Sosyal medyada görmüşsünüzdür. Savcı, doktor, asker dalmış fındık bahçesine çotanakların peşine düşüyor, fındık çuvallarını sırtlıyor. Zira unvanınız, rütbeniz, sıfatınız ne olursa olsun. Sılayı rahim yaptığınızda yani memleketin yolunu tuttuğunuzda anne-baba için sadece evlatsınız. Kapıdan içeri adım atıp eller öpüldükten sonra köyde ne iş varsa yapılacak. Oyuncu Metin Yıldız'ın bir yandan Mehmed: Fetihler Sultanı'nda oynayıp, bir yandan da fındık çuvalı sırtındaki hali geldi gözümün önüne...
Yani diyeceğim o ki müdür de olsan, moderatör de olsan köşe de yazsan o salça kaynatılacaksa ateşin başında nöbete durulacak. Merak edenler için söyleyeyim, domatesin kilosu 12, Kapya biber 27 liraydı. 5 lira da çekim ücreti özetle 1300 liraya 15 kilo salçamız oldu. Hesabı siz yapın...
Tabii Niğde'ye gidince Gebere Barajı'nda bir kahvaltı keyfi yapmadan dönmek olmazdı. Tesadüfen biz oradayken Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir de oradaydı. Niğdespor futbol takımı ile kahvaltıda buluşmuşlar ve sonrasında kısa bir sohbet imkanımız oldu.
Kendisini kente kazandırdığı tesisler için tebrik ettim. Ayrıca personelin güler yüzlü hizmet anlayışı da takdire şayandı. Ama esas Başkan Özdemir'i Niğdelilerin sevmesinin sebebi, samimi, çalışkan ve başarılı bir yönetici olması. Niğde Belediyesi'nin bunca hizmete rağmen borçsuz olması zaten başlı başına övgüyü hak ediyor. Zira bu zamanda borçsuz belediye sayısı iki elin parmaklarını geçmez Türkiye'de...
Bu arada belediyecilik demişken son dönemde etrafını çöplüğe çeviren insanlara yönelik zabıta cezalarını alkışlıyorum. Zira ardında çöp dağları bırakıp giden vandal bir kitle var.

5