Kazakistan İbrahim Anlaşması'nı neden imzaladı

Asya'nın dördüncü büyük ülkesi Kazakistan, İsrail ile İbrahim Anlaşmalarını imzaladı!

Amerikan emperyalizmi BOP görevlileri ile açıktan iş birliği yapan Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas ve parçalanan Sudan başta olmak üzere Müslüman Kardeşler Teşkilatı ile yönetilen Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin, İbrahim Anlaşmalarını imzalaması dünyada doğal karşılanabilir ancak orta Asya'nın göbeğindeki Kazakistan'ın imzalaması garip değil mi

Kazakistan bu noktaya 29 yıl devlet başkanlığını yürüten Nursultan Nazarbayev'in 2019'da istifa ettirilmesi ile geldi. Yerine ise bugün yeni anayasa yapan ve cumhurbaşkanı olan o günün senato başkanı Kasım Cömert Tokayev yetkilendirilmişti.
Petrol zengini Kazakistan'ı, Sovyetlerin parçalanmasından sonra Amerikan emperyalizmi ve BOP görevlilerinin sömürüsüne açan ikinci kritik dönem böylelikle başlamıştı.

Devamında ise 2022'de petrol zengini bir ülke olmasına rağmen bilinçli bir şekilde artırılan gaz fiyatları başbakan Askar Mamin'in istifasını getirmiş, ardından cumhurbaşkanı Tokayev de OHAL ilan etmişti.

Tabi ki Tokayev sorunları çözmenin yolu "yeni anayasa" dedi ve Kazakistan'ı Mart 2026'da anayasa için referanduma götürdü hem de İbrahim Anlaşmalarını imzaladıktan sonra! İbrahim Anlaşmaları gereği yapılan yeni anayasa ile Sovyet rejiminin, anti emperyalist kırıntıları da Kazakistan anayasasından temizlendi.

Amerikan emperyalizmi ve BOP görevlileri kimi ülkede gaz fiyatlarını kimi ülkede nükleer çalışmaları kimi ülkede terör örgütlerini kimi ülkede de yolsuzlukları bahane ederek o ülkenin halkını, Amerikan emperyalizmine hizmet eden anayasalara ikna ediyor!

Kazakistan'da referandumla kabul edilen yeni anayasaya baktığımda; yabancılar ve mülteciler Kazakistan vatandaşlarının haklarından yararlanır, görev ve sorumluluklarını taşır maddesini görünce İbrahim Anlaşmalarını imzalamasına hiç şaşırmadım!

Sözde mülteci adı altında düzenli olarak kuzey Afrika ve Ortadoğu'dan getirilenlere vatandaşlık bile verilmeden, vatandaşların haklarının verilmesini hatırladım. Hastanelerde gerçek vatandaşlar sıra beklerken mülteci adı ile düzenli olarak getirilenlerin para vermeden öncelikli olarak muayene edilmesini hatırladım.

Diğer yandan Kazakistan anayasasından idam cezasının kaldırılması ve etnik yapılara ana dilde eğitim hakkının verilmesini görünce BOP'ta ulusların dilinin parçalanması için Amerikan emperyalizminin ana dilde eğitim çabalarını hatırladım.

Kazakistan'ın yeni anayasasında yer altı kaynaklarının her ne kadar kazak halkının olduğu yazsa da kullanmada yetkinin hükümete verilmesi ise çok dikkat çekicidir.

Düşünsenize ülkenizde nadir yeraltı madenleri var ve o madenleri Amerikan emperyalizminin İbrahim Anlaşmasını imzalayan cumhurbaşkanına teslim ediyorsunuz. Ne kadar ürkütücü değil mi

Kim bilir kaç ülkede kaç işbirlikçi iktidar milletin haberi olmadan zenginliklerini Amerikan emperyalizmine teslim etmiştir hele bir de Amerika'nın bölgesel projelerinde görevli bir iktidarsa o ülkenin vay haline!