Gazetecilik mesleğini bir konuda bankacılığa benzetirim ben. Zira her ikisinde de güven esastır. Güven duygusunu kaybettiğinizde ne yaparsanız yapın toparlayamazsınız.
CHP'li medyada sürekli olarak bu mahalle taşlanıyor, aşağılanıyor. Hor görülüyor ama aslında karşı mahallede ciddi bir erozyon var...
Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım.
Kılıçdaroğlu "Hançerlendim" dediğinde CHP'li birçok gazeteci ekranlardan şaibe olduğuna dair birçok değerlendirme yapmadılar mı Yaptılar.
Arşiv unutmaz kayıtlar duruyor.
Yani herkes aslında ne olduğunu biliyordu.
Şimdi aynı gazeteciler çıkmış.
Yine CHP ekranında bas bas bağırıyor.
"Hançerleme"den "Mutlak Butlan"a kadar yaşananları görmezden gelmeye çalışıyor.
Üstelik bir de hedef saptırıyor.
CHP'li Özgür Özel'in "Cumhuriyet Halk Partisi'ni kimin yöneteceğine AK Parti'nin yargı kolları karar veremez" söylemine sarılıp; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef almaya çalışıyor. Oysa hayatın doğal akışına göre "Kılıçdaroğlu CHP'si mi, yoksa Özel-İmamoğlu CHP'si mi AK Parti için daha kolay rakip olurdu" sorusunun cevabı bellidir.
Her gün skandallarla boğuşan, itibar erozyonunda zirveye ulaşan Özel'in CHP'sinin seçimde sizce ne kadar şansı vardı Zira milletin yerel seçimde kendilerine açtıkları krediyi öyle hovardaca harcadılar ki artık yeni kredi alamıyorlar. Yetmiyor bir de ekranlardan "Niye ekonomi çökmüyor, borsa niye yükseliyor" diye serzenişte bulunuyorlar. Oysa cevabı çok belli "Millet sizi ciddiye almıyor." CHP'liler bile eylem çağrılarınıza itibar etmiyor. Direnişe gelenler de bir avuç insandan ibaret, onların da nasıl bir motivasyonu var tartışılır.
Peki bundan sonra ne olacak
Benim açımdan Özel'in direniş çağrıları bir balondan ibaret ve bayrama kadar da o balonun havası kaçacaktır. Daha şimdiden pozisyon almaya çalışanları görüyoruz zaten... Hatta Özel bile yeniden dokunulmazlık zırhı almak için Kılıçdaroğlu ile anlaşma yoluna giderse benim için sürpriz olmaz. Elbette bunu birlik, beraberlik, parti huzuru gibi ambalajlarla sunacaklardır. Ancak Özel hakkında Böcek'lerin ortaya attığı iddialar, Özkan Yalım'ın savcılığa sunduğu belgeler öyle yenilir yutulur değil. Yani Özel'in dokunulmazlığı olmazsa hakim karşısına çıkarılması mukadderat gibi görünüyor. Bu yüzden CHP'de köprünün altından bu saatten sonra çok su akar... Zaten ilk gün Kılıçdaroğlu'nun telefonunu açmayan Özel'in bir gün sonra "Kılıçdaroğlu'nu aradım telefonu kapalıydı" açıklaması manidardı. Sonrasında yapılan görüşmede kurultay pazarlığı kırmızı çizgi gibi göründü.
Ama Kılıçdaroğlu geri vites yapmadı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu masayı tokatlayarak,
"Burdayım be burdayım" diyordu.
Gerçekten de oradaymış...
DEVŞİRMELER
ABD siyasetindeki İsrail kuşatması tüm gücüyle bastırıyor. Zira insanlık Siyonizm'in gerçek yüzünü gördükçe İsrail zemin kaybediyor. Bu yüzden de kaygan zeminde düşmemek için tüm elinden geleni yapıyor.
Meseleyi çok da gündeme gelmeyen Kentucky seçimlerine bağlayacağım.
İsrail'in soykırım politikalarına tepki gösteren adayı elemek için İsrail'in lobi şirketi AIPAC, İsrail yanlısı aday için dolar yağdırdı...
Cumhuriyetçi Parti'deki bir ön seçim için dahi 30 milyon dolar harcamaktan çekinmedi...
Ve duygusal motivasyonların ardından Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Thomas Massie kaybetti.
İsrail yanlısı aday Ed Gallrein ön seçimi kazandı.
Seçimi kaybeden Massie, meseleyi ironik bir dille anlattı. "Yenildiğimi daha erken açıklayabilirdim ama rakibimi arayıp yenilgiyi kabul etmem gerekiyordu ve onu Tel Aviv'de bulmak biraz zaman aldı" dedi.
MAGA'cı Tucker Carlson İsrail'in seçimlere nasıl müdahil olduğunu paylaştı. "İsrail lobisi Thomas Massie'yi devre dışı bırakıyor ve bu süreçte MAGA'yı da öldürüyor. İyi haber şu ki, sistemin nasıl işlediğini artık doğruladık" diye kuşatmayı anlattı.
Tüm bunları Soykırımcı Netanyahu'yu ABD Kongresi'nde avuçları patlarcasına alkışlayan ABD'li siyasetçilerle birlikte okuyun...
Özetle aslında ABD'liler sandığa gittiklerinde kendi iradeleriyle oy kullandıklarını düşünse de aslında İsrail'in önüne koyduğu adaylar arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyor...
Yani ya İsrail'in A adayını ya da İsrail'in B adayını seçiyor...
Zira AIPAC yani İsrail lobi şirketi ABD siyasetinin iliklerine kadar işlemiş vaziyette... ABD merkezli Arap Dünyası İçin Şimdi Demokrasi adlı sivil toplum kuruluşu, bir rapor paylaştı. En az 66 eski AIPAC çalışanının Beyaz Saray ve ordunun çeşitli birimlerinde bulunduğu, bunlardan 40'ının ise Kongre'de çalıştığı belirtildi.
Peki sistem nasıl işliyor
Aslında AIPAC çayın taşı ile çayın kuşunu vuruyor.
Senatörlerin seçilmesi için milyonlarca dolar destek veriyor.
Seçilen senatörler ABD Kongresi'nden İsrail'e milyarlarca liralık yardım yollanması için imza atıyor...
Böylece sistem kendi kendisini finanse ediyor...
Yani Siyonizm aslında ABD'linin parasıyla kendisine hizmet edecek siyasetçiler devşiriyor...
Bu yüzden Siyonizmle mücadele uzun soluklu bir iş ve saman alevi gibi eylemler, değil Sumud Filosu gibi İsrail'in kimyasını bozan istikrarlı tepkilere ihtiyaç var...
"VAHŞİ BATI" ŞERİA YAĞMACILARI

15