Bu Durumda Bile Kimler İrancı Değildir (!)

Uzun zamandır bu konulara girmemek için direniyorum. Çok daha önemli gündemlerimiz olduğuna inanıyorum. Açıkçası utanıyorum da... Zalimin boynuna yağlı urganı geçiremediğimiz her dakikayı Müslümanlığıma, insanlığıma, adamlığıma, evlatlığıma, abiliğime, eşliğime, babalığıma hakaret sayıyorum... Beş paralık iş yapamıyoruz. Bari susayım istiyorum... Bu konuyu konuşmak yerine, şehit edilen masum yavrulara yahut kendi acziyetimize ağlamanın daha faydalı olacağı kanaatindeyim. Ancak gelinen noktada insanların daha ne kadar alçalabileceklerini kestiremediğim için konuşmamayı artık vebal hissettim. Sadece yarın ruz-i mahşerde Rabbime hesap verebilmek için yazıyorum.

Çok sinirliyim. Çok üzgünüm. Çok tedirginim. Bunca şuursuz tartışmanın içerisinde annemizi, babamızı, eşimizi, kardeşlerimizi, evlatlarımızı, zalimlerin zulmünden kimin koruyacağını düşünüyorum. Elbette Rabbimiz merhametlilerin en merhametlisidir. Elbette her daima gariplerin kalbindedir. Elbette ilk insandan beri Allah bize yetti. Yetiyor. Yetecektir. Vesile olacak kulları kastediyorum.

Dünya üzerinde kıyamet kopuyor. Çeşitli coğrafyalarda milyonlarca Müslüman aç bırakılıyor. Açıkta bırakılıyor. En temel yaşam standartlarından yoksul ve yoksun bırakılıyor. Tacizlere tecavüzlere uğruyor. Envai türden işkencelere travmalara maruz bırakılıyor. İslam âleminin muhacir nüfusu günden güne artıyor. İnsanlar doğdukları, büyüdükleri, öldükleri, tüm anılarını barındıran yuvalarını, mahallelerini, vatanlarını terk etmek zorunda kalıyor.

Merhum liderimiz, mücahit Necmettin Erbakan Hoca'mızın Siyonizm'e dair anlattığı her şeyi bir bir yaşıyoruz. Dövecek dizimizin kalmadığı günlerden geçiyoruz. Büyük şeytan İsrail, av köpeği Amerika ve diğer Siyonistler, gözlerini tüm dünyaya dikmiş durumdalar... Ülkelere, milletlere baş eğdirmek, tabi olmayanların da kanını içmek niyetindeler... Günün sonunda Tanrılık ilan etmek için çabalıyorlar.

Siyonizm'i bilmeyen adamları ciddiye almayın!

Müsaadenizle konuya direkt bir filtre ile başlamak istiyorum. Kardeşlerimden, büyüklerimden ricamdır... Önce adama bakın, sonra lafa bakın lütfen... Mesela adam kim İşi gücü günübirlik tartışmalarda insanlara sövüp saymak olan, ötesinde herhangi bir derde derman olmayan yahut insanlığa gürültü patırtıdan fazla bir vaadi olmayan, dahası Siyonizm'i yahut Yahudileri yahut Filistin meselesini bilmeyen hiçbir tenekenin söylemlerini hiçbir şekilde ciddiye alarak zaman kaybetmeyin Allah için... Ayette ifade edildiği gibi "Selametle!" deyip geçin! Çünkü bu konu Siyonizm'i bilmeyen bir kişinin kapasitesinin algılayabileceği bir konu değildir.

Efendim bu Milli Görüşçüler İrancı!

Ben aslında bu konuda Milli Görüşçü abilerimize daha fazla kızıyorum. Bin farklı done var elimizde, girmişiz bir ezilmişlik psikolojisine... Karşıdaki andavalın konuşmasına müsaade ediyoruz. Abilerim kardeşlerim! Milli Görüş hareketi ilk andan itibaren, tepeden tırnağa salt tasavvuf mayası ile mayalanmış bir ruhtur. Kurulumun, hareketin icazeti Mehmet Zahid Kotku gibi mutasavvıf züht sahibi birçok âlimden alınmıştır. Bizim merhum liderimiz ömrünün son anlarında dahi tuğladan abdest alarak namazını ikame eden bir mücahittir. Tüm yoğunluklarına rağmen nafile ibadetlerden geri durmayan maneviyatı yüksek bir zattır.

Bizim teşkilatlarımız Türkiye'de İslami çalışmaların önünü açan, merdiven altı düzenden çıkarıp, kurumsal zemine geçişi sağlayan yegâne öncü kuruluşlardır. Saadet Partisi, Anadolu Gençlik Derneği, Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Şuurlu Öğretmenler Derneği, Din Görevlileri Birliği Derneği gibi Milli Görüşçü kuruluşlar sonradan kurulan birçok İslami sivil toplum kuruluşuna örneklik teşkil etmiştir. Haricinde İHH, MÜSİAD, MEMUR-SEN, HAK-İŞ gibi bilinen diğer büyük sivil toplum kuruluşlarının kurulmasında da Erbakan Hoca'mızın imzası bulunmaktadır. Bu ülkenin Kemalist tahakkümden kurtulup, masaya oturmasını sağlayan yegâne dava hareketi biziz.

Soru şu... Siz kime ehlisünnet akidesini anlatıyorsunuz aslan parçası Siz gidin ağababalarınıza sorun sünnete uygun sofra adabını kimden öğrendiklerini... Sizin lafta savunuculuğunu yaptığınız Rasulullah'ın sünneti için Milli Görüş teşkilatlarının ne bedeller ödediğini biliyor musunuz Müslümanlar... Sizin o edebiyatını yaptığınız Rasulullah'ın sünneti için partileri mi kapatılmadı Dernek binalarına baskınlar mı yapılmadı Teşkilatta çalıştıkları için mütesettir kızları mı üniversitelerden atılmadı Genç delikanlıları mı darp edilmedi, tutuklanmadı Liderleri mi tutuklanmadı, siyasi yasak konmadı Bu teşkilatlarda o namazdan sonra çekilecek tesbihatı bir genç kardeşine daha fazla öğretebilmek için cebindeki son parayı, ömrünü harcayan dava adamları var hâlâ... Yazık çok yazık... Sizin Hz. Ömer'e sövenlere sövmedikleri için linç ettiğiniz adamlar normal hayatlarında Hz. Ömer gibi Hz. Ebubekir gibi Hz. Osman gibi Hz. Ali yaşamayı şiar edinen adamlar...