Ukrayna'nın Hazar'da bir İran yük gemisini vurduğu epey gündemde yer aldı. Ukrayna'da nereden çıktı der gibi yorumlar hatta Rusya'ya İran SİHA gönderiyormuş da onun için vurmuş gibi komik analizler bile yapıldı.
Oysa ki ne çabuk unuttuk Ukrayna'nın Ortadoğu'da, BOP güçlerine hem askeri hem de lojistik destek verdiğini! Ukrayna, Mart 2026'da Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, BAE ve Ürdün ile askeri, savunma ve güvenlik iş birliği anlaşmaları imzalamadı mı
Hatta Nisan 2026'da Ukraynalı askeri personelin İran yapımı Şahed tipi SİHA'ları başarıyla düşürdüğünü açıkladığını ne çabuk unuttuk! En önemlisi de bu anlaşmaların hepsinin süresi on yıllık.
Gerçi benzer anlaşmalar Türkiye Ukrayna arasında da imzalandı. 1994'ten itibaren başlayan askeri iş birliği anlaşmaları özellikle Zelenksy döneminde bir başka boyuta geçti.
Şubat 2020'den Temmuz 2023'e kadar SİHA merkezli çok önemli anlaşmalara imza atıldı. Bu anlaşmalarla Bayraktar, Akıncı ve Kızılelma için Ukrayna'dan motorlar alındı ve son aşamada Baykar, Ukrayna'da tesis de kurdu.
Geçmişte vekil güçler diye adlandırılan maşalar daha pahalıya geldiği için bugün SİHA'ların kullanıldığı anlaşılmaktadır. Son yıllarda Ortadoğu'da BOP eşbaşkanlığı tarafından yürütülen savaşlarda, SİHAların öne çıkmasının da sebebi budur!
Diğer yandan İran rejimi lideri Ayetullah Mücteba Hameney X'de yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın toprak bütünlüğünün korunmasını ve Siyonist rejimin saldırganlığının mutlak ve koşulsuz olarak sona erdirilmesini, saldırgan ABD'ye karşı dayatılan savaşı sona erdirmeye yönelik herhangi bir anlaşmanın birincil şartı olarak belirlemiştir." dedi. Bu açıklamayı kendisi mi yoksa O'nun adına İran rejiminin kalıntıları olan Devrim Muhafızları mı yaptı bilinmez ancak Mücteba Hamaney'in bu açıklamasının bir anlamı yok çünkü İran rejimi BOP güçleri ile iş birliği yapan Pezeşkiyan tarafından yıkıldı! Tıpkı Türkiye dahil bölgedeki tüm antiemperyalist rejimler gibi...
Lübnan'ın parçalanması ve güneyinin yeni İsrail'in olacağını en son Temmuz 2025'de "Ortadoğu'daki yeni devletçiklerin sınırları!" başlığı ile Korkusuz 'da yazmıştım. 1 Ağustos 2024'te "Filistin'de devletçik tamam sıra Lübnan'da!" başlıklı yazıma da bakarsanız Lübnan meselesi daha da anlaşılır olacaktır.
Yine Ekim 2023'te yazmıştım: Lübnan Meclis Başkanı Berri'nin, İsrail'in saldırısı için "Bugün uygulanan İsrail projesi, Filistin meselesinin ortadan kaldırılması değil, daha ziyade Arap ulusal güvenliğinin çöküşü ve tüm bölgenin savaşan mezhepçi mini devletlere bölünmesi projesidir." cümlesi ışığında Lübnan cumhurbaşkanının Türkiye ziyaretini değerlendirmek gerekir. Ne de olsa Trump, Lübnan'daki Hizbullah kırıntıları için Suriye'yi görevlendirdi ve Suriye'de kimin himayesinde diye düşünürseniz, bu ziyaret daha da anlam kazanacaktır.
Diğer yandan ekranlarda üç ay sonra İsrail'de yapılacak seçimler ve Amerika'da Trump'ın tekrar aday olması irdeleniyor. Öncelikle ne ABD'de ne de İsrail'de seçilen başkanlar ülkeyi yönetmez! ABD tekellerinin en güçlü olanları ABD başkan adayını belirler ve halkın seçmesini sağlarlar. Gerek demokratların gerekse cumhuriyetçilerin seçilmesi Amerikan emperyalizminin dış politikasını değiştirmez!

9