Netanyahu kürsüye çıkmış, BM Genel Kurulu'ndaki delegeler "Özgür Filistin" sloganları atarak salonu terk ediyor. Hemen ardından başında Kipa olan bir İsrailli görevli elindeki kağıda masa masa dolaşıp protesto edenlerin adını, ülkesini yazıp, liste çıkarıyor. Yani BM içinde İsrail'e tepki gösterenleri fişliyor. Peki ama neden
İnsan, "Espteinvari tuzaklar, kumpaslar, Siyonist medya üstünden itibar cellatlığı mı yapacaklar acaba" diye düşünmeden edemiyor.
Zira hepsi ihtimal dahilinde ama bu kadar pervasız hareket etmeleri Netanyahu gibi Siyonizm'in de kimyasının bozulduğunu gösteriyor...
Zira Netanyahu, ABD Başkanı Trump'tan randevu alamadı. Havalimanında kendisini yarbay rütbesinde bir asker karşıladı. Üstelik tutuklanma korkusuyla New York'a değil New Jersey'e uçağını indirmek zorunda kaldı...
Öfkesinden mi bilinmez BM kürsüsünden çağrı cihazı gösterip, Hizbullah üyelerine yönelik toplu suikast girişimini hatırlattı... Ve tabii hatırlayacağınız üzere daha önce de cep telefonu gösterip "Hepinizin cebindeyiz" diye mesajlar vermişti... Netanyahu'nun Starlink modemi çıkarıp göstermesiyse bir başka dikkat çeken mesele oldu. Uzaydan internet hizmeti sağlayan Starlink modemleriyle İran'da özgürlüğün sesi olacaklarını iddia etti. Gazze'de 300'e yakın gazeteciyi bile isteye katletmemiş gibi ifade özgürlüğü gibi ağzında eğri duran ifadeler kullandı... Üstüne bir de İsrail'in BM temsilcisi internet modemini alıp İran heyetine götürdü... Gerçi muhatap olmadılar ama bir dahaki sefere İran heyeti de bir Şahi kamikaze drone, bir Hayber füzesi maketiyle misilleme yaparsa şaşırtıcı olmaz... Özetle Netanyahu'nun ABD programı kimse kendisiyle muhatap olmak istemediği için birkaç saatle sınırlı kaldı... Ve net olarak görüldü ki artık "istenmeyen adam" ilan edilmiş vaziyette...
27 Ekim'deki seçimlerden sonra Netanyahu'nun düşüşünü izlersek kimse şaşırmayacaktır...
VALİZDEKİ İSRAİL
Orta Doğu'da havada uçuşan füzeler, kamikaze dronelar tüm ezberleri bozdu... Özellikle Körfez ülkeleri ABD'nin koruma şemsiyesinin delik deşik olabileceğini gördü... İsrail'in bölgeyi ateşe atma çabalarını bozansa Türkiye oldu... Körfez ülkeleri yeni arayışlara girdi...
Türkiye'nin bölgesindeki gücü ve etkinliği arttı...
"Mekke İttifakı" bu sürecin önemli yansımalarından birisi oldu... Cumhurbaşkanı Erdoğan Newsweek'e verdiği röportajda Mekke anlaşması için, "İran'a, İsrail'e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirmek doğru olmaz" dedi. Zaten adı üstünde bir savunma ittifakı ancak öyle ya da böyle net olarak görülen tablo şu; İsrail'in kaosu bölgeye yayma, işgalini genişletme çabaları duvara tosladı...
Türkiye'nin sabırla yürüttüğü diplomatik temaslar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bulduğu her platformda zulme karşı dirayetli bir duruş sergilemesi etkili oldu...
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun BM'de vebalı muamelesi görmesi...
BM içinde ve dışındaki protestolar, bu durumun en açık kanıtıydı.
İşte bu zeminde İngiliz yayın organı The Economist'ten dikkat çeken bir kapak geldi...
"ABD çekildiğinde" manşetiyle verilen analiz haberde kullanılan resim de mesaj yüklüydü...
Çölün ortasında valizlerini toplayıp yürüyen bir ABD askerinin yer aldığı kapakta; valizlerin üzerinde İsrail, Suriye, Katar, Suudi Arabistan ve Irak bayraklarının yer alması dikkati çekti.
Zira ABD, Suriye ve Irak'tan zaten çekildi, çekiliyor...
Katar ve Suudi Arabistan nezdinde, bu ülkeleri İran'a karşı koruyamadığı için prestij kaybetmiş vaziyette...
Ancak valizin üstündeki İsrail bayrağı önemli bir mesaj aslında...
Zira Netanyahu, BM ziyareti için gittiği New York'ta ABD Başkanı Trump ile görüşemedi... Trump, 27 Ekim'deki seçim öncesinde de "Netanyahu'ya destek vermem doğru olmaz" açıklamasında bulunmuştu... Körfez İşbirliği Konseyi toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan için söylediği, "Çetin ceviz sert adam bulaşmaya gelmez" gibi ifadeleri de muhtemelen Netanyahu'nun kimyasını bozdu...
Zira bir dönem bazı Körfez ülkeleri Filistin'i bölgenin baş ağrısı olarak görürdü... İsrail propagandası bu anlamda epey güçlüydü.
Ancak Gazzeliler tüm bu ezberleri bozdu...
Filistinliler, Siyonizmin maskesini düşürdü...
Soykırım ifşa oldu...
Dünyanın vicdanı Netanyahu ve katil şebekesine karşı nefret yüklü hale geldi...
ABD Başkanı Trump bu İsrail yükünü daha ne kadar omuzlayabilir emin değilim. The Economist'in kapağı da aslında bu duruma işaret ediyor... Bu yüzden valizdeki İsrail aynı zamanda bir durum tespiti gibi görünüyor.
Analizdeki dikkat çeken bir başka konu da "ABD Ortadoğu'dan çekilirken oluşan boşluğu hangi ülke doldurabilir" sorusuna cevap aranan bölüm..
İran, İsrail, Türkiye öne çıkıyor...
Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin bu konuda önemli mesafe aldığı belirtiliyor...
Karabağ zaferi,
Suriye'de istikrar ve entegrasyon süreci,
Türkiye ile Irak arasındaki Sincar mutabakatı
Kalkınma Yolu projesi,

3