Dişlerimi ve yumruklarımı sıkar vaziyette söylüyorum. Bir Müslüman yürüdüğü zaman yer titreyecek! Gözleri kamaşacak bakanların... Dudakları uçuklayacak görenlerin... Bakışlarımız; dosta güven, düşmana ölüm vaat edecek... Gerçek bir Müslüman gibi!
Onur duyacağız tevhit yolunda olduğumuz için... Süklüm büklüm duyulmaz onur... Dimdik! Kaya gibi! Hakka dönük olacak yüzümüz! Yaşamak için değil ölmek için çabalayacağız. Allah adına güzel bir ölüm vaat edeceğiz evlatlarımıza... Zalimlere karşı girişilen debdebeli bir kaosun ortasında, yakışıklı belki de dünyalar güzeli bir ölüm vaat edeceğiz!
Her an hak namına kavga eder gibi... Her güne el ense çekeceğiz, seher vakitlerinde... Dinlenmek için koşturanlara inat, yorulmak için çırpınacağız. Dünyaları kazanmanın hayalini kuranların yanında, hafif bir tebessümle sessizce şehadet mırıldanacağız. Ev, araba, arsa, borsa konuşanların kalıbına tükürecek, mutlu ama ruhsuz her anlarında, ağızlarının tadını Müslümanca kaçıracağız! Yapmadıkları, yapamadıkları hatta samimiyetsizliklerinden dolayı Allah'ın nasip etmediği cihat farizasını hatırlatacağız.
Fetva aramayacağız! Fetva bulmayacağız! Fetva vermeyeceğiz! Yanlış yaptıkları her ne ise, kırk yıllık kahvelerimizin hatırına en şedit şekilde uyaracağız! Raddeceğiz... Reddetmeyi hayal dahi edemedikleri her şeyi elimizin tersiyle iteceğiz... Başaracağız, yapamazsın dedikleri her ne varsa... Allah için... Sadece Allah için...
Dönüp bakmayacağız; ağabeylerimizi yoldan çıkaran sahtekâr dünyalıklara... Yapmayacağız, asla yapmayacağız dediğimiz hiçbir şeyi! Kaliteli adamlar, kaliteli hanımlar olacağız... Donanımlı dürüstlüğümüz ile en azılı hasımlarımızın dahi hayranlığını kazanacağız. Sadece Allah için...
Cesur olacağız. Gözü kara olacağız. Net olacağız. Lafı evirip çevirmeyeceğiz. Kimsenin önünde diz çökmeyeceğiz. Yenileceğiz. Öleceğiz belki... Ama pes etmeyeceğiz. Direne direne kaybedeceğiz! Kaybeden Müslümanlar olarak bilineceğiz evet... Ama aşağılık münafıklar diye anılmayacağız Allah'ın izniyle... Fevriydi diyecekler... Tezcanlıydı diyecekler. Dengesizdi diyecekler. Ama ne idüğü belirsizdi demeyecekler. Omurgasızdı demeyecekler. Tırşıkçi, kaşıkçı, isotçu yani menfaatçi diyemeyecekler!
Hâsılı
Ne idüğü belirli olan kişiye Müslüman denir. Omurgası olan kişiye Müslüman denir. Duruşu olan kişiye Müslüman denir. Müslüman salt kalitedir. Katkı maddesi kabul etmez. Küf tutmaz. Ruhu bozulmaz Müslüman'ın... Kur'an-ı Kerim'dir, Rasulullah'tır Müslüman'ın kalbine siret eden... Onu muhafaza eden... Kararmaz kalbi... Bu nemli çağda, rutubet tutmaz vicdanımız...
Yer Titremeli!
İbrahim Halil Yetim
Dişlerimi ve yumruklarımı sıkar vaziyette söylüyorum. Bir Müslüman yürüdüğü zaman yer titreyecek! Gözleri kamaşacak bakanların... Dudakları uçuklayacak görenlerin... Bakışlarımız; dosta güven, düşmana ölüm vaat edecek... Gerçek bir Müslüman gibi!
Onur duyacağız tevhit yolunda olduğumuz için... Süklüm büklüm duyulmaz onur... Dimdik! Kaya gibi! Hakka dönük olacak yüzümüz! Yaşamak için değil ölmek için çabalayacağız. Allah adına güzel bir ölüm vaat edeceğiz evlatlarımıza... Zalimlere karşı girişilen debdebeli bir kaosun ortasında, yakışıklı belki de dünyalar güzeli bir ölüm vaat edeceğiz!
Her an hak namına kavga eder gibi... Her güne el ense çekeceğiz, seher vakitlerinde... Dinlenmek için koşturanlara inat, yorulmak için çırpınacağız. Dünyaları kazanmanın hayalini kuranların yanında, hafif bir tebessümle sessizce şehadet mırıldanacağız. Ev, araba, arsa, borsa konuşanların kalıbına tükürecek, mutlu ama ruhsuz her anlarında, ağızlarının tadını Müslümanca kaçıracağız! Yapmadıkları, yapamadıkları hatta samimiyetsizliklerinden dolayı Allah'ın nasip etmediği cihat farizasını hatırlatacağız.
Fetva aramayacağız! Fetva bulmayacağız! Fetva vermeyeceğiz! Yanlış yaptıkları her ne ise, kırk yıllık kahvelerimizin hatırına en şedit şekilde uyaracağız! Raddeceğiz... Reddetmeyi hayal dahi edemedikleri her şeyi elimizin tersiyle iteceğiz... Başaracağız, yapamazsın dedikleri her ne varsa... Allah için... Sadece Allah için...
Dönüp bakmayacağız; ağabeylerimizi yoldan çıkaran sahtekâr dünyalıklara... Yapmayacağız, asla yapmayacağız dediğimiz hiçbir şeyi! Kaliteli adamlar, kaliteli hanımlar olacağız... Donanımlı dürüstlüğümüz ile en azılı hasımlarımızın dahi hayranlığını kazanacağız. Sadece Allah için...
Cesur olacağız. Gözü kara olacağız. Net olacağız. Lafı evirip çevirmeyeceğiz. Kimsenin önünde diz çökmeyeceğiz. Yenileceğiz. Öleceğiz belki... Ama pes etmeyeceğiz. Direne direne kaybedeceğiz! Kaybeden Müslümanlar olarak bilineceğiz evet... Ama aşağılık münafıklar diye anılmayacağız Allah'ın izniyle... Fevriydi diyecekler... Tezcanlıydı diyecekler. Dengesizdi diyecekler. Ama ne idüğü belirsizdi demeyecekler. Omurgasızdı demeyecekler. Tırşıkçi, kaşıkçı, isotçu yani menfaatçi diyemeyecekler!
Hâsılı
Ne idüğü belirli olan kişiye Müslüman denir. Omurgası olan kişiye Müslüman denir. Duruşu olan kişiye Müslüman denir. Müslüman salt kalitedir. Katkı maddesi kabul etmez. Küf tutmaz. Ruhu bozulmaz Müslüman'ın... Kur'an-ı Kerim'dir, Rasulullah'tır Müslüman'ın kalbine siret eden... Onu muhafaza eden... Kararmaz kalbi... Bu nemli çağda, rutubet tutmaz vicdanımız...
Yer Titremeli!
İbrahim Halil Yetim
Dişlerimi ve yumruklarımı sıkar vaziyette söylüyorum. Bir Müslüman yürüdüğü zaman yer titreyecek! Gözleri kamaşacak bakanların... Dudakları uçuklayacak görenlerin... Bakışlarımız; dosta güven, düşmana ölüm vaat edecek... Gerçek bir Müslüman gibi!
Onur duyacağız tevhit yolunda olduğumuz için... Süklüm büklüm duyulmaz onur... Dimdik! Kaya gibi! Hakka dönük olacak yüzümüz! Yaşamak için değil ölmek için çabalayacağız. Allah adına güzel bir ölüm vaat edeceğiz evlatlarımıza... Zalimlere karşı girişilen debdebeli bir kaosun ortasında, yakışıklı belki de dünyalar güzeli bir ölüm vaat edeceğiz!
Her an hak namına kavga eder gibi... Her güne el ense çekeceğiz, seher vakitlerinde... Dinlenmek için koşturanlara inat, yorulmak için çırpınacağız. Dünyaları kazanmanın hayalini kuranların yanında, hafif bir tebessümle sessizce şehadet mırıldanacağız. Ev, araba, arsa, borsa konuşanların kalıbına tükürecek, mutlu ama ruhsuz her anlarında, ağızlarının tadını Müslümanca kaçıracağız! Yapmadıkları, yapamadıkları hatta samimiyetsizliklerinden dolayı Allah'ın nasip etmediği cihat farizasını hatırlatacağız.
Fetva aramayacağız! Fetva bulmayacağız! Fetva vermeyeceğiz! Yanlış yaptıkları her ne ise, kırk yıllık kahvelerimizin hatırına en şedit şekilde uyaracağız! Raddeceğiz... Reddetmeyi hayal dahi edemedikleri her şeyi elimizin tersiyle iteceğiz... Başaracağız, yapamazsın dedikleri her ne varsa... Allah için... Sadece Allah için...
Dönüp bakmayacağız; ağabeylerimizi yoldan çıkaran sahtekâr dünyalıklara... Yapmayacağız, asla yapmayacağız dediğimiz hiçbir şeyi! Kaliteli adamlar, kaliteli hanımlar olacağız... Donanımlı dürüstlüğümüz ile en azılı hasımlarımızın dahi hayranlığını kazanacağız. Sadece Allah için...

14