İlçe taramaları kapsamında yola revan olduk aziz mübarek bir Cuma günü... Sabahtan bir iki ilçeyi ziyaret ettikten sonra üçüncü ilçeye yola çıktık. Namaza bir saat vardı. Ulaşacağımız ilçeye ise bir saat on beş dakikalık yol... Dedik ilçeye varmadan bir köyde durur Cuma namazımızı eda eder, yolumuza devam ederiz. Bastık gaza koyulduk yola... Namaz vakti girmesine yirmi dakika kala minaresi görünen bir köy aramaya başladık. Sübhanallah yol üzerindeki hiçbir köyde minare göremedik. Namaz vakti girdiği için ilçeye on kilometre de minaresiz de olsa bir köye girmek zorunda kaldık. Sağda solda yana yakıla en azından bir mescit arıyoruz. İş yapan kadınlı erkekli bir gruba yaklaştık. Cami ne tarafta diye sorduk. Aldığımız cevap kanımızı dondurdu... Orada bulunan bir abla dedi ki: "Bu köyde kimse namaz kılmaz, siz niye cami soruyorsunuz"
Aldığımız bu cevap karşısında nutkumuz tutulmuş vaziyette boş boş bakarken, küçük bir çocuk bize yol gösterdi, mescit ileride sağda dedi. Yanlışlıkla, Müslüman olmayan bir köye mi gelmiştik... Yoksa örgütün kontrolünde olan sosyalist bir köye mi... Ya da namaz kılmayan bir mezhebe mi sahiptiler acaba... Bu cevapların tamamına razıydık. Tek bir cevaba razı değildik. Bu köy kendi halinde itidalli bir inanca sahip Müslüman bir köy olamazdı... Neyse az ilerledik. Bir adama sorduk, dedi ki siz bekleyin ben geliyorum. Elindeki poşetleri eşine ve çocuklarına verdi geldi. Caminin imamıymış... Biraz hasbihal ettik ayaküstü... O abla haklıymış... Bırak Şafii'ye göre gerekli olan kırk kişilik cemaati, Hanefi'ye göre gerekli olan iki kişilik cemaati bile yokmuş o mahzun caminin... O gariban adamın... Yine kimse camiye gelmeyecek diye düşünmüş olacak ki ezanı bile yarıda açtı merkezi sistemden ve döndü bize dedi ki: "Hiç açmasam ezanı bile aramazlar..." Köy hem eskiden namazsız Alevilerin yaşadığı, hem de şuan örgütçü zihniyete sahip bir köymüş... Bir de üstüne ailelerin husumeti eklenince caminin yolunu hepten unutmuşlar. İmam hocamızın anlattıklarından sonra ikinci kez şoka uğramış olduk.
Namaza başladık, sünnetleri kıldık. Hutbe okunacak ama Cuma için sayımız yetmiyor. Üçüncü bir şoku o sırada yaşadım. İmam hocamız telefonda birini aradı dedi ki: "Gel en azından hutbeyi dinle ki Cuma olsun, namaz kılmasan da olur." Meğer o bize yolu gösteren gariban çocuğu çağırmış... Çocuk cidden geldi, hutbeyi dinledi ve namaz kılmadı... Bir kere daha neye uğradığımı şaşırdım. Bu anlattığım olay o kadar dindar bilinen bir coğrafyada gerçekleşiyor ki... Duysanız şok olursunuz. İnsanları rencide etmemek adına ili, ilçeyi, köyü paylaşmıyorum.

4