Biri doğruları söylesin

İki temel söylem var.

A-) Bu işin tasfiyesinde kamu kaynağı kullanılmayacak(mış). Kamu kaynağı demek "işin faturasını emekli, dul, yetim ve çalışanlar ödeyecek" demektir.

Yani iktidar çevresinin şımarık foncu çocuklarının maliyetini tüm Türk halkına yıkmak demektir.

Yok, ısrarla "kamu kaynağı kullanılmayacak" diyorlar.

O zaman iki soru:

1- Türkiye Sigorta, Diyanet, İşsizlik Fonu dahil olmak üzere kamu kuruluşlarının fonlarda batan paraları ne kadar

Ve bu faturayı kim ödeyecek

2- Katılımevim örneğinde olduğu gibi ev, araba almak için mevduat benzeri para yatıranların bu paraları yine foncu çocukların fonlarında battı mı Battı ise bu millet ne olacak

Sahi, bir açıklama var mı Mesela BIST yönetimi neden Türkiye Sigorta'ya soru sorup "Ne kadar para battı" diye açıklama istemiyor Neden Katılımevim'de mevduat benzeri varlıkların nerede olduğunu sormuyor

Ya da neden kimse BİST yönetimine bu foncu çocukların vurgun hisselerini BİST Endekslerine ne gerekçeyle aldıklarını sormuyor

Ortada derin bir sessizlik var. Kimse sorunun yükünü üstlenmek istemiyor.

Bu arada iki soru daha ekleyelim: Bu foncu çocukların birçoğunun atamasının altında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzası var.

Şimdi soralım:

1- Bu atamalara imza atan Cumhurbaşkanı Erdoğan bu çocukları bilmiyor muydu

2- Bilmiyordu ise bu çocuklar oraya buraya atansın diye Erdoğan'ın önüne bu imzaları kim getirdi

Bir tane sorumlu çıkıyor mu

Bir tane hesap veren çıkıyor mu

"Ucu nereye dokunursa dokunsun" derken çok basit soruyoruz: Cebimizdeki paralarda imzası bulunan bu çocukları kim veya kimler ne gerekçe ile bu derece üst görevlere atadılar

O nedenle net şekilde söylüyorum: Bu vurgunun, soygunun ucu hiçbir yere dokunmaz.

Gelelim ikinci söyleme:

B-) 1 milyon liraya kadar yapılacak ödemeler...

Millet sanıyor ki, ana para + vade getirisi (TEFE+TÜFE ortalaması) ile oluşan 'Net Yatırım' tutarı 1 milyon liraya kadar ödenecek.

Kimse düzgün cümle kullanmıyor. O nedenle ortada derin bir dezenformasyon durumu var.

Yapılan yasal çalışmalara göre durum şu: Fonlar tasfiye edilecek ve bir varlık oluşacak. Artı buna "Tövbe Hesabı"ndan gelecek paralar da eklenecek ve elde edilecek tutar net yatırım oranlarına göre dağıtılacak.

Bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım: A fonunda 300 milyar lira gözüküyor ama bu fon tasfiye edildiğinde elde edilen varlık sadece 15 milyar lira. Tövbe hesaplarından da bu fona sadece 5 milyar lira düşüyor. Demek ki 300 milyar lira görülen fondan ancak 20 milyar lira dağıtılacak.

Ve net yatırımı 1 milyon ve altı olan yatırımcıların alacağı ise 60 milyar lira. İşte burada "1 milyonun altı herkese tüm parası ödenmeyecek" demektir. 60 milyar alacak tutarına 20 milyar dağıtılacağına göre yüzde 33 gibi bir oranda ödeme yapılacak demektir.