Kürtçede aydınlık anlamına gelen "Ronahi" kelimesinin kısaltmalarından biriymiş Rona ismi... Düne kadar deprem zamanının kahramanlarından; yedi, sekiz yaşlarında küçük bir kız kardeşimiz olarak hatırlıyorduk Rona Şevin'i... Bugün ise ahirette komşuluk temenni ettiğimiz bir cennet kuşu...
5 Şubat 2023 tarihinde Mardin'deyiz. Çadır ve Nisa diye iki kitap kafemiz var. İrticai faaliyetler yapmak için kullanıyoruz. Dergiler... Medya çalışmaları... Kırk kulvarda koşmaya çalışıyoruz. Delikanlıyız ya hani... Hâsılı 6 Şubat sabahı kıyameti yaşadık. Nasıl bir kıyamet olduğunu anlatmaya çalışmayacağım. Anlatılmaz yaşanır tadında günlerden geçiyorduk. Bir hafta içinde Mardin'e 45 bin depremzede kardeşimiz giriş yapmıştı. İki kafe bir anda yüzden fazla insan ile birlikte çalışılan, dünya kadar yardım malzemesinin afetzedelere ulaştırıldığı bir lojistik merkezine dönüşmüştü. Yüzlerce olay yaşadık o günlerde... Allah'a hamdolsun. İdrakimiz açıldı. Enimizin, boyumuzun, haddimizin, hududumuzun ölçüsünü aldık.
Günler geçti. Haftalar, aylar Ramazan geldi geçti... Depremden sonra ilk bayram... Şubat soğuğunu uğurlamışız. Mart-Nisan aylarında güneş müminlerin yüreğini ısıtmaya hazırlanıyor. Arkadaşlarla dedik ki deprem bölgesindeki çocuk adamların, can kızcelerin bayram sevinci yaşamasına katkı sunalım. Ne yapalım Mardinimizde yaşayan Müslümanlara, zarflar hazırlatalım. İçlerini harçlık, şeker, balon vs. hediyelerle dolduralım. O har ile Adıyaman'da gönlü üşümüş canlara, geleceğe dair umut olalım. Gözümüzün nuru evlatlarımızın iyi niyetleriyle ısıtalım Acıyaman'ı... Çalışmamızı başlattık. Duyurumuzu yaptık.
Bir gün Rona Şevin çıka geldi annesi Leyla abla ile birlikte... Mardin'imizdeki nadir dava adamlarından, aynı zamanda aile dostumuz Nezir abimizin kız kardeşi Leyla abla, Rona Şevin'de onun kızı... O zamanlar beş yaşında... Birden fazla zarf hazırlayıp getirmişler. Zarflara para koymuşlar yetmemiş... Balon koymuşlar yetmemiş... Şeker koymuşlar yetmemiş... Çıkartmalar koymuşlar yetmemiş... Zarfların üzerlerine notlar yazmışlar... Haydi Rona seni kayda alayım. Adıyaman'daki kardeşlerine duygu ve düşüncelerini söyle dedim. O video kaydı birkaç dakika içinde bitti ama... Rona öyle şeyler söyledi ki ben de tükendim... Beş yaşındaki bir kız çocuğu nasıl bu kadar bilinçli, samimi bir şekilde duygularını ifade edebilirdi ki
Çok yorgundum o ana kadar... Bıkmıştım insanlarla uğraşmaktan... Açgözlü insanlar... Vurdumduymaz Allahsız bürokratlar... Bitmek tükenmeyen bilmeyen bir iş yoğunluğu... Acılar... Travmalar... Kavgalar... Berbat bir durumdaydım... Sadece dışarı belli edemiyorduk... Yıkılmaya fırsat bulamıyorduk... Ama Rona... O kadar büyük bir ders verdi ki bize... Geleceğe dair umudumu yeniden diriltmişti... İnsanlığa dair... İnsanların iyi olabilme ihtimaline dair... Küçücük bir kız... O kadar büyük bir motivasyon sağlamıştı ki bize... O kadar iyi gelmişti ki o masum merhameti ile... O gün anladım. Davanın boy, pos, yaş, tecrübe herhangi bir dünyevi ölçü ile sınırlandırılamayacağını... Rona Şevin beş yaşıyla, belki bir küsur boyu, yirmi kilosuyla... Koca koca abilerini ablalarını ihya etmişti...

14