Emanete sahip çıkmak

Hep SİHA'ları konuşuyoruz.

Ama aslında Türkiye insansız kara araçları, insansız deniz araçları konusunda da önemli mesafe aldı. Alıyor...

NATO tatbikatında boy veren silahlı insansız kara aracı "Aslan" bizi gururlandırdı... NATO kendi sayfasında övgüyle paylaştı.

HAVELSAN'daki törenle Silahlı İnsansız Deniz Aracı, Sancar hizmete alındı...

Donanım konusunda epey mesafe aldık... Ama yazılım, yani veri üretimi ve güvenliği de bir o kadar önemli...

Törende Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı bir uyarı çok dikkat çekiciydi...

"Eğer bir ülkenin yazılımları millî değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık, teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez."

Yani yerli ve milli olmak hele de bu çağda çok ama çok kritik bir hale geldi...

"Türkiye'nin verileri Türkiye'de kalmalı" anlayışı ile

Bu konuda epey mesafe aldığımızı söyleyebiliriz.

Şimdi size bir soru Cumhurbaşkanı Erdoğan, meseleye böyle bakıyor. Ya karşısına CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı diye çıkarmaya çalıştığı İmamoğlu!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde İmamoğlu'nun verdiği ilk emrin İBB verilerinin özel bir şirkete kopyalanması emri olması tesadüf müydü

O dönem Binali Yıldırım, "verilerin yedeklenmesi başka bir şeydir. Kopyalanması başka bir şey" diye tepki göstermiş.

Mahkeme kararıyla İmamoğlu'nun veri transferi yapması engellenmişti... Sonra İstanbul'daki trafik kamera sisteminin ABD'nin erişime açılması için imza attı İmamoğlu.

Veri kopyalanması, transferi meselesi her daim İmamoğlu'nun öncelikli gündemi oldu.

İmamoğlu Suç Örgütü Davası sanıklarından itirafçı Servet Yıldırım'ın "Ben yalnız bu çevresindekilerle iş yaptığını düşünmüyorum. Bu yurt dışıyla bağlantılı savcılık araştırılıyor. Yurt dışından inanılmaz bir örgütün başka bir kolu olarak düşünelim. Ben öyle düşünüyorum." sözlerini de buraya not düşüyorum.

İstanbul Senin uygulaması ile kent sakinlerinin bilgilerinin istihbarat örgütlerine sızdırıldığı iddiası da bu açıdan çok dikkat çekiciydi.

Dava başlayınca neler olduğunu daha detaylı öğreneceğiz. Ancak savcılığın İmamoğlu, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Gazeteci Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" iddiasıyla 20'şer yıla kadar hapis talep ettiğini de unutmamak lazım...

Zira CHP'ye göre ülkeyi kurtaracak isim İmamoğlu...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik güçleriyle iftarda buluştuğu sırada verdiği mesajlarla bu bölümü bitirelim...

"Her hesaba karşı unutmayın, bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var. Ne yapıyorsak 23 yılın tecrübesiyle ince bir siyasetle çok iyi planlanmış bir stratejiyle yapıyoruz."

Bu yüzden benim açımdan emanet ehil ellerdedir.

Peki ya sizin açınızdan

Emaneti kime emanet edeceğinin kararını sandıkta milletimiz verecek.

Zira takdir milletin elbette.

"GEL VATANDAŞ GEL BEDAVA"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel,

"Bedava traktör" vaadini unutmuş olmalı ki,

Şimdi de devlete ait köprü ve otoyollardaki gişeleri kaldıracaklarını söylüyor. "Bedava olacak" vaadinde bulunuyor.

Seçimden sonra eline bir balyoz alıp tüm gişeleri yıkacağını söylüyor.

İşin ilginç yanı aynı konuşmanın ilerleyen zamanlarındaysa hükümetin köprü ve otoyol işletmesini özel şirketlere devredeceğini iddia edip, "Köprü ve otoyollardan gelecek o para bize lazım, biz o parayla emekliye, asgari ücretliye destek vereceğiz." deyiveriyor.

Öncelikle bir karar vermesi lazım.

Köprü ve otoyollar bedava mı olacak

Yoksa o paralarda emekliye, asgari ücretliye destek mi olunacak

Şimdi Özel'in bedava vaatlerinin millette ne kadar karşılığı var bilmiyorum.

Ama bu konuda birkaç soru sormak hakkımız diye düşünüyorum.

Örneğin, İmamoğlu, "İSPARK'ın hiçbir maliyeti yok. Millet sokağındaki İSPARK'a para ödemeyecek" diyordu.

2019 yılında 6 liraydı, şimdi saati 220 lira...