Yediler... İçtiler... Eğlendiler... Günlerini gün ettiler... Çaldılar... Çırptılar... Soyup soğana çevirdiler... Müptelası oldukları rahatlığı da alıp defolup gidecekler... Arkalarında Müslümanlara dair koca bir güvensizlik bırakarak gidecekler... Zorlu günlerde hakkı temsil etmek için; sağlam durmak, sağlam Müslümanlar olmak icab eder. Vakit daraldı... Müslümanların aslında ahlaksız insanları olmadıklarını ispatlamak için sıra bize geliyor.
Menfaatleri uğruna tavizler verdiler. Gelene ağa, geçene bey dediler. Kazanmak uğruna Allah dışında her şeye secde ettiler. Matematik ile hesap ettiler. Akıl ile kitaplar ürettiler. Bir Hristiyan, bir Yahudi... Bin minareyi çaldılar da... Bin kılığa tevessül ettiler. Siyonizm ülkeleri tüketti, onlar da seyrettiler. İzzet, şeref namına bir şey kalmadı zaten de... İsrail'i bize komşu ettiler. Madden ve manen sivil toplumu çelik gibi güçlendirmek gerekir. Cephe de göğüs göğse çarpışmak için sıra bize geliyor.
Süslediler kızlarımızı... Erkeklerimizi hanım kızlara çevirdiler... Nesillerimizi haz deryalarında bir o yana bir o yana sürüklediler. O dizi senin... Bu oyun benim... Ne ahlak kaldı... Ne maneviyat... Ne namazları kaldı... Ne kitapları... Unuttular, direnişi, kavgayı, başkaldırıyı... Yakında yasaklar yeniden başlayacak. Yeniden ağlatacaklar Zeyneplerimizi, Meryemlerimizi... Tekrar öğretmemiz gerekecek Adil Avaz'ı, Grup Genci, Necip Fazıl'ı, İsmet Özel'i... Tekrar sıkılacak yumruklarımız, dişlerimiz... Kan çanağına dönecek yaşlı gözlerimiz... Nesillerimizi evlerine, kalplerine ve şarkıya döndürmemiz gerekiyor. Çünkü bunca eylemsiz ve ahlaksız seneden sonra yeniden eylem sırası bize geliyor!
Yahudiler... Hristiyanlar... Hindular... Ateistler... Deistler... Agnostikler... Bizi bir kaşık suda boğmak isteyenler ellerini ovuşturuyorlar... Çocuklarımızı, kadınlarımızı, yaşlılarımızı öldürmek için gün sayıyorlar. Sahip olduğumuz olan muhabbete sahip olmak için bizi öldürmeleri gerektiğine inanıyorlar. Var olmak için bizi öldürmeleri gerektiğine inanıyorlar. Onlar gibi düşünmeyen herkesi öldürmeleri gerektiğine inanıyorlar. Sosyalistler... Faşistler... Irkçılar... Modernistler... Feministler... Bin bela!
Bin beladan daha tehlikelisini söyleyeyim mi Bin belanın farkında olup önlem almayı, savunma hattı kurmayı bırak, kendinin dahi farkında olmayan evlatlarımız... Müslüman çocuklar, Müslüman kelimesinin anlamını bilmiyorlar. Kelime-i Şehadet'i bilmiyorlar. Amentümüzü Fatiha'yı bilmiyorlar. Asr Sûresi'ni bilmiyorlar. Cihadı bilmiyorlar.
Şehadeti bilmiyorlar. Kur'an-ı Kerim'in hayat rehberimiz olduğunu bilmiyorlar. Muhammed Mustafa'nın nurunu bilmiyorlar. Hakkı yaşamalı ve yaşatmalıyız çünkü müdafaa sırası bize geliyor!
Hasılı
Hilafetin kaldırılmasının ardından Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca'mız, can vatanımızda yaşayan Müslümanlarının, ülke yönetiminde tekrar söz sahibi olmasını sağlamıştı. Bizi tekrar masaya oturtmuştu. Ancak onun arkasından gelen hainler, Millî Görüş davasına ihanet ettikleri yetmezmiş gibi... Ümmet-i Muhammed'in, İslam algısında geri dönüşü çok zor derin yaralar açtılar. Adeta bambaşka bir din icat ettiler. Ettiler etmesine... Her şey bittiğinde artlarına bile bakmadan kaçacaklar... İşte o zaman gerçek Müslümanlar, tekrar sahaya inecekler. Kapı kapı üye çalışması yapacaklar. İhlaslı mahalle sohbetleri başlatacaklar. Allah için bir yetimin derdine derman olacaklar. Öğretmenlere; Hak ve batıl mücadelesini, Siyonizm'i anlatacaklar. Diyanet diye bir kurum kalırsa, din görevlilerine; Hak ve batıl mücadelesini, Siyonizm'i anlatacaklar. Esnaflara Hak ve batıl mücadelesini, Siyonizm'i anlatacaklar. Hukukçulara Hak ve batıl mücadelesini, Siyonizm'i anlatacaklar.

5