Yeni Parti'li Cemal Enginyurt video paylaşmış, hayal kırıklığını dile getiriyor.
"YENİ Parti'yi bir yasa üzerine terk etmek için mi sevdiniz" diye soruyor...
Zira "Çerçeve Yasa" oylamasında Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel çuvallayınca sosyal medyada "Bağışlarımı geri ver" diye kampanya başlatanlar oldu. Ben şaşırmadım zira karşımızda seçimi kaybedince Tekirdağ'da olduğu gibi depremzedeyi kapının önüne koyan, yolladığı suyu haram eden bir kitle var... Ama konumuz bu değil...
Bu yüzden anlatmaya devam edelim.
Halk TV'de daha bir gün önce Dilek İmamoğlu'nun peşine takılıp "Yüzümüzümilletedönelim" etiketiyle kampanya peşinde koşanlar onlar değilmiş gibi Meclis'te 467 "Evet" oyu çıkınca yaylım ateşi gibi yorumlar yapılıyor.
Mehmet Tezkan mesela diyor ki; "Biraz sert olacak ama Yeni Parti kurulma aşamasında ilk vurgununu yedi, bu Yeni Parti'nin bölünme işaretidir, partiyi ortadan böldüler, Özgür Özel liderlik ağırlığını koyamadı."
İsmail Saymaz, "Özel'in en yakınındaki isimler bile kendisine inanmadı" mesajları paylaşıyor...
Peki ama "Dilek İmamoğlu ne sıfatla YP Genel Başkanı Özgür Özel'e ayar vermeye çalıştı" sorusu ortada duruyor.
Kimse de İmamoğlugilleri hedef tahtasına koymuyor.
Oysa daha kampanyanın akşamında işlerin sarpa sardığını gören İmamoğlu, cezaevinden Özgür Özel ile "Yüzde 100 mutabıkız" diye mesaj paylaştı. Zevahiri kurtarmaya çalıştı.
Duayen(!) gazeteci Uğur Dündar yaşananları, "Daha önce görmeye pek alışık olmadığımız bu demokratik anlayış bölmez, tam tersine, yeni nesil siyaset, Yeni Parti'yi güçlendirir. Özgür Özel akıl dolu ve benzeri görülmemiş bu stratejik hamleyi yapmamış olsaydı bugün kaybedendi" diye yorumluyor.
Yani meseleyi nereden tutsanız aslında elinizde kalıyor...
Ben madde madde stratejik hataları yazayım.
Öncelikle Özgür Özel daha ilk ciddi sınavında ağırlığını koyamadı...
Yüzü İmamoğlu'na dönük olan vekiller Özel'i pek sallamadı...
Özel "Ben ve kurmaylarım 'Evet' diyeceğiz" dediği halde MYK üyelerinden hatta Veli Ağbaba gibi birlikte kadeh tokuşturup yol yürüdüğü isimlerden bile destek göremedi. "Hayır" dediler.
"Milletvekilleri seçim bölgelerindeki tepkilere göre oy versin" dedi.
Kendisi Manisa milletvekili olarak "Evet" dedi, diğer Manisa milletvekilinin "Hayır" dediği ortaya çıktı. Sonra stratejik okuması da hatalıydı Özel'in, zira şehit yakınlarının, reaksiyoner oyların talibi en baştan zaten İYİ Parti'ydi. Ve oy pastasını YP'ye kaptırmaya da niyeti yoktu...
Meclis'teki oylama sonucu, milletin kahir ekseriyetinin sürece destek vermesi gibi konuları belli ki Özel iyi okuyamamıştı...
Hadi diyelim ki İyi Parti "Azıcık aşım ağrısız başım" misali siyasi bir çizgi izliyor aldığı oy oranına da razı. "Az olsun bizim olsun" anlayışı ile siyaset yapıyor.
Peki ama hani Yeni Parti tek başına iktidara koşuyordu 467 "Evet" kararıyla, bu oylamada şimdi nereye düştüler
Ve tabii bir de meselenin DEM ayağı var.
Geçmişte "Birlikte iyi salladık", diye sarmaş dolaş oldukları, "Kent Uzlaşısı" adı altında ortak aday çıkarıp, DEM oylarıyla kazandıkları günleri unuttular sanırım. Zira 54 "Hayır" oyu sonrası bir de küsen DEM kadrolarının triplerini çekmek zorunda kalacaklar... DEM'den gelen tepki açıklamaları bunun en açık işareti...
Onlar da şaşkın. Çünkü Dilek İmamoğlu Van'da "Apo" sloganlarının altında zafer işaretleri yapıyordu ne ara bu hele geldi
Özetle Özgür Özel daha ilk sınavında çuvalladı...
İmamoğlu'nun gölgesinde ezildi.
Parti içindekileri yürüdüğü yola kendi ekibini bile inandıramadı ve net olarak dağıldı...
Mevlana'nın bir sözü var. "Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol" diye... Özgür Özel "Hem yüreği terör yangını sebebiyle halen küllenmemiş olan seçmenin tepki oylarını alayım hem de DEM'i küstürmeyeyim

15