CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, seçim döneminde sık sık "Kuantum"dan söz ediyordu.
Hatta seçimden sonra "Kek kuantumu yendi" diye de Erdoğan'ın zaferini küçümsemeye çalıştı.
Ancak "Bal bal" demekle ağız tatlanmıyor. Kuantum demekle de kuantum çağına geçilmiyor... CHP'nin mesele bir daha da gündemine gelmedi zaten...
Bu yazıda derdim Muharrem İnce'yi hırpalamak değil, sadece bazı gerçeklere dikkati çekmek istedim.
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, SAHA 2026'da ufuk açan manifesto gibi bir konuşma yaptı... Birçok başlık var. Ancak ben özellikle "Kuantum Çağı" ile ilgili olan bölümünü buraya alayım...
"Yaklaşan Kuantum Çağı'nın tehditlerine karşı kalkanlarımızı bugünden örmeli. İletişim ağlarımızı kuantum dirençli şifreleme algoritmalarıyla donatıp, küresel tekellerin sızamayacağı milli mimariler inşa etmeliyiz."
Bayraktar'ın yaptığı bu uyarıyı başkaları da paylaşıyor aslında. Örneğin ABD'li iş insanı Elon Musk, yapay zeka meselesinde "Terminatör" döneminin tahmin edilenden çok daha yakın olduğunu söylüyor.
Beyaz Saray "Yapay Zeka Çalışma Grubu" kurdu. Avrupa Birliği bu konuda yasal düzenlemeler yapmaya çalışıyor.
Türkiye'nin verdiği mücadeleyi "SAHA 2026"da gördük.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın orada verdiği mesajı da müsaadenizle hatırlatayım.
"Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye'dir."
İşte Türkiye'nin hasımlarını en çok rahatsız eden de budur aslında... Zira aynı konuşmada Erdoğan verilen mücadeleyi de şu sözlerle özetledi:
"Sadece dışarıdan, sadece dost bildiklerimizden değil, içeriden de ihanete, kumpasa, umutlarımızı kırmaya dönük operasyonlara maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş, kimi zaman da sureti haktan görünen Truva atlarının sabotajlarıyla mücadele ettik."
Özellikle Türkiye'nin hasımlarının tüm hesaplarını Erdoğansız bir Türkiye üstüne yaptığını hepimiz biliyoruz. Peki biz hesaplarımızı ne üstüne yapacağız
Zira Selçuk Bayraktar'a göre, teknoloji tekellerinin kurduğu örümcek ağlarını parçalamanın tek bir yolu var...
"Geliştirdiğimiz yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak sarsılmaz bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurmak"
Peki tüm stratejisini batı desteği üstüne kurmuş olan, İngiltere'ye "Terk edilmiş hissediyoruz" diye adeta yalvarır gibi konuşan CHP Genel Başkanı Özel ve kurmaylarının böylesine zorlu bir misyonu hakkıyla yerine getirmesi gerçekten mümkün mü
Takdir milletin elbette...
"YALAN SÖYLEDİKLERİNİ BİLİYORUZ"
24 ekranında dönen bir klip var...
Belki gözünüze çarpmıştır...
CHP'nin içine düştüğü durumun ibret belgesi gibi...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın grup toplantısında yaptığı konuşmanın sağlaması da demek mümkün...
İçerik şöyle...
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yalan söylediklerini biliyoruz
CHP Lideri Özel: Sistemli saldırı altındayız. Şimdi de Uşak'ta saldırıyorlar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yalan söylediklerini biliyorlar
CHP'li Veli Ağbaba: Gökhan Böcek'i hayatım boyunca görmedim. Telefonu yok konuşmadım.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar
CHP'li Murat Emir: O aracın tüm masrafları CHP Genel Merkezi tarafından yapıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz
CHP Lideri Özel: Muhitten Böcek neyi itiraf edecekmiş
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ama hala utanmadan, arlanmadan yalan söylüyorlar
Konuyu takip edemeyenler için madde madde açıklayalım...
Özel, "Uşak'ta saldırı altındayız" dedi...
Özkan Yalım, "İtirafçı" oldu...
Ağbaba "Gökhan Böcek'i tanımam" dedi... Böcekler "İtirafçı" oldu. "Adaylık için bir milyon avro verdik" dedi...
Emir, VIP minibüsü "Genel merkez yaptırdı" dedi... Faturayı Uşaklılar ödemiş.
Özel, "Muhittin Böcek neyi itiraf edecek" dedi...
Tüm aile "İtirafçı" oldu...
Bunca yalan dolanla memlekete hizmet ne kadar mümkün onun takdirini millet yapar... Ancak siyasette istifa diye de bir müessese de var.

3