine nakit gelirlerine oranı ne olmuş

Eylül 2026 itibariyle son 12 ayda Hazine 361,2 milyar dolar nakit gelir elde etmiş. Buna karşılık faiz gideri 57,5 milyar dolara ulaşıyor.

Bu demektir ki; Hazine nakit gelirinin %15,9'u faize gidiyor.

İyi ama bu oran da 4 yıl önce yüzde 9-10 aralığındaymış. Yani gelirimize oranla faiz ödememiz de çok hızlı artıyor.

Faiz yükü 57-60 milyar dolar seviyelerine dayandı. Bu rakam 4 yıl önce 16-18 milyar dolar civarındaydı.

Size daha ilginç veriyi aktarayım: 2022 ortasına göre GSYH dolar bazında yaklaşık 2 kat artış gösterdi. Oysa aynı dönemde faiz ödemesi dolar bazında 3,5 kat artış gösterdi.

TL bazında ifade edecek olursak Haziran 2022'de 10,4 trilyon olan GSYH Haziran 2026'da 73,0 trilyona yükseldi. Tam 7,0 katlık artış var. Oysa aynı dönemde 224,6 milyar lira olan faiz ödemesi 2,4 trilyon liraya yükseldi. Tam 10,7 katlık artış oldu.

Eğer faiz gideri GSYH ile eşit şekilde artsaydı 2,4 trilyon lira yerine 1,6 trilyon lirada kalacaktı. Ödememiz gereken faizin yüzde 50 fazlasını ödüyoruz.

***

Gelelim iki maliyeti birleştirmeye.

Faize 60 milyar dolar öderken şimdi bir de karşımıza yatırımcıların kaybettiği 70 milyar dolar sorunu çıktı.

İki maliyetin toplamı 130 milyar dolara geliyor.

Bir taraftan faizci ülke olurken diğer yandan foncuların büyük vurgununa şahit olduk. İki ağır darbe tam da zor dönemde karşımıza çıkmış oldu.

DEMOKRASİ GELMEDEN OLMAZ

Önce faiz yükü hakkında eski tespitimi tekrar edeyim: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu operasyonu ile faiz & enflasyon zinciri bozulmaya başladı.