Meselenin aslı: Kalite

Nuh'un gemisinden yazıyorum. Suların yükseldiğini gördüğü halde babasına ve onun davasına isyandan vazgeçmeyen evlat manzaralı... Musa'nın yardığı Nil'in ortasından yazıyorum. Koca Nil Nehri'nin ikiye böldüğünü gördüğü halde kalben inanmadığı için, üzerlerine kapanacağına da inanmayıp, Musa ve kavminin arkasından giden Firavun'un son pişmanlık secdesinin fayda vermediği yerden... Hayatta iken cehennemlik olduğu haber verildiği halde, hayata ve cehenneme iman etmeden ölen Ebu Leheb'in inat ettiği yerden yazıyorum. Sezai Karakoç'un Masal şiirindeki yedinci oğulun, dönüşmemek için gerçekleştirdiği zihinsel istişhad eylemi sırasında, kazdığı derin temsili çukurdan yazıyorum. Necip Fazıl'ın kalabalıklara tuttukları yolun çıkmaz sokak olduğunu anlatmak için kollarını makas gibi açarak haykırdığı yerden yazıyorum. Ya da İsmet Özel'in "dinleyin beni ey insanlar!" şeklinde söze başladığı o meşhur mısralara sırtımı yaslamış, aynı absürt çelişkiler örgüsünde aynı duygu, düşüncelerle yaşıyor ve yazıyorum.

Çok kişinin savunduğu düşünce yanlıştır.

Bir şeyi hem de çok kritik bir şeyi çok yanlış biliyoruz. Hiçbir şeyi yanlış bilmediğimiz kadar bu şeyi yanlış biliyoruz. Çok kişinin bir fikri savunuyor olması hak değil aksine haksızlık sebebidir. Hakkın talibi azdır. İlk insandan kıyamete kadar değişmeyecek yegâne kanun bu... Çünkü hak zordur. Hak iman ister. Hak ilim ister. Hak irade ister. Hak ibadet ister. Hak cihat ister. Hak şehadet ister. Tarih boyunca insanların %99'u hakkı kaldıramamıştır. Kaldıramamaktadır. Kaldıramayacaktır. Bu durumu Kur'an-ı Kerim ve hadisler birçok kere bizlere haber vermektedir. Hak azınlıkların harcıdır. Bu demek değil ki hakkın âşıkları, hakkı yaymak içi gayret etmesin... Tam aksine derdimizi, davamızı tüm insanlığa ulaştırmak için çabalayacağız... Bu bize emredilen, vazifemiz... Ama bileceğiz ki azlardan olmak demek iman demektir. Azlardan olmak demek idrak, irade demektir. Azlardan olmak demek ihlas, samimiyet demektir. Azlardan olmak istikamet demektir. Zannedilenin aksine hak davada azlardan olmak kötü, ucuz bir mecburiyet değil, çok bedeller ödenmesi gereken kıymetli bir nasip işidir. Azlardan olmak demek kalite demektir.

Binlerce kalitesizin yapamayacağını bir kaliteli yapabilir.

İktidar olmak ile muktedir olmak aynı şey değildir. Taraftarı olduğu için sözlü veya sözsüz kurallar gereği yetkilendirilen her topluluk yahut her fert muktedir olmaya muvaffak olamayabilir. Her vazife alan ya da adam yerine konan kalabalık toplum, ortaya iş çıkaramayabilir ya da yürüdükleri yolda mutlak bir başarı elde edemeyebilir. Çünkü taraftar toplayan her düşünce kaliteli değildir. Çünkü insanların büyük çoğunluğu kaliteli değildir. Kaliteli düşüncelerin taraftarları kaliteli ve az olurlar. Niteliksiz binlerce taraftarı olan grupların yapamadığı icraatı, kaliteli bir adam yapabilir. Bu duruma HAMAS örnek verilebilir. Dünyadaki milyonlarca Müslüman'ın yapamadığını küçük bir oluşum yaptı. Siyonizm'e tarihin en büyük darbesini vurdu. Dünyanın dengesi şaştı. Sayıları az ve maddi olanakları zayıf olmasına rağmen bu insanlar bunu nasıl başardı Allah yardım etti deyip geçebiliriz. Ama o dahi bizim geldiğimiz noktayı işaret eder. Allah, kalitesizlere yardım eder mi