Kabuğunu kıran Türkiye

Gurur dolu bir haftayı geride bıraktık bence...

Çok gündeme gelmedi ama Türkiye'nin savunma sanayisinde oluşturduğu ekosistem başka büyük ve önemli başarılara da katkı sunuyor.

Örneğin ASELSAN deyince herkesin aklına elbette savunma sanayisi geliyor. Oysa bu dev kurum özellikle çığır açan teknolojiler alanında birçok başarıya imza atıyor...

Örneğin, ASELSAN ana yükleniciliğinde yürütülecek dört yıllık proje kapsamında, Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi yerli ve milli olarak geliştirilecek. Bu parça kuantum bilgisayarların en kritik bileşenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bir anlamda kuantum bilgisayarların kalbi yerli olarak geliştirilecek. Kalbi demişken Sağlık Bakanlığı ile ASELSAN'ın hayata geçirdiği önemli bir projeye dair gelişmeyi de gururla paylaşabiliriz. Türkiye'nin ilk yerli kalp-akciğer makinesi kullanılarak gerçekleştirilen ameliyat başarıyla tamamlandı. Türkiye bir konuda daha dışa bağımlılığını asgari düzeye indirdi... Dışa bağımlılık demişken Trump'ın hediye paketini de unutmamak lazım...

ABD Başkanı Trump, KAAN savaş uçağımızın Senato engeline takılan ABD yapımı F110 motorunun satışını sağlayacağını açıkladı. Ankara'daki NATO Zirvesi'ne bir hediye paketi ile geleceğini söyledi. Bu durum dahi aslında Türk mühendislerinin rüştünü ispatlamasının bir yansıması zira Türkiye KAAN'ı 2032-2033 yılları içinde yerli jet motoru TF35000 ile uçurmak için çalışmalarını sürdürüyor. Tüccar kafası ile hareket eden Trump, elindeki motorları, uçakları bu zaman diliminde satmazsa yarın zaten ihtiyaç kalmayacağını düşünüyor. Hatırlayın Trump'ın Irak-Suriye Özel Temsilcisi Barrack, Türkiye'ye yönelik ambargo ve kısıtlamaların hata olduğunu söylemişti. Hatta "Türkler mutlaka bir yolunu bulup bu engelleri aşıyor" demişti. Yani bizi öldürmeyen, güçlendiriyor... Türkiye kabuğunu kırıyor.

O GÜLÜMSEMEDE PAYIMIZ VAR

Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy'un davetiyle hafta için Tıbbi Bitkiler Bahçesi'ndeydik... 14 dönümlük bahçe başlı başına bir vaha gibi gidip görülesi ama benim sizinle paylaşmak istediğim başka bir mesele var.

Muhalefetin istismar siyaseti...

Zira Zeytinburnu, göçmen, mülteci yoğunluğu en yüksek ilçelerden birisi...

Başkan Arısoy'la yaptığımız sohbette söz dönüp dolaşıp seçim döneminde muhalefetin başını çektiği, sosyal medyada yangın haline getirilmeye çalışılan mülteci düşmanlığı meselesine geldi.

Başkan Arısoy, seçime girerken en zorlandıkları meselenin bu olduğunu söyledi. Zira Zeytinburnu'ndaki anketlerde de en büyük sorun olarak mülteciler, göçmenler çıkıyordu.

Bugün geldiğimiz noktada büyük bir geri dönüş var mı Yok...

Peki o dönem yangın çıkaranlar, mültecileri hedef tahtasına koyanlar şimdi niye suskun Zira Başkan Arısoy da Zeytinburnu'ndan çok büyük bir tersine göç olmadığını söylüyor. Ancak entegrasyon süreçlerinin başarılı yürütüldüğünü düşünüyor. Bu yüzden de muhalefet artık konuyu gündemine dahi almıyor. Çünkü artık toplumda meselenin oy potansiyeli zayıflamış durumda, muhalefet için kullanışlı bir mesele olmaktan çıktı... Anlatmaya çalıştığım elbette göçmenlerle ilgili münferit olaylar, sorunlar oldu. Ancak istatistiklere göre özellikle Suriyelilerin suça karışma oranı minimumda olduğu halde tam tersi bir rüzgar estirildi.

Bu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın meseleye nasıl baktığını unutmamak gerekiyor. Kurmayları "mültecileri geri gönderme vaadinde bulunmazsak seçimi kaybediyoruz" dediğinde, Erdoğan en yakınındaki isimlere "Allah'ın rızasını kaybettikten sonra, seçimi kazansak ne olur" demiş bir lider... Peki ben konuyu nereye bağlayacağım...

Suriye Havayolları'nın reklam filmini izledim. Etkileyici bir video olmuş.

Zira hayat günlük rutininde akarken duyulan bir uçak sesiyle anneler, babalar, dedeler, sokakta oyun oynayan çocuklar gökyüzüne bakıyor. Yüzlerinde bir anlık derin bir endişe var...

Ve bir an sonra gökyüzünde Suriye Havayolları'nın uçağı görülüyor. Yüzlerdeki o korku endişe yerini gülümsemeye bırakıyor.

O çocuklar, aileler için 13 yıl boyunca uçak sesi gökyüzünden bomba atılması, ölüm demekti. Bugün o yüzlerde uçak sesi duyunca bir merak ve gülümseme oluyorsa bunda başta Başkomutan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güçlü iradesi ve Mehmetçik'in sarsılmaz mücadelesinin de payı var. Yani o yüzlerdeki gülümseme için biz de gururlansak yeridir.